Kayserispor gerek Göztepe, gerekse de Antalyaspor maçlarından istediğini aldı.
Aslında Gençlerbirliği deplasmanından da alınan 1 puan hiç fena değil, ancak hakkımızın yenildiğine mi yanarsın, ilk kez seri yakalama şansımızın gasp edildiğine mi yanarsın…
Özellikle maçın ilk 15 dakikalık bölümünde gerçekten de çok iyi oynayan bir Kayserispor vardı.
Ancak, sahaya sürülen 11’de Carlos Mane’yi görünce ‘Eyvah’ dedim, yanılmadım…
***
Teknik direktör Erling Moe, imza töreninde yaptığı açıklamada takım boyunun uzun olduğunu ve bloklar arasındaki boşluklara dikkat çekmişti, dönen topları alamadığımızı ve yapılan hatalardan dolayı basit goller yediğimizi söylemişti, haklıydı.
Sahaya toplamda 5 oyuncu değişikliğiyle başlayan Kayserispor’da oyuncuların hırs, istek ve arzuları umut verdi.
Yukarıda da belirttim Gençlerbirliği deplasmanından alınan 1 puan fena değil, hakem hatalarının haricinde en azından ne oynadığını bilen, pas yapan, kazanmak için mücadele veren bir takım izledik.
Lionel Carol’un sakatlığından dolayı Ramazan Civelek sol bekte görev aldı, hücumda pek istenilen performansı veremese de kritik birkaç hamle ile rakip takımın tehlikeli ataklarını savurdu.
***
Ligin boyu da kısaldı, artık 10 hafta kaldı, böylesine rakibiniz olan takımlarla berabere kalmak önemli, yenemiyorsan, yenilmeyeceksen, ancak galip gelmek zorundasınız kredimiz çoktan bitti, tabiî ki izin verirlerse.
Carlos Mane’nin kaçırdığı gol pozisyonunu görünce çok şaşırmadım, ama teknik direktör Erling Moe’nin antrenmanlarda Portekizli oyuncuda ne gördüğünü merak ettim.
Lionel Carole gibi Dorukhan Toköz de maçta yer almadı, sakat sanırım. (Bir açıklama yapılsaydı keşke)
Furkan Soyalp, Joao Mendes ve German Onugkha da yedek kulübesinde yer aldı, bu oyuncuların yerine Youssef Ait Bennasser, Denis Makarov, ve Carlos Mane sahaya çıktı.
***
Carlos Mane dışında sahaya sürülen 11’de sıkıntı yok, ancak biranda bu kadar fazla değişiklik çok mu işe yaradı diye sorarsanız, sonuç ortada.
Tabii ki saygı duymak lazım, ancak Carlos Mane konusunda Teknik direktör Erling Moe keşke uyarılmış olsaydı.
Futbolu kafasında bitirmiş, sadece maaşını almak ve sözleşmesini otomatik uzatmak için uğraşan işe hiç yaramayan Mane keşke oynamasaydı.
Miguel Cardoso da diğer maçlara göre koştu, mücadele etti, ama hamlelerle zayıf kaldı, nerede o eski Cardoso demekten kendimi alamadım.
***
Maç öncesinde sonucun beraberlik kokan bir mücadele olacağını belirtmiştim, galip de gelebilirdik, ama VAR ve maçın hakemi Ümit Öztürk buna engel oldu.
‘Hiç kimse boşuna Ümit’lenmesin’ diye bir operasyon mu yapıldı bilemiyorum.
Ofsayt olmayan bir pozisyonu, ofsayt gerekçesiyle golümüz gasp edilip hakkımız yendi, altın değerinde 2 puanımız çalındı.
Son üç maçta gol yememek çok önemli, ancak bizim ciddi anlamda gol sıkıntımız var, bir türlü topu filelerle buluşturamıyoruz. (Gol atacaksın, hakemi de VAR'ı da yeneceksin)
***
Joshua Brenet, performansıyla beni şaşırttı, Göztepe maçında harika oynayan, Antalyaspor maçında ayakta duran Curacaolu futbolcuda bir isteksizlik ve motivasyon sorunu gördük.
Deplasmanda kendi evine oranla daha iyi oynayan bir Kayserispor’u söylemek mümkün, ama futbol tabelaya bakıyor.
Topladığımız 20 puanın 11’ini deplasmandan 9’unu da Kayseri’de aldık.
***
Deplasman karnemiz evimizden daha iyi, ama bir türlü galibiyet noktasında beklenen patlamayı yapamıyoruz, doğru dürüst şut çekmekten aciz bir futbol sergiliyoruz.
Rakip Gençlerbirliği’ne 12 şut çekmişiz, bunun sadece 4 tanesi kaleyi bulmuş!
Deplasmanda galip gelebileceğimiz ender takımlardan birine 1 puan kaptırdık, büyük de bir avantajı elimizin tersiyle ittik, rakiplerimizin kaybettiği haftada kaçan balık büyük oldu.
Eğer galip gelmiş olsaydık, Karagümrük 3, Konyaspor 3, Kasımpaşa 3, Eyüpspor 2 puan, toplamda Gençlerbirliği dahil 13 puanlık bir galibiyet almış olacaktık.
***
Bu takımın deplasmanda 13 maçta 1 galibiyeti, 8 beraberliği, 4 de yenilgisi olduğunu hesaba katarsak, evimizde 11 maçta 2 kez galip geldiğimizi, 3 beraberlik alıp, 6 kez de yenildiğimizi göz önünde bulundurarak zayıf bir takım olduğumuzu söylemek mümkün. (Bir kez daha hatırlatalım Sergej Jakirovic gittiğinden bunu yana sadece ve sadece 3 kez galip gelebildik)
Geçtiğimiz sezon Sergej Jakirovic ile birlikte 29 puan toplayarak Galatasaray ve Fenerbahçe’den sonra en çok puan toplayan takım pozisyonundan, evinde 6 gol atan, 8 gol yiyen ve 9 puanı zor toplayan bir takım haline geldik.
Keşke devre arasında yapılan transferler, sezon başında yapılmış olsaydı, keşke iskelet kadro bozulmamış olsaydı, keşke de keşke, ama mevcut durumu da göz önünde bulundurduğumuzda maddi imkansızlıkların büyük dezavantajını çektik, çekmeye de devam ediyoruz.
Artık geriye dönemeyeceğimize göre bu hafta sahamızda konuk edeceğimiz son yılların en iyi kadrosuna sahip Trabzonspor maçına odaklanalım, hafta içinde okullarda söyleşiler, şehirde dev Kayserispor bayraklarıyla bir sinerji oluşturup, motivasyonumuzu arttıralım.