Özdemir'den TBMM'de Kayseri vurgusu: 2027 Kültür Başkentliği gururu!
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir TBMM'de gündem dışı söz alarak Kayseri'nin TÜRKSOY tarafından Türk Dünyası 2027 Yılı Kültür Başkenti olarak ilan edilmesine yönelik açıklamalarda bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Kayseri’nin TÜRKSOY tarafından Türk Dünyası 2027 Yılı Kültür Başkenti olarak ilan edilmesine yönelik TBMM’de gurur dolu açıklamalarda bulundu.
MHP’li Özdemir gündem dışı söz alarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kayseri’yi gündeme getirdi. Kayseri'nin TÜRKSOY tarafından Türk Dünyası 2027 Yılı Kültür Başkenti olarak ilan edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Özdemir, gurur dolu sözlerle Kayseri’yi anlattı.
‘Kayseri önemli bir merkez ve kavşak noktası’
Konuşmasına başlarken Kayseri’nin konumuna değinen Özdemir, ‘Kayseri tarihin her devrinde üzerinde hakimiyet süren irade için stratejik öneme sahip olan bir yerleşim birimi olarak öne çıkmıştır. Bu durum Kayseri'nin aynı anda Anadolu coğrafyasını hem doğudan batıya hem de kuzeyden güneye bağlayan son derece önemli bir merkez ve kavşak noktası olmasından geçmektedir. Sahip olduğu tabii kaynaklar Kayseri'yi tarihin her döneminde yeri doldurulamaz bir değere taşımıştır. Bugün Yamula Barajı etrafında bulunan bazı dinozor fosilleri ve kalıntılar yaşamın kaynak noktalarının başında Kayseri'nin geldiğini tescillemiştir’ ifadelerinde bulundu.
‘Hitit dönemi, Asurlular, Kapadokya Krallığı…’
Kayseri’nin tarihine değinen Özdemir, ‘Medeniyetin gelişimi açısından milat kabul edilen yazının bulunması ve kullanılması Asur ticaret tabletlerinin şehrimizdeki keşfiyle birlikte düşünüldüğünde Kayseri'nin Anadolu ve Türk kültürünün temel direkleri arasında olduğunu göstermektedir. Coğrafyamızın en eski medeniyetleri arasında yer alan Hitit döneminde merkez olan Kayseri, Asurlular, Kapadokya Krallığı ve Sümerler zamanında da kıymetini sürdürmüştür’ dedi.
‘Ticaretin merkezi konumunda’
Kayseri’nin yıllardan beri süregelen ticaretin merkezi konumunda olan şehir olduğunu belirten Özdemir, ‘İnsanlığın var olduğu binlerce yıl öncesinden başlamak üzere ticaretin merkezi konumunda olan şehrimiz tarihin akışını etkileyen her gelişmede kişiler, kurumlar ya da olaylar üzerinden mutlak değerini göstermiştir. Nitekim, Anadolu'nun kadim uygarlıklarından sonra bölgede hâkim olan Roma İmparatorluğu döneminde de Kayseri öne çıkan yerlerden biridir. Roma'nın çok sayıdaki devlet adamı yetiştiren bürokrasi ve eğitim alanlarının Kayseri'de bulunduğu bilinmektedir’ dedi.
‘Kayseri’nin İslam’la buluşması…’
Kayseri’nin ilk kez İslam’la buluşmasına da değinen Özdemir, ‘İslam'la ilk kez Hazreti Ömer zamanında Halid bin Velid'in fethiyle müşerref olan şehrimiz Abbasiler döneminde de farklı zamanlarda yine fethedilmiştir. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan'ın 1067 yılında Afşin Bey komutasında başlattığı akınlarla Kayseri Türk-İslam hakimiyetine kesin olarak girmiştir. Aynı dönemden itibaren zaman zaman Selçuklu'ya da başkentlik yapmıştır. Yavuz Sultan Selim Han'ın 1515 yılındaki irade ve kudretiyle Anadolu'nun millî birliğinin sarsılmaz bir parçası olmuştur. İnanıyoruz ki Selçuklu'yla başlayıp Danişmendli, Karaman, Kadı Burhaneddin, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti'yle devam eden nizamımız ebediyete kadar yaşayacaktır’ dedi.
‘960 yıl sonra büyük anlam!’
Kayseri’nin Türkler tarafından ilk kez fetholunduğu tarihe değinen Özdemir, ‘2027 yılında yani Kayseri'nin Türkler tarafından ilk kez fetholunduğu 1067'den tam dokuz yüz altmış yıl sonra Türk dünyasının kültür başkenti ilan edilmesi büyük anlam ve değere sahiptir. Zira Kayseri bünyesinde barındırdığı tarihin ilk tıp fakültesi olan Gevher Nesibe Hatun Şifahanesi, bugün dahi büyük kısmı ayakta olan çok sayıdaki hanları, eşsiz mimariye sahip kümbetleri, yüzlerce tarihî camisi ama en önemlisi yaşayışında yayla ve bağcılık kültürünü hâlen canlı tutan insanıyla Türk tarihî ve kültürünün eşsiz öneme sahip merkezlerindendir’ dedi.
‘Kayserili kimliğini gururla taşımaktadır’
Kayserililerin kimliğini gururla taşıdığını ifade eden Özdemir, ‘Şehre bembeyaz örtüsüyle kucaklarını açan ve pınarlarıyla geniş bir sahayı besleyen Erciyes Dağı Kayserililerin başı dik, iradesi sağlam, eli de gönlü de bol, çalışkan ve girişimci kimliğinin sembolüdür. Orta Anadolu'nun kalpgâhı konumunda olan Kayseri sanayinin, ticaretin, tarımın, turizmin ve sağlığın da merkezidir. Cumhuriyetimizin göz bebeği, istikbalimizin lokomotifi Türklüğün ve İslamlığının burcudur’ dedi.
‘… Yekvücut olmuş Kayseri’yi oluşturmuştur’
Konuşmasının devamında ilçeleri betimleyen Özdemir ’Pınarbaşı'nın, asaleti, Sarız'ın cesareti, Tomarza'nın feraseti, Bünyan'ın vakarı, Sarıoğlan'ın gayreti, Özvatan'ın girişimciliği, Felâhiye'nin bereketi, Akkışla'nın güzideliği, Yeşilhisar'ın güzelliği, Melikgazi'nin vizyonu, Kocasinan'ın çalışkanlığı, Talas'ın kadimliği, Hacılar'ın zekâsı, İncesu'nun kadirliği, Develi'nin kararlılığı ve Yahyalı'nın maneviyatı yekvücut olmuş Kayseri'yi oluşturulmuştur’ ifadelerinde bulundu.
Emeği geçenlere teşekkür etti
Kayseri’ye ‘Türk Dünyası Kültür Başkenti’ unvanı vasfını kazandıran herkese teşekkür eden Özdemir, ‘Başta partimizin kurucusu merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere Türkiye'ye ve Türk dünyasına büyük hizmetleri olan çok sayıdaki devlet adamının ata toprağı da yine Kayseri’dir. Bu sebeple, şehrimize ‘’Türk Dünyası Kültür Başkenti’’ vasfını kazandıran başta Valimiz Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum’ dedi.
