Kayserili tüccarların yaşadığı korkunç olay! Cıngı anlattı

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri'nin nakliye geçmişini anlattı. Tarihi kayıtlarda yer alan kervan saldırıları dikkat çekti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin 300 yıl önceki nakliye ve ticaret hayatına ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı. 

Günümüzde tırlarla yapılan taşımacılığın geçmişte deve, katır ve beygirlerle gerçekleştirildiğini anlatan Cıngı, Kayserili tüccarların kervanlarının uğradığı saldırıları ve ticaret yollarındaki tehlikeleri de gündeme taşıdı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, şehrin ticaret geçmişine ilişkin yaptığı paylaşımda, yaklaşık 300 yıl önce Kayseri’de nakliye sektörünün nasıl işlediğini anlattı. ‘300 Yıl Önce Kayseri’nin Nakliye Sektörü’ başlıklı paylaşımında Cıngı, dönemin taşımacılık mesleklerinden Kayserili tüccarların kullandığı güzergâhlara kadar birçok ayrıntıya yer verdi.

300 yıl önce yükleri kimler taşıyordu?

Geçmişte ticari malların şehirler arasında taşınmasının başlı başına bir meslek olduğunu belirten Cıngı, günümüz nakliye sektörüyle geçmiş arasında karşılaştırma yaptı.

Cıngı, ‘Bugün Kayseri’den çıkan bir tır birkaç saat sonra Ankara’ya, ertesi gün İstanbul’a ulaşabiliyor. Üç yüz yıl önce aynı ticaretin yükünü kiracılar, deveciler ve mekkâriler taşıyordu’ ifadelerini kullandı.

Dönemin mesleklerine ilişkin bilgi veren Cıngı, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Buradaki kiracı, tüccarın malını ücret karşılığında başka bir şehre ulaştıran nakliyeciydi. Mekkâriler ise deve, katır ve beygir gibi yük hayvanlarıyla taşımacılığı meslek edinmiş profesyonel bir esnaf grubuydu. Üstelik taşıdıkları mal konusunda güvence vermeleri, gerektiğinde kefil göstermeleri bekleniyordu.’

Kayserili tüccarların özellikle Nevşehir vakfına bağlı Kırtılu, Heriklü, Karaca Kürd ve Boynuyoğunlu topluluklarından nakliyecilerle çalıştığını belirten Cıngı, ticari malların bu kişiler aracılığıyla Anadolu'nun farklı şehirlerine ulaştırıldığını aktardı.

Kayserili tüccarların kervanına saldırı: 2 nakliyeci öldürüldü

Nakliye faaliyetlerinin ciddi güvenlik riskleri taşıdığını belirten Cıngı, 1743 yılında yaşanan bir olayı örnek gösterdi.

Cıngı, ‘1743 yılında Kayserili tüccarlar Ali, Seyyid Ömer ve Halil’in malları Maraş’a doğru yola çıktı. Yükü taşıyan kervan Göksun civarına ulaştığında, aralarında Hacı Mustafa oğlu Mehmed ve Meskeloğlu Mahmud’un da bulunduğu 52 kişilik bir eşkıya grubuyla karşılaştı. İki nakliyeci öldürüldü, mal ve eşyalar yağmalandı’ dedi.

Aynı grubun daha önce başka kervanlara da saldırdığının kayıtlara geçtiğini belirten Cıngı, 1706 yılında Beypazarı'nın batısında yaşanan bir başka saldırıya da dikkat çekti.

Bir başka saldırıda 25 kişi hayatını kaybetti

Kayseri kervanlarının İstanbul güzergâhında da tehlikelerle karşılaştığını aktaran Cıngı, ‘1706 tarihli başka bir olayda ise bir Kayseri kervanı Beypazarı’nın batısında saldırıya uğradı. Eşya ve yük hayvanları gasp edildi, 25 kişi hayatını kaybetti’ ifadelerini kullandı.

Kayserili nakliyecilerin Geyve, Amasya, Çorum ve Ankara çevresinde de saldırılara uğradığını belirten Cıngı, dönemin ticaret yollarında güvenliğin her zaman sağlanamadığını ifade etti.

Kayseri'nin ticaret ağı limanlara kadar uzanıyordu

19. yüzyıla gelindiğinde Kayseri’nin ticari bağlantılarının genişlediğini belirten Cıngı, Samsun, Tarsus ve Mersin limanlarının şehir açısından önemine değindi.

Cıngı, ‘19. yüzyıla gelindiğinde Kayseri’nin ticaret çevresi daha da genişlemişti. Samsun Limanı şehrin Karadeniz’e açılan önemli kapılarından biri olmuş, Tarsus ve Mersin limanları da Kayseri ticaretini deniz yollarına bağlıyordu. Kayseri’nin ilişkileri İstanbul ve Ankara’dan İzmir’e, Tokat’tan Musul’a, Malatya ve Harput’tan Halep’e kadar uzanıyordu’ dedi.

Kayseri’nin geçmişte zorlu ulaşım şartlarına rağmen ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü vurgulayan Cıngı, uzun mesafeler, yüksek nakliye maliyetleri ve güvenlik sorunlarının tüccarları ticaretten vazgeçirmediğini belirtti. Şehrin günümüzdeki üretim, ihracat ve lojistik gücünün arkasında, yüzyıllardır devam eden ticaret geleneğinin de önemli bir payı olduğunu ifade etti.