Kayseri Kalesi'ndeki gizli sır!

Kayseri'nin simgesi olan kale, tarihi duvarlarının ardında sakladığı hikayelerle dikkat çekiyor. Kayseri Kalesi hakkında halk arasında anlatılan efsaneler, geçmişten günümüze uzanan sırları ve yapının bilinmeyen yönlerini ortaya çıkardı.

6 bin yıllık geçmişiyle pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış gastoromi alanında lezzetli mutfağıyla öne çıkan, renkli sokakları ve tarihi sokaklarıyla Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olan Kayseri, ziyaretçilerini her seferinde büyülemeyi başarıyor. Özellikle şehrin göbeğinde bulunan ve kentin simgesi haline gelen Kayseri Kalesi dikkatleri üzerine çekiyor. Peki Kayseri Kalesi’nin gizli sırlarını biliyor muydunuz? İşte detaylar…

Hunat’tan Yoğunburç’a ve Meydan’dan Düvenönü’ne doğru giden iki katlı surlarla başlayan ve şehrin güneybatısında nereye kadar gittiği ve ne kadarının daraltıldığı bilinmeyen Kayseri Kalesi surlarının, Justinianus Dönemi’nde yaptırıldığı belirtiliyor.

Dış Surların Gizli Kapıları

Tarihçi Halit Erkiletlioğlu Kayseri Büyükşehir Belediyesi için hazırladığı makalesinde dış surların gizli kapılarına ilişkin araştırmalarında önemli detaylara yer veriyor. Makalede yer alan bilgilere göre, Selçuklular Dönemi’nde kalenin dışarıya açılan gizli kapıları ve geçitleri varmış. Lağım (Çirk-ab) kanallarından birinin yerini ‘Akok’ belirlemiştir. Bu kanal Hunat Cami’nin önüne çıkıyormuş. Diğer Çirk-ab kanalını ise Moğolların şehri kuşatması sırasında öğreniyoruz. Kuşatma sırasında Hacukoğlu Hüsam ve Topal Fahreddin Ayaz Sivas Kapısı burcu karşısında bulunan kanaldan geçerek, Moğol ordu komutanı Baycu Noyan’la anlaşma yapmışlar ve şehrin zayıf noktalarını ifşa ederek Moğol ordusunun şehre girmesini sağlamışlardır. Şehrin başka yerlerinde de bu şekilde kanalların olduğu bilinmektedir. Ancak bunların büyük bir kısmı tahrip edilmiştir.

İç Kale’nin Gizli Kapıları

Erkiletlioğlu makalesinde İç Kale’nin gizli kapılarına ilişkin ise şu ifadelere yer veriyor; Ortaçağ kaleleri bir dış tehdit anında sığınılacak en güvenli yerdi. Fakat buranın da düşmesi halinde içerdekilerin kaçacakları bazı gizli kapılar da bulunması gerekliydi. Kayseri İç Kalesi’nde de bu geleneksel Kayseri Kale ve Surları yapıya uyarak gizli kapılar olduğu hem tarihî kayıtlarda ve hem de son zamanlarda kale içinde yapılan tadilâtlarda görülmüştür.

Kayseri Kalesi'ndeki gizli sır!

1277’de Baybars’ın Kayseri Seferi esnasında bu sefere katılmış olan Kadı Muhiddin İbnü-z Zahir, Kayseri Sarayını şöyle anlatmaktadır: ‘Saray gurur verici bir devlethane, ona tapınanların meskenleri, eğlenceyi sevenlerin yeridir. Hülâsa bu saray şahane bir binadır. Etrafını da meyve bahçeleri çevirmiştir. Duvarları göz alıcı muhtelif şekilde güzel çinilerle bezenmiş ve en güzel bezemelerle süslenmiştir.’ Bu saray, Kale Mescidi’ne bir gizli kapı ile irtibatlıydı. Kanaatimce bu gizli kapı kalenin At Meydanı’na açılan kuzey duvarındaydı. Nitekim Kadı Burhaneddin, yeğeni Kayseri Valisi Şeyh Müeyyed’in tenkili sırasında Müeyyed, At Meydanına bakan sarayından bu gizli kapıdan geçerek İç Kale’deki kasırlara sığınmış, fakat burada da yakalanarak öldürülmüştür. Bir başkası da; Kale dışında Hunat Alt Geçidi yapılırken ortaya çıkan gizli yoldur. Bu geçidin 1243 yılındaki Moğol kuşatması sırasında Hajukoğlu Hüsam’ın ve Topal Fahreddin ayazın kullandığı yol olduğu kanaatindeyim. Bu yol maalesef o inşaat sırasında yok edilmiştir. Ayrıca, şu anda kale idare binası olarak kullanılan güneydeki şapel denilen bölümün içinden merdivenle aşağı doğru inilen ve Kazancılar Çarşısı tarafına gittiği sanılan bir gizli geçit daha bulunmuş fakat bu geçidin de çıkışı İç Kale dışında yapılan yol vs. gibi sebeplerle kapatılmıştır.

Tarihi gerçeklerle halk inanışlarının iç içe geçtiği Kayseri Kalesi, yalnızca geçmişin izlerini taşıyan bir yapı değil; aynı zamanda şehrin kültürel hafızasında yer eden efsaneleriyle de yaşamaya devam ediyor.