Kayseri'den milyonlara ulaşan öğretmenin gözünden otizm: 'Her öğrencinin doğrusu farklıdır'

2 Nisan 2008 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından Otizm Farkındalık Günü olarak anılıyor. Biz de bu özel günde sosyal medyada milyonlara ulaşan özel eğitim öğretmeni Muhammed Emin Kaya ile otizmin farkındalığı ve toplumsal bakışı konuştuk.

Kayseri Anadolu Haber kaynağını Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin!
Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
Kayseri'den milyonlara ulaşan öğretmenin gözünden otizm: 'Her öğrencinin doğrusu farklıdır'

Kayseri Anadolu Haber’e konuk olan Özel Eğitim Öğretmeni Muhammed Emin Kaya,  2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.

‘Özel Eğitim Öğretmeninden İlham Veren Hikâye: ‘Her öğrencinin doğrusu farklıdır’’

Özel eğitim öğretmeni Muhammed Emin Kaya, meslek tercihinden sınıf içi deneyimlerine, otizmli bireylerle ilgili gözlemlerinden sosyal medyada yürüttüğü farkındalık çalışmalarına kadar pek çok konuda gazetemize dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kaya, özel eğitim öğretmeni olmaya nasıl karar verdiğini şu sözlerle anlattı: ‘Lisede rehber öğretmenimiz mesleklerle ilgili sunum yapıyordu. Özel eğitim bölümü gerçekten dikkatimi çekti. Senenin başında sadece ona odaklanarak ders çalıştım diyebilirim.’ O dönem üniversiteye giriş sistemine de değinen Kaya, ‘Bizim zamanımızda üniversite sınavı iki bölümden oluşuyordu. YGS ve LYS. Özel eğitim bölümü de YGS 4’ten oluyordu yanlış hatırlamıyorsam. YGS 4’te çalışmamız bizim için yeterliydi’ dedi.

Sınav sürecine değindi…

Sınav sürecindeki kararlılığını vurgulayan Kaya, ‘Ben baya bir azimle özel eğitim bölümü için çalıştım diyebilirim. Sınava girdim, çıktım, kazandığımı hissettim… Sınav sonucu açıklandığında baya baya üniversiteye 3. sırada girerek kazandığımı fark ettim diyebilirim’ ifadelerini kullandı.

10 yıldır özel eğitim alanında görev yapıyor

Yaklaşık 10 yıldır özel eğitim alanında görev yaptığını belirten Kaya, mesleki gelişiminin en önemli kaynağını öğrenciler olarak gösterdi: ‘Öğrencilerimizin hepsi birbirinden farklı bir birey. Aslında özel eğitimde doğru bir bilgi yoktur. Öğrencinin doğrusu vardır diyebilirim. Öğrencinin doğrusuna göre hareket etmemiz gerekiyor.’

‘Otizmli bireylerin en çok zorlandığı alan iletişim’

Otizmli bireylerin en çok zorlandığı alanın iletişim olduğunu söyleyen Kaya, ‘Otizmli çocuklarımız iletişim kuramadıkları için istenmeyen davranışlar sergileyebiliyorlar. Onları anlamamız gerekiyor, bir şekilde anladığımız zaman işlerimiz daha kolay yürüyor’ dedi.

Unutamadığı bir öğrencisini de paylaşan Kaya, yaşadığı dönüşümü şu sözlerle anlattı: ‘Bir tane öğrencim gelmişti. Öğrencime hiçbir okul kabul etmediğini söyledi veliye… İlk bir ay gerçekten zorlandık. Ama sonra birbirimize alıştık ve çocuk inanılmaz bir gelişim gösterdi. Hiç konuşmayan çocuk benimle sohbet etmeye başladı… Yaptığı etkinliği dışarıda başka bir çocuğa gösterdiğini görmek benim için mükemmel bir şeydi.’

Sadece çocuklarla ilgili değil

Otizmin sadece çocuklukla ilişkilendirilmesine de değinen Kaya, bunun nedenini erken tanı ve eğitime bağladı: ‘Yetişkinler de genellikle eğitimin sona erdirilmesinden dolayı göremiyoruz ama yetişkin otizmli bireylerin de olduğunu bilmemiz gerekiyor.’ 

Toplumda erkek çocuklarında daha sık görüldüğü algısına ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: ‘Kız çocukları çok güzel bir şekilde kendilerini maskeler. Bundan kaynaklı erkek çocuklarda daha fazla görünme oranı ön plana çıkıyor.’

Ali karakteri ile geniş kitlilere ulaşıyor

Sosyal medyada oluşturduğu ‘Ali’ karakteriyle geniş kitlelere ulaştığını belirten Kaya, bu fikrin doğuşunu şöyle anlattı: ‘Bir gün internette gezerken yapay zekâ ile oluşturulmuş bir animasyona denk geldim. Yapabileceğimi düşündüm… Ali karakterini bir yapay zekâ programına tasarlattım.’ Ali karakterinin tek bir çocuğa değil, birçok öğrencinin birleşimine dayandığını vurgulayan Kaya, ‘Ali gerçek bir çocuktan değil de gerçek çocukların bütününden ilham alıyor diyebilirim’ dedi. 

Ailelerden gelen mesajların çoğunlukla çözüm arayışına yönelik olduğunu söyleyen Kaya, ‘Bazen de öyle mesajlar geliyor ki bilimselliğin tamamen dışında… Bu durum beni şaşırtabiliyor’ ifadelerini kullandı.

Topluma net mesaj: ‘Otizm kesinlikle hastalık değildir’

Toplumsal farkındalık konusunda ise net bir mesaj veren Kaya, ‘Otizm kesinlikle bir hastalık değildir. Nöro-gelişimsel bir farklılıktır. Otizmli çocuklar da sever, ilgiye muhtaçtır’ dedi. Kaynaştırma eğitimi ile özel eğitim sınıfları arasındaki tercihin çocuğa göre değişmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı: ‘Bu tamamen çocuğun durumuna göre belirlenmeli. Eğer ortak dikkat ve yönerge takibi varsa kaynaştırma sınıfı faydalı olabilir. Ama bireysel ihtiyaç daha fazlaysa özel eğitim sınıfı çok daha faydalı olacaktır.’