- Haberler
- Röportaj
- Kayseri'den Absürt Tiyatro çıkıyor - Farklı meslekler, aynı duygular – İşte oyuncuların yorumları!
Kayseri'den Absürt Tiyatro çıkıyor - Farklı meslekler, aynı duygular – İşte oyuncuların yorumları!
Kayseri 285 Oyunculuk Atölyesi oyuncuları ilk oyunlarını sahneye taşıdı. Farklı mesleklerden aynı duygularla bir araya gelen oyuncular 'Absürt Neşriyat' oyunu ve oyunculuk serüvenine dair samimi açıklamalarda bulundu.
Mühendis, Reklamcı, Eczacı, Grafik Tasarımcı, Müzisyen, Heykeltıraş… Farklı mesleklerden aynı duyguyla bir araya gelen Kayserili gençler 285 Oyunculuk Atölyesi’nin ilk oyunu olan ‘Absürt Neşriyat’ oyununu sahneledi. Kayserili oyuncuların samimi yorumları haberimizde…
Atölye oyuncuları tiyatroya olan tutkularının ortak bir noktada buluştuğunu vurgularken, Kayseri’de sanat üretmenin zorluklarına rağmen ortaya çıkan bu kolektif işin kendileri için özel bir anlam taşıdığını ifade etti.
‘Kayseri’de böyle bir iş görmemiştim’
Asıl mesleği reklamcılık olan atölye oyuncusu Rukiye Dinçer, daha önce Kayseri’de böyle bir iş yapıldığını görmediğini ifade ederek, ‘Daha önce Kayseri’de bu şekilde profesyonel bir iş yapıldığını görmedim. Sosyal medyada bir gece ilanı gördüm. Gece saat 12.00’de Serhat hocayı aradım ve kayıt olmak istediğimi söyledim. Ben küçüklükten beri hep sahnede olmayı istemiştim. Kayseri’de yaşadığımız büyüdüğümüz için de bu biraz zordu, ailemde sıcak değildi açıkçası. Bulmuşken kaçırmak istemedim. 3 kur katıldım ve sonrada oyunumuzu çıkardık. Kayseri’den bu kadar güzel tepki alacağımızı düşünmüyordum. Genel de bir ön yargı vardı ama Kayseri çok değişti. Çok güzel tepkiler aldım’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Dinçer şu cevabı verdi: ‘’Hepimizin hayatında olan hikayeleri daha absürt bir şekilde anlatıyoruz. Aslında herkes izlediği zaman kendi hayatından bir şey görebilir…’’
‘Kayseri’de büyük bir boşluk vardı’
Kayseri’de oyunculuk eğitimi konusunda büyük bir eksiklik olduğunu dile getiren oyuncu Eliz Ozan, ‘Ben öncesinde de Ankara’da oyunculuk okuyordum ve profesyonel olarak yapmaya çalışıyordum. Ailevi sebeplerden dolayı Kayseri’ye döndüğümde ne yazık ki kaynakların yetersizliğinden dolayı Kayseri’de çok büyük bir boşluğa düştüm. Çünkü içimde korkunç bir tiyatro açlığı vardı. Birçok ekiple, grupla görüştüm ama yaklaşım olarak da iş olarak da 285 ile tanışmam bana çok iyi geldi. Kayseri oyunculuk konusunda yetersiz ne yazık ki. Çok amatör yaklaşan gruplar var, bunları asla olumsuz bir anlamda söylemiyorum asla’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Ozan şu cevabı verdi: ‘’Herkesin hayatında var olan o sıradan insanların en absürt hallerini anlatıyoruz aslında bence. Ve herkesin baktığında ‘aaa ben bunu tanıyorum’ diyeceği insanları büyütüp, eğlendirip, daha doğrusu önce biz eğlenip sunuyoruz insanlara…’’
‘Doğru alanı bulana kadar herkes kendi yolunu çiziyor’
Kayseri’de mühendis olarak çalışma hayatını sürdüren ve 12 yaşında oyunculuk hayatına adım atan oyuncu Mahmut Berk Aksan, ‘Kayseri’de orijinalde bir altyapı ya da yetiştirecek yön gösterecek bir yer olmadığı için bu alanı herkes kendi doldurmaya çalışıyor bir şekilde. Yani önce kendince kendini eğitmeye, kendince bir şeyler öğrenmeye çalışıyor. Ta ki uygun ve doğru alanı bulana kadar. Benim için de en uygun ve doğru alan Serhat Hocayla tanışmak ve 285 Atölyesi oldu’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Aksan şu cevabı verdi: ‘’Absürt Neşriyat’taki bütün hikayeler var aslında. Hayatımızda hep var olan kişiler oldukları için o yüzden bize komik geliyor. Bence tatlı kısmı da orası. Ha ölüm ana teması. Ama beni en çok etkileyen kısmı bu hikayelerin hepsinin bizim içimizden olması…
‘Tiyatro bana iyi gelen şey oldu’
Eczacılık Fakültesi öğrencisi oyuncu Tuana Sevgi US ise kendine en iyi gelen şeyin tiyatro olduğuna karar verdiğini ifade ederek, İlk profesyonel anlamda çalışmalarım İstanbul'da oldu. 8 aylık bir süreçti benim için. Eğitim süreciydi. Kendimi ve tiyatroyu yeniden keşfettiğim bir süreçti. Sonrasında... Kayseri'ye geldim. O dönem benim için maalesef boşluktu. Çünkü çok mutluydum orada. Gerçekten çok gelişiyordum her anlamda. Kişisel anlamda da, tiyatro anlamında da. Bir kesintiye uğrayan süreç gibi hissettirdi bana. Ama buraya geldiğimde Serhat Hoca'nın 285 Oyunculuk Atölyesi’nin başladığını gördüm. Çok mutlu oldum. Hep takip ediyordum. Çok mutluyum. İyi ki dediğim bir yerlerden bir tanesi benim için Kayseri'de özellikle’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Us şu cevabı verdi: ‘’Kendin olabilmek benim için kendin olabilmek tamamen. Artısıyla, eksisiyle, yalnızlığıyla, fazlalığıyla kendin olabilmek.’’
‘Varoluş kaygısını sade bir yerden anlatıyor’
Grafik Tasarımcı olarak çalışma hayatını sürdüren oyuncu Damla Karaca, ‘Ben öncesinde üniversitede amatör bir ekipte oynuyordum. Sonra dışarda özel bir tiyatroda devam ettim birkaç yıl. Pandemiden dolayı orası ilerlemedi, dağılmak zorunda kaldı. Sonrasında boşluktaydım açıkçası Kayseri’de pek tiyatro yapabileceğim bir yer bulamıyordum. Biraz da paslanmıştım. Bir arkadaşımdan duydum ve atölyeye başladım’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Karaca şu cevabı verdi: ‘’Var oluş kaygımızın aslında düşündüğümüz kadar felsefi, derin, anlaşılmaz bir şey olmadığını, günlük hayatın içinden ölümle sonuçlanan bir süreç olduğunu, sorgularımızın aslında o kadar da karmaşık incelikli değil, sıradan ve görünür olduğunu söylüyor bence…’’
‘Sanat alanında yer bulmak zor
Müzisyen Onur Kağan Genç, Kayseri’deki sanat ortamına dikkat çekerek, ‘Kayseri’de en büyük zorlandığım konu insanların vizyonu. Yani genel olarak sanat alanında bir yer bulmak Kayseri’de zor. Burası da benim için bu anlamda güzel bir yer oldu. Sevdiğim insanlarla bir şeyler yapmak, güzel şeyler ortaya çıkarmak çok keyifli’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Genç şu cevabı verdi: ‘’Ölümler ne kadar tuhaf olursa olsun hepimizin yaşayacağı bir gerçek var. Ve bunu en absürt ve en eğlenceli şekilde anlattığımızı düşünüyorum…’’
‘Her anı yakalamaya çalışıyorum’
Reji Burcu Erkaya sahne arkasındaki duygusunu şu sözlerle dile getirdi: Reji masasından arkadaşlarımı izliyor ve destekliyor olmak çok garip bir duygu öncelikle. Onlarda bana hep destek oldular sağ olsunlar. Herkesin emekleri var. Ben anı yakalamak için çabalıyorum. Hepimiz için zor ama keyifli bir süreçten geçtik. Alkışlar ve güzel sözler bizi mutlu ediyor.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Erkaya şu cevabı verdi: ‘’Hayatın her anında olan ama farkına varmadığımız şeyleri dile getiriyor. Herkes farklı bir noktadan alıyor. O yüzden de güzel, eğlenceli ve bir o kadar da duygusal anlar çıkıyor ortaya…
‘Ölümü bile güldürmeye çalışıyoruz’
Oyuncu Güray Özçiftlikçi, tiyatro kültürüne dair eleştirilerini ve oyunun yaklaşımını şöyle anlattı: ‘Tiyatroyla yaklaşık 10 yıldır Kayseri’de ilgileniyorum. Kayseri’de tiyatro kültürü biraz yorucudur. Yani benim görüşüm öyle. Çünkü genelde çok gergin bir ortamı vardır yani. Aslına bakarsanız biraz iç Anadolu kültürünün etkisiyle o gerginlik yükleniyor haliyle. Yaklaşık üç yıl oluyor önce İstanbul'da Müjdat Gezen'le birlikte çalışıyorduk. Bir yıl kadar falan orada çalıştım. Sonra geri buraya döndüm işte. Hala burada devam ediyorum. Kayseri'nin tiyatroya bakış açısı bir akşam eğlencesi. Çok derin anlamlar yok. Kim ne anlarsa.’
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Özçiftlikçi şu cevabı verdi: ‘’ Çok dehşet verici olayların ya da çok bizi üzebilen şeylerin, hayatımızın içerisindeki çok acılı düşünebildiğimiz şeylerin tam tersine farklı bir bakış açısıyla bakmayı bize öğretiyor diyebiliriz. Örnek bir ölüm. Bizim zaten temamız ölüm. Seyircilerimiz izlerken de görüyorlardır. Yani ölüm dediğimiz zaman aklımıza hep kötü şeyler gelir ki normaldir, acı bir şeydir. Ama burada insanlar buna gülsün diye uğraşıyoruz biz. Bunun bu kadar garip gösterilmesi de gayet hoş diye düşünüyorum. ‘Ölüm dediğin nedir gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım’ O tarz bir şey oluyor bizim için, absürt bir şey.’’
‘Normal hayatta rol yapmamızın verdiği o farkındalık hissi…’
Heykeltıraş olarak çalışma hayatını sürdüren oyuncu Oğuzhan Şimşek, ‘Benim zamanım çoktu. Hocamı internetten reklamdan gördüm, başladım. Beni bu süreçte zorlayan normal hayatımızda da zaten rol yapmamızın verdiği o farkındalık hissiydi’ dedi.
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Şimşek şu cevabı verdi: ‘’Mücahit’’
‘Herkes cebine bir şey koyup çıkıyor’
Gıda mühendisi yüksek lisans öğrencisi Gamze Arı süreci şöyle özetledi: ‘Sosyal medyada afişi görüp ‘’İlk defa Kayseri’de böyle bir şey görüyorum, bize ne kazandırır’’ diye düşündüm. Konuştuk, görüştük başladık ve şu an buradayız. İş hayatının getirdiği zorluklar biraz yordu ama prova olmadan da oyun çıkmıyor. Yorulmayı göze alarak başladım zaten. Kayseri daha iyiye gidiyor. Özellikle gençleri Devlet Tiyatrosu’nda görüyorum. Çok uzun bir ara vermiştim bende. Sen gidince insanları da teşvik etmeye başlıyorsun…’
Sence Absürt Neşriyat seyirciye ne söylüyor sorusunu yönelttiğimizde Arı şu cevabı verdi: ’Herkes buradan farklı bir kazanım cebine koyuyor. Kimi ölümden, kimi yalnızlıktan kendine ne kattığını sorguluyor ve onları cebine koyuyorlar. Bizim de amacımız buydu zaten…Ne koyabiliyorlarsa onu koysunlar ama bir şeyi ceplerine koysunlar…’’
Kayseri’de değişen sanat algısı
Farklı mesleklerden gelen oyuncuların ortak noktası ise aynı: tiyatroya duyulan tutku. Absürt Neşriyat, sadece bir sahne performansı değil; aynı zamanda Kayseri’de değişen sanat algısının da bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
