- Haberler
- Kültür
- Kayseri'de çaresiz hastaların şifa bulacağı yer ve görülmesi gereken 10 tarihi mekan
Kayseri'de çaresiz hastaların şifa bulacağı yer ve görülmesi gereken 10 tarihi mekan
İç Anadolu'nun kalbi Kayseri'de Kalelerden külliyelere, medreselerden kervansaraylara kadar geçmişin izlerini taşıyan ve ziyaretçilerine adeta geçmişte yolculuk yaptıran 10 tarihi mekan turistlerin, gurbetçilerin ve yerli vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor. Bizde sizler için bu tarihi yapıları haberimizde derledik. İşte Roma, Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinin izlerini taşıyan Kayseri'nin göz bebeği 10 tarihi yapı…
Binlerce yıllık tarihiyle Anadolu'nun en önemli şehirlerinden biri olan Kayseri, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan onlarca tarihi esere ev sahipliği yapıyor. Kentin dört bir yanında yükselen bu yapılar hem mimarileri hem de taşıdıkları kültürel mirasla yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. İşte Kayseri'yi ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken 10 tarihi yapı…
Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi
Adına ilk kez 1191 yılındaki belgelerde rastlanan bu yapı, zamanla harap olmuş ve 1859 yılında Kayseri esnafının da büyük katkılarıyla yeniden inşa edilmiştir. Anadolu’nun en eski ve önemli kiliselerinden biri olarak öne çıkan ve Melikgazi İlçesinde yer alan bu tarihi mekân Kayseri'de ibadete açık olan tek ve son Ermeni kilisesi olma özelliği de taşır. Günümüzde ise Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekerek misafirlerine kapılarını açmaya devam ediyor.
Vezir Hanı
Kayseri’nin Melikgazi İlçesinde yer alan yapı, Osmanlı döneminin izlerini taşıyan en önemli ticari yapılardan biridir. Vezir Hanı, Sadrazam Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında yaptırılmış olup, Kapalı Çarşısı'nın hemen yanında, tarihi ticaret aksının tam kalbinde yer alır. Geçmiş yıllarda bu hanın ortasında pamuk pazarı kurulduğu için Pamuk Hanı olarak da adlandırılır.
Karatay Han
Karatay Han, Kayseri'nin Bünyan ilçesi yakınlarında yer alan ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin en önemli kervansaraylarından biri olarak kabul edilen tarihi yapılardan biridir. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran bu yapı kesme taştan inşa edilmiş görkemli taç kapısı, geniş avlusu ve kapalı bölümüyle Selçuklu mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyor. Yolcuların konaklamasının yanı sıra hayvanların barınması ve ticaret mallarının korunması amacıyla tasarlanan yapı, dönemin mühendislik anlayışını da gözler önüne seriyor.
Ağırnas Mimar Sinan Evi
Ağırnas Mimar Sinan Evi volkanik tüf taşından yapılmış olup, altındaki devasa dehlizler ve yer altı şehri uzantılarıyla büyüleyici bir mimari yapıya sahiptir. Bu yapı büyük Osmanlı mimarı Mimar Sinan'ın doğup 22 yaşına kadar yaşadığı, Kayseri'nin Melikgazi ilçesine bağlı Ağırnas Mahallesi'nde yer alan tarihi bir müze evdir. Günümüzde de sık sık ziyaretçilerini ağırlamaya devam eden bu yapı tarihin izlerini iliklerinize kadar hissettirebilir.
Kurşunlu Camii
Kocasinan İlçesinde bulunan Hacı Ahmet Paşa Cami’si ana kubbesi ile son cemaat yerindeki kubbelerinin kurşunla kaplı olmasından ötürü halk arasında ‘Kurşunlu Camii’ olarak anılmaktadır. Büyük usta Mimar Sinan'ın doğduğu şehir olan Kayseri'de günümüze ulaşan tek eseri olma unvanına sahip, Osmanlı mimarisinin şehirdeki en zarif örneğidir. Mimar Sinan Parkı içinde yer alan cami, 1585-1586 yıllarında inşa edilmiştir.
Döner Kümbet
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde, Seyyid Burhanettin Bulvarı üzerinde yer alan bu anıt mezar, 1276 yılında inşa edilmiştir. Silindirik gövdesi üzerine işlenen yoğun bezemelerin yarattığı optik yanılsama nedeniyle, halk arasında uzaktan bakıldığında dönüyormuş gibi algılandığı için ‘Döner Kümbet’ adını almıştır. Bu kümbet Anadolu Selçuklu sanatının ve taş işçiliğinin en zarif, en ünlü örneklerinden biridir.
Gevher Nesibe Darüşşifası
Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan, saray başseyisi ile evlenmek istemiş ancak abisi Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev bu evliliğe izin vermeyip genci savaşa göndermiştir. Genç adamın savaşta ölmesi üzerine Gevher Nesibe Sultan tüberküloza yakalanmış ve ölüm döşeğindeyken abisinden kendi adına 'çaresiz hastaların şifa bulacağı bir yer' yapılmasını vasiyet etmiştir. Bunun üzerine Büyük bir pişmanlık duyan Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, kız kardeşinin vasiyetini yerine getirerek bu muazzam şifahaneyi ve tıp medresesini inşa ettirmiştir.
Mimarsinan parkı içine inşa edilmiş bu yapı günümüzde de hem hikâyesiyle hem de eşsiz güzelliğiyle oldukça yoğun bir ziyaretçi trafiğine sahip.
Hunat Hatun Külliyesi
Cami, medrese, hamam ve türbeden oluşan bu devasa kompleks, günümüzde el sanatları çarşısı ve sosyal alan olarak hizmet vermektedir. Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’ın eşi ve Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi olan Mahperi Hunat Hatun tarafından inşa ettirilen ilk ve en büyük külliye olma özelliğini taşır.
Kayseri Kalesi
Şehrin tam merkezinde yer alan bu eser görkemli bir savunma yapısıdır. Günümüzde restore edilmiş olan kalenin içi, Kayseri Arkeoloji Müzesi'ne ev sahipliği yapmakta ve şehrin en önemli kültür-sanat merkezlerinden biri olarak hizmet vermektedir. Anadolu Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus ve I. Alâeddin Keykubad dönemlerinde (13. yüzyıl) kale büyük bir onarımdan geçmiş, burçlar ve dış surlar eklenerek tam bir Türk İslam kalesi kimliği kazanmıştır.








