Kayseri'de büyük hayal kırıklığı: Başkan fena kızdı, 'Battık…'

Kayseri'de Pınarbaşı Ziraat Odası Başkanı Mesut Mucuk açıklanan son rakamların ardından önemli açıklamalarda bulunarak Cumhurbaşkanı ve Bakanlığa çağrıda bulundu.

Kayseri’de Pınarbaşı Ziraat Odası Başkanı Mesut Mucuk TMO’nun açıkladığı 2026 yılı rakamlarına isyan etti. Cumhurbaşkanı ve Bakanlığı çağrıda bulunan Mucuk, ‘Yüzde 12’lik artış çiftçimizi bitirdi, batırdı. Teşbihte hata olmasın, çiftçimizi canlı canlı mezara koyduk’ dedi.

Hayal kırıklığı…

Başkan Mucuk açıklamasında şu ifadelere yer verdi, ‘Cenab-ı Allah’a şükürler olsun, bu sene mevsim yağışlarımız iyi gitti, güzel gitti. Yalnız velakin 2026 yılında TMO’nun açıkladığı fiyatlar bizlerde hayal kırıklığına uğrattı. Çiftçilerimizi hayal kırıklığına uğrattı. Bu şartlar altında tekrar çiftçimizin tarlaya dönülmesi, ekmesi çok zor gözüküyor.

Bir yıl öncesinden kuraklık yaşadık. Kuraklık desteklerimizi maalesef alamadık. Bu çiftçi arkadaşlarımız, bu geminin içinde ben de olmak şartıyla, tarım kredi borçlarımız, banka borçlarımız, geçen seneki kuraklıktan dolayı ertelenen borçlarımız hepsi bir araya geldi ve faizleri çalışmaktadır.

Tam TMO güzel bir fiyat açıklayacağını düşünürken, günün şartlarında çiftçimizi zor durumda bırakmayacağını düşünürken, açıklanan fiyatlar gerçekten fiyasko. Gerçekten çiftçimizin huzurunu bozdu. Gerçekten çiftçimiz üzgün. Çiftçimiz tarlaya küstü, üretime küstü. Lütfen devlet büyüklerimizden, başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, TMO Genel Müdürümüz olmak üzere, bu açıklanan fiyatın tekrar revize edilerek, günün şartlarında girdi maliyetleri tekrar hesaplanarak çiftçimizin bu üzgünlüğünün, bu mağduriyetinin giderilmesini Değerli Cumhurbaşkanımızdan, Sayın Cumhurbaşkanımızdan arz ediyorum.

Değerli çiftçi kardeşlerim, açıklanan fiyat buğday için makarnalık ve ekmeklikte 16.500 TL. Bu en üst limit. Ama coğrafya şartları bizim Pınarbaşı’nda belli. Biz birinci kalite buğday üretemiyoruz. Üçüncü kalite ve vasıfsız buğday. Bu da 15.000 TL’yi geçmeyecek. 12.750 TL TMO’nun baş fiyatı, bugün tüccara 12.000 TL’ye bizim malımız tüccara gidecek.

Çiftçiyi canlı canlı mezara koyduk…

Yüzde 45 girdilerimizin bütün girdilerimize en düşük yüzde 45 zam gelirken bize verilen zam yüzde 12. Yani yüzde 20 buğdayda gözüküyor ama birinci sınıf olarak hesaplarsan buğdayını yüzde 20 gibi. Düşünün, bütün maliyetlerin girdi fiyatlarının en düşük zammı yüzde 45, en düşük. Yüzde 45 zam yerken benim çiftçim; ilacında, gübresinde, mazotunda en düşük şekliyle yüzde 12’lik artış çiftçimizi bitirdi, batırdı. Teşbihte hata olmasın, çiftçimizi canlı canlı mezara koyduk.
Değerli Tarım Bakanım, sizleri de saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Bu hesapları nasıl yapıyorsunuz, neye göre yapıyorsunuz? Bizim çiftçimiz sosyal medyada çalışmıyor. Sosyal medya üzerinden her şeyi dört dörtlük göstermiyor. Bizim çiftçimiz sabahın ilk ışığıyla kalkıyor, akşam karanlığına kadar o tarlasına emek veriyor, alın teri veriyor. Sıcakta, soğukta çoluğuyla, çocuğuyla sırf rızkını temin edebilmek için ve Türkiye ekonomisine bir katkıda bulunabilmek için.

Birazcık vicdan…

Lütfen klimalı odalarda oturduğunuzu, kimse... Görevinizdir, en lüks yerde oturabilirsiniz. En güzel yerde oturabilirsiniz. Ama birazcık da vicdan meselesi, empati yapalım. O sarı sıcağın altında çalışıp emek veren, alın teri döken çiftçi kardeşlerimin alın terini hibe etmeyelim, boşa çıkarmayalım. Onlar da çoluk çocuk geçindiriyor. Onların da hayalleri var. Onlar da çocuklarına gelecek için bir şey almak, araba almak, ev almak, düğünlerini yapmak, ne bileyim, geçimlerini sağlamak veya okulda okuyan öğrencileri varsa onların düzenli harçlığını göndermek... Bunların hepsini artık yapamayacağı gibi bu çiftçilikten dolayı borçlandığı gübredir, mazottur, tohumdur bu borçları nasıl ödeyeceğim derdine düştü.

Değerli çiftçi kardeşlerim, saatlerce söylesem sizin sorun ve sıkıntılarınızı bitmeyecek. Ama buradan tekrar diyorum, Cumhurbaşkanım, sayın değerli büyüğüm, Cumhurbaşkanım, bu çiftçilerin sesini duyacağına inanıyorum, canı gönülden inanıyorum. Ve bunun da tekrar düzeleceğini ben tahmin ediyorum. Tarım Bakanım da bu konuyu, TMO Genel Müdürüm de bu konuyu tekrar bir değerlendirirse bu çiftçinin bu fiyatlarla bu yükün altından kalkamayacağını kendileri de gayet net bir şekilde görürler.

Sözler boğazıma düğümleniyor…

Değerli Pınarbaşılı çiftçi kardeşlerim, şu anda 3328 metrekare alanda yüzölçümü bulunan bir ilçeyiz. 405.000 dekar arpa üretimi, 377.000 dekar da buğday üretimi yapıyoruz. Yalnız bizim iklimimiz ve coğrafya şartları çok zor bir coğrafyadayız. Bugün bir Akdeniz iklimi bizim ilçemizde yok. Bugün Adana’dır, Hatay’dır, Maraş’tır 500 kilo, 600 kilo tabii ki alabilir. İklim şartları ve coğrafya şartlarından dolayı. Ama benim Pınarbaşı ilçemin toplam ortalaması 250 kilogramdır. Yani bu sene yağışlar çok oldu diye aşırı bir verim gözükmüyor. Yağışların verdiği sıkıntıdan dolayı kök çürüğü, pas hastalığı gibi hastalıklar başlamıştır. Bunlar da verim kaybına sebep oluyor.

Kayseri'de büyük hayal kırıklığı: Başkan fena kızdı, 'Battık…'

Akdeniz’de, saydığım illerde hepsi üçüncü ve dördüncü ekimi yapıyor. Buğdayı kaldırıyor, mısır ekiyor, çeltik ekiyor. Ama Pınarbaşı, İç Anadolu Bölgesi tek ürünle yetinen bir bölge, Doğu Anadolu Bölgesi... Tek bir ürün! O da ortalaması 250 kilo, benim ilçem adına konuşuyorum. Yani sırf bir üründen de karşılığını alamazsa, uygun bir fiyatla malını satamazsa yapacak ve söylenecek sözler boğazıma düğümleniyor, hiçbir şey yok.

Evet, tekrar dediğim gibi TMO’nun açıkladığı fiyatlar tekrar revize edilerek günün şartlarından maliyet giderlerine göre hesaplanarak düzenlenmesini Pınarbaşı Ziraat Odası Başkanlığı olarak ve 122 mahalle muhtarım adına bunu devlet büyüklerimizden talep ediyorum’