Jeomanyetik fırtına gecesi kabus ve uykusuzluk iddiaları: Uzman isim son noktayı koydu

Sosyal medyada çok sayıda kişinin aynı gece kabus gördüğünü ve uyuyamadığını paylaşmasının ardından jeomanyetik fırtına tartışmaları büyüdü. Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş iddialara bilimsel açıklama getirdi.

Sosyal medyada son günlerde çok sayıda kişinin aynı gece uyku problemi yaşadığını, kabus gördüğünü ve huzursuz uyandığını paylaşmasının ardından jeomanyetik fırtına iddiaları gündeme taşındı.

Konuya ilişkin açıklama yapan Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, ortaya atılan yorumların bilimsel dayanağının bulunmadığını söyledi.

Dr. Demirtaş, ‘Bu iddia kanıtlanmış değil, abartılmış ve büyük ölçüde psikolojik ve sosyal etkiyle açıklanıyor’ dedi.

‘Herkes kabus gördü çünkü manyetosfer fırtınası oldu demek bilimsel değil’

Jeomanyetik aktivite ile ilgili değerlendirmesinde net ifadeler kullanan Demirtaş, ‘Herkes kabus gördü çünkü manyetosfer fırtınası oldu demek bilimsel değil, popüler bir şehir efsanesi’ ifadelerini kullandı.

Jeomanyetik fırtına gecesi kabus ve uykusuzluk iddiaları: Uzman isim son noktayı koydu

Sosyal medyada paylaşılan yorumların bilimsel veri gibi sunulmaması gerektiğini vurgulayan Demirtaş, ‘Reyting ya da dikkat çekme adına yapılan hurafelere kapılmayın’ açıklamasında bulundu.

‘Bazı küçük çalışmalar var ama kesin sonuç yok’

Bilimsel yayınlarda jeomanyetik hareketlilik ile bazı biyolojik etkiler arasında sınırlı veriler bulunduğunu belirten Demirtaş, ‘Bazı küçük çalışmalar jeomanyetik aktivite ile ruh hali ve kalp ritmi arasında zayıf korelasyonlar bulmuş olsa da bunlar kesin değil, herkeste görülmüyor ve rüya ya da kabus gibi spesifik etkileri açıklamıyor’ dedi.

‘Manyetosfer ile insan beyni arasında doğrudan bağ kurulamıyor’

Fiziksel açıdan değerlendirildiğinde doğrudan bir mekanizma bulunmadığını ifade eden Demirtaş, ‘Manyetosfer - insan beyni - rüya/kabus bağlantısı kurulamıyor’ sözleriyle mevcut iddialara karşı çıktı.

‘Sosyal medya aynı olayı yaşamış gibi bir algı oluşturuyor’

Toplumda oluşan ortak algının psikolojik etkilerle büyüdüğünü belirten Demirtaş, ‘Bir kişi sosyal medyada ‘uyuyamadım’ yazıyor, diğeri düşünüyor ki ‘Ben de kötü uyudum’. Sonra topluca bir olay algısı oluşuyor’ dedi.

Bu durumun psikolojide ‘kitle etkisi’ ve ‘telkin’ olarak tanımlandığını söyleyen Demirtaş, ‘Buna psikolojide kitle etkisi, telkin yani sügestibilite denir’ ifadelerini kullandı.

‘Bilimsel veri yerine algı öne çıkıyor’

Açıklamasının sonunda net bir değerlendirme yapan Demirtaş, ‘Dün gece dünya çapında anormal, güçlü bir manyetosfer fırtınası yoktu. Olsa bile insanların kabus görmesine neden olacak bir mekanizma bilinmiyor. Bu nedenle ortaya atılan yorumlar bilimsel değil, sosyal medya kaynaklı abartıdır’ dedi.