Eğitim-İş Kayseri'den sert çıkış – '23 Nisan'ı yeniden bayram yapana kadar durmayacağız'

Eğitim-İş Kayseri Şube Başkanı Murat Yıldız, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle yaptığı yazılı basın açıklamasında '23 Nisan'ı yeniden bayram yapana kadar durmayacağız' dedi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle yazılı bir basın açıklamasında bulunan Eğitim-İş Kayseri Şube Başkanı Murat Yıldız, ‘23 Nisan’ı yeniden bayram yapana kadar durmayacağız’ dedi.

‘Çocuklarımızın en temel hakları ihlal ediliyor’

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin bir tesadüf olmadığını ifade eden Yıldız, ‘Başöğretmenimiz, ‘’Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz’’ sözleriyle bu ülkenin ve Cumhuriyetimizin asıl sahiplerinin çocuklar olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir. Ancak bugün, ulusal egemenliğimizi ve çocuk bayramını kutlarken, Cumhuriyetin asıl sahipleri olan çocuklarımızın yaşam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gibi en temel hakları dahi sistematik şekilde ihlal ediliyor’ dedi.

Verileri sundu

Eğitim-İş olarak hazırladıkları ‘’Yoksulluğun Gölgesinde Sermayenin Sömürüsünde Kalan Çocuklar’’ adlı raporun sonuçlarını yayımlayan Yıldız aşağıdaki verileri sundu.  

  • ‘TÜİK’in 2025 verilerine göre ‘’Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma’’ (AROPE) riski en yüksek grup, yüzde 36,8 ile 0-17 yaş aralığındaki çocuklardır.
  • EUROSTAT verilerine göre, Avrupa ülkeleri arasında çocuk yoksulluğu ve sosyal dışlanma oranının en yüksek olduğu ülke, yüzde 37,6 ile Türkiye’dir.
  • Derinleşen ekonomik krizle beraber temel ihtiyaçları dahi karşılanamadığı için ailesi yanında desteklenen çocuk sayısı son dört yılda 137 binden 181 bin 202’ye çıkmıştır.
  • Sadece MESEM’de kayıtlı 561 bin 288 öğrenci bulunurken, kayıt dışı çalışanlar da dahil edildiğinde, okul sıralarında olması gereken yaklaşık 3 milyon çocuk iş yerlerinde sömürüye maruz kalmaktadır.’

‘En acı sonucu açlık’

Verileri yayımladıktan sonra açıklamalarına devam eden Yıldız, ‘Kâğıt üzerindeki bu istatistiklerin yaşama yansıyan en acı sonucu ise açlıktır. Yetersiz beslenme, çocuklarımızın fiziksel ve zihinsel gelişimini doğrudan tehdit eden bir halk sağlığı krizine dönmüştür. Sendikamızın her ay açıkladığı ‘beslenme çantası maliyeti’ verileri, krizin faturasının çocukların kursağından kesildiğini ortaya koyuyor: Mart ayı içindeki beslenme çantası maliyeti, bir önceki aya göre yüzde 6,15 artış göstererek bir çocuğun aylık beslenme maliyetinin asgari ücret içindeki payı yüzde 7,27’ye tırmanmıştır. Ailelerin beslenme çantası maliyeti altında ezildiği, okullarında açlıktan bayılan çocukların olduğu bir ülkede, ‘’en az bir öğün ücretsiz yemek’’ talebinin görmezden gelinmesi kabul edilemez’ dedi.

Eğitim-İş Kayseri'den sert çıkış – '23 Nisan'ı yeniden bayram yapana kadar durmayacağız'

‘MESEM kılıfı altında…’

MESEM gibi uygulamalar eliyle sermayeye ucuz ve güvencesiz iş gücü sağlandığını belirten Yıldız, ‘Yüz binlerce çocuğumuz örgün eğitimden koparılmakta, ‘’mesleki eğitim ve staj’’ kılıfı altında çocuk işçiliği devlet eliyle meşrulaştırılmaktadır. 2025 yılında sadece MESEM’e kayıtlı en az 85 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Gencecik bedenler iş cinayetlerine kurban giderken, çocuk yoksulluğu sistematik olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaktadır. Bedenleri sömürülen çocuklarımızın zihinleri de dogmalarla kuşatılmak isteniyor. Eleştirel düşünceden uzak, biat eden nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda, ideolojik tahakküm aracı olarak kullanılan tarikat ve cemaat uzantılı yapılar türlü protokollerle okullara sokuluyor. Eğitimin laik ve bilimsel niteliği gerici ve piyasacı kuşatmalarla aşındırılırken, çocuklarımız aydınlanmadan ve pedagojik ilkelerden uzak müfredatlarla geleceksizliğe mahkûm ediliyor. Tüm bu tablonun çıktısı ise yapısal bir şiddet sarmalıdır. Güvencesizlik, geleceksizlik, yoksulluk ve öğretmenin değersizleştirilmesinin birleşimiyle çocuklarımız; fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak bu yapısal şiddetin en savunmasız hedefi ve doğrudan mağduru haline gelmektedir’ ifadelerinde bulundu.

‘Eğitim-İş olarak…’

23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocukların geleceğini aydınlatma kavgası verdiklerini ifade eden Yıldız, ‘Dolayısıyla, Eğitim-İş olarak verdiğimiz laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelesi, yalnızca bugünü değil; 23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak çocuklarımızın geleceğini aydınlatma kavgasıdır. Ortaya koyduğumuz bu olumsuz tabloya rağmen umutsuzluğa kapılmıyoruz. Eğitim-İş olarak; başta aydınlık yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bugünü çocuklarımız için gerçek anlamıyla bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyoruz’ dedi.