Bankalar güçleniyor, vatandaş mevduata koşuyor

BDDK verilerine göre Türk bankacılık sektörünün toplam büyüklüğü 50,4 trilyon liraya ulaşırken, bankaların ilk dört aydaki toplam net kârı 363,6 milyar lira oldu ancak yüksek faizlerin etkisiyle vatandaşların birikimlerini bankada tutmayı seçtiği bu dönemde borç ödemelerinde hafif zorlanmalar baş gösterdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türk bankacılık sektörünün nisan ayı sonu itibarıyla güncel finansal verilerini paylaştı. Bankacılık sektörü, bir önceki dönemde 49,7 trilyon TL olan toplam aktif hacmini nisan sonu itibarıyla daha da yukarı taşımayı başardı.

Krediler 25 Trilyon TL'yi devirdi, mevduat hacmi rekor kırdı

Sektörün en büyük finansal kalemi ve ekonominin can damarı konumunda olan krediler, nisan ayı sonu raporlamalarına göre 25,6 trilyon TL olarak kayıtlara geçti. Bir önceki dönemde 24,9 trilyon TL düzeyinde seyreden kredi hacmindeki bu yükseliş, piyasadaki fonlama ihtiyacının devam ettiğini gösterdi. Sektörün bir diğer önemli kalemi olan menkul değerler portföyü ise nisan sonu itibarıyla 7,4 trilyon TL olarak açıklandı. Kredilerin geri dönüş performansını simgeleyen takibe dönüşüm oranı ise hafif bir kıpırdanma yaşayarak, önceki dönemdeki yüzde 2,62 seviyesinden yüzde 2,65'e yükseldi.

Bankaların en temel ve en büyük fon kaynağı olma özelliğini taşıyan toplam mevduat hacmi, nisan sonu itibarıyla büyük bir sıçrama gerçekleştirerek 29,2 trilyon TL'ye ulaştı.

Türk bankacılık sektörünün ocak-nisan dönemini kapsayan ilk 4 aylık birikimli net kârı 363,6 milyar TL olarak gerçekleşti. Sektörün bir önceki dönemde 288,4 milyar TL düzeyinde olan toplam birikimli kârı, nisan ayındaki katkıyla birlikte yukarı yönlü ivmesini sürdürdü.

Bankalar kredi musluklarını kısabilir

Bu durum vatandaşın cebini de etkiliyor. Sektörün en büyük fon kaynağı olan mevduat hacminin 29,2 trilyon TL'ye yükselmesi yüksek faiz ortamını değerlendirmek isteyen vatandaşların birikimlerini Türk Lirası mevduat hesaplarına yönlendirdiği açıklanan verilerde görüldü. Ancak nisan ayında aylık kârlılığın yavaşlaması ve kredilerin takibe dönüşüm oranının yüzde 2,65’e yükselmesi, yüksek faiz yükü altında kalan vatandaş ve esnafın borç ödemesinde zorlanmaya başladığını da gösteriyor. Bu gelişmelerle beraber önümüzdeki süreçte bankaların kredi musluklarını daha da kısacağına, vatandaşın nakde ve krediye ulaşmasının zorlaşacağına, mevcut borçlanma maliyetlerinin ise yüksek seviyesini koruyacağı tahmin ediliyor.