Altını şubat ayında alan yandı! Bankadan bile ucuz gram altın

Şubat ayındaki ithalat yasağı nedeniyle dünyadan 12 bin 500 dolar daha pahalıya satılan fiziki altın, temmuz ayında iç piyasadaki yoğun satışlar ve düşen taleple birlikte eksi 252 dolar işçilik farkına gerileyerek dünyanın en ucuz altını haline geldi. Ekonomist İslam Memiş detayları paylaştı.

İslam Memiş Hürriyet’te yer alan köşe yazısında en ucuz altının Türki’ye olduğunu açıkladı. Ayrıca Merkez Bankası'nın tonluk alımlarından "emanet altın" dolandırıcılıklarına kadar piyasayı çalkalayan 5 temel dinamiği mercek altına aldı.

‘İşçilik farkı eksi 252 dolara geriledi’

İthalat kısıtlamalarının iç piyasadaki yansımasını değerlendiren Memiş, şu ifadeleri kullandı; ‘İthalat yasağından dolayı şubat ayında 1 kg fiziki külçe altının 12 bin 500 dolarlık işçiliği vardı. Yani, şubat ayında farklı bir ülkeye kıyasla Türkiye’den 1 kg külçe altın almak için ekstra 12 bin 500 dolar fark veriyorduk. Martın son haftasında bu fark 6 bin 461 dolara gerilemişti. Bugünlerde ise o işçilik farkı tamamen kalktı, hatta dünya piyasasına kıyasla ‘-252’ dolar oldu, geriledi. Bu gram altına da yansıdı.’

‘Hem altına talep yok hem de bozduran çok’

Kuyumcular ile resmi kur arasındaki makasın kapandığını söyleyen Memiş; ‘Geçen hafta resmi kur ile fiziki Kapalıçarşı fiyatı arasındaki fark tamamen kapandı, Kapalıçarşı’da gram altın daha ucuzdu. Şubatta en pahalı altın bizdeyken temmuzda en ucuz altın bizde oldu. Çin’de geçen hafta 1 kg fiziki altın 280 dolar daha pahalıydı. Hindistan’da bin 250 dolar ucuzdu ama hem vergiler hem de arbitraj ucuzluğu farkettirmiyordu. Bu fark her zaman olmuyor! Altın yatay ve düşüş trendinde olduğundan işçilik fırsat gibi görülmeli. Özellikle temmuzun son iki haftasında fiziki altın bozduran çok oldu. Hem altına talep yok hem de bozduran çok. Haliyle en ucuz altın, Türkiye’de olmuş oldu. 28 Şubat’tan itibaren (savaş başladıktan sonra) altın yüzde 20 değer kaybederken, temmuzda yüzde 1.2 yükseldi. Yani, altın hem uluslararası hem de yurtiçi piyasalarda hâlâ ucuz.’

Resmi Gazete’de yayımlanan kararlarla fiziki karşılığı olan altınların Hazine ve Maliye Bakanlığı onayıyla borsada işlem görmesinin önünün açıldığını aktaran Memiş, rafinerilerin stoklarındaki ve üretecekleri altınların bir ay içinde Kıymetli Maden Takip Sistemi’ne (KMTS) geçirilmesinin kararlaştırıldığını belirtti. İkinci olarak piyasadaki dolandırıcılık risklerine değinen uzman isim, Sakarya’da yüksek kâr payı vaadiyle altın toplayıp ortadan kaybolan sözde kuyumcu örneğini vererek fiziki birikimlerini bu tür kişilere emanet eden vatandaşların ciddi bir mağduriyet riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Üçüncü önemli başlık olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hamlelerini işaret eden Memiş, bankanın altın rezervlerinde belirgin bir artış yaşandığını, haftalık bazda önce 10 ton, ardından 20 tona yakın ciddi bir alım gerçekleştirdiğini ifade etti.

Dördüncü sırada iç piyasadaki fiziki talebe vurgu yapan Memiş, yurt içindeki canlılığın sürdüğünü ve Darphane’nin sadece haziran ayı içerisinde 5,6 ton ziynet altın üretimi yaptığını kaydetti. Son olarak dijital alımlardaki hareketliliğe değinen ekonomist, haziran ayında internet üzerinden 121 bin adet altın alım işleminin gerçekleştiğini ve bu işlemlerin toplam parasal değerinin 4 milyar 954 milyon TL’ye ulaştığını aktardı.