400 yıl önce Kayseri'de evlenmenin bedeli dudak uçuklattı: Tam 4 ton!

Kayseri'nin 400 yıllık mahkeme kayıtları, o dönemde evlenmenin sanıldığı kadar hesaplı olmadığını gösterdi. Ortalama mehrin karşılığı ise şaşırttı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, bu kez 400 yıl önce Kayseri’de evliliğin maliyetini gündeme taşıdı. Şeriyye sicillerindeki kayıtlara dikkat çeken Cıngı, o dönemde belirlenen ortalama mehrin yaklaşık 4 ton koyun etine karşılık geldiğini açıkladı.

‘Kayseri şer‘iyye sicilleri bu iyimserliği biraz bozuyor’

Sosyal medya hesabından ‘400 yıl önce Kayseri’de evlenmek kaça patlıyordu?’ sorusunu yönelten Cıngı, paylaşımına şu sözlerle başladı:

‘Düğün salonu yok, fotoğrafçı yok, balayı masrafı yok. İnsan ister istemez 400 yıl önce evlenmenin daha hesaplı olduğunu düşünüyor. Kayseri şer‘iyye sicilleri bu iyimserliği biraz bozuyor.

400 yıl önce Kayseri'de evlenmenin bedeli dudak uçuklattı: Tam 4 ton!

17. yüzyılın başlarında evliliğin en önemli ekonomik yükümlülüklerinden birinin mehir olduğunu belirten Cıngı, ‘İncelenen nakdi müeccel mehirlerin büyük bölümü 5 bin ile 20 bin akçe arasında değişiyor, ortalama ise 11 bin akçenin biraz üzerine çıkıyordu’ ifadelerini kullandı.

Ortalama mehir 4 ton ete denk geliyordu

Dönemin parasını bugünün şartlarıyla karşılaştırmanın yanıltıcı olabileceğini vurgulayan Cıngı, 1618 tarihli Kayseri narhının dikkat çekici bir ölçü sunduğunu belirtti:

‘Bu rakamı bugünün parasıyla çevirmeye çalışmak yanıltıcı olur. Fakat 1618 Kayseri narhı bize güzel bir ölçü veriyor. O yıllarda koyun etinin fiyatı üzerinden hesaplandığında ortalama bir mehir yaklaşık 4 ton ete karşılık geliyordu.’

Para yerine bağ, buğday ve inek

Mehir ödemelerinin yalnızca parayla sınırlı kalmadığını aktaran Cıngı, ‘Sicillerde yedi kile buğday, bir bağ, hatta ‘bir gök inek’ mehir alacağı olarak karşımıza çıkıyor’ dedi.

Cıngı, 1626 yılında mahkemeye taşınan bir anlaşmazlığı ise şöyle anlattı:

‘Raziye’nin babası İbrahim, kızının 16 bin akçelik peşin mehri ödenmeyince damat Ali’ye karşı mahkemede hakkını arıyor. Ali borcun 6 bin akçe olduğunu söylüyor. Şahitler dinleniyor ve nikahın 16 bin akçe mehir üzerinden yapıldığını doğruluyor.’

Bir başka sicilde ise Gülsüm isimli kadının 8 bin akçelik mehir alacağına karşılık bir ev ile çeşitli ev eşyalarının verildiği bilgisi yer aldı.

‘Kadının gerçek bir alacağıydı’

Mehrin nikah sırasında söylenip daha sonra unutulan bir vaat olmadığının altını çizen Cıngı, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

‘Mehir, nikah sırasında söylenip unutulan bir rakam sayılmıyor, kadının mal varlığına ait gerçek bir alacak olarak kabul ediliyordu. Ödenmediğinde mahkemeye taşınabiliyor, kocanın ölümü hâlinde terekeden tahsil ediliyor, kadının vefatında ise mirasçılarına geçebiliyordu.’

Cıngı, paylaşımını, ‘Kayseri’de dört yüz yıl önce de evlilik gönül işiydi. Fakat iş hesaba geldiğinde, siciller son derece ciddiydi’ sözleriyle tamamladı.