Rüzgârlı tepede ateş yakılmaz
Eğri tez yıkılır doğru yıkılmaz
Kalleş arkadaşla yola çıkılmaz
Seni yarı yolda satar be oğul.
Akıllı kuş girmez bozuk tüneğe
Kulak verme vızıldayan sineğe
Yoldaş olma fırıldağa döneğe
Seni yarı yolda satar be oğul.
Güneşin önüne çekilmez perde
İlaç çare olmaz onulmaz derde
Sakın fırsatını verme namerde
Mecliste arkandan atar be oğul.
Dönme dolap gibi döner fırıldak
Eğrilmemiş yünden olur mu yumak
Ahmaklıktır döneklere inanmak
Döneklerde sebat olmaz be oğul.
Her yüze güleni dost olur sanma
Kötü arkadaşın narına yanma
Yalancı sözüne sakın inanma
Menfaat uğruna satar be oğul.
Kendi işini kendin bitir kurt gibi
Göğsünü toprağa verme sırt gibi
Namertleri sakın sanma mert gibi
Menfaat uğruna satar be oğul.
Sakın düşme boş hayalin peşine
Akıl ermez sahtekarın işine
Kahpe karı boynuz takar eşine
Kalleş dostunu da satar be oğul.
Öldürseler bile sözünden dönme
Sakın düşmanını hileyle yenme
Korkak arkadaşa asla güvenme
Korkunca seni de satar be oğul.
Düşmanın mert ise savaştan kaçma
Güneşli havada şemsiye açma
Namert çeşmesinden su bile içme
Gün gelir başına kakar be oğul.
Körün gözü olsa dünyayı görür
Yiğit yoldaşının uğruna ölür
Doğru kırılır da eğri bükülür
Eğrilerin gücü olmaz be oğul.
Namert kerameti kendinde arar
Kel haline bakmaz saçını tarar
Doğru söylenen söz insanı kırar
Kılıç da kının kesmez be oğul.
Her varlık gün gelir döner özüne
Güven olmaz düzenbazın sözüne
Tükürürsen utanmazın yüzüne
Yağmur yağdığını sanar be oğul.
Bulanık su elbet bir gün durulur
Kul hakkı yedinse hesap sorulur
Yokuş çıkan insan elbet yorulur
İnerken de hiç yorulmaz be oğul.
Kahramanlar çarpışarak ölürler
Dönekler herkese taviz verirler
İnatlar doğruyu yanlış görürler
Sahtekarda sebat olmaz be oğul.
Ele tavuk götürürsen kaz gelir
Anlayana sivrisinek saz gelir
Anlamazsan davul zurna az gelir
Bu kadar nasihat yeter be oğul.