Kayseri halkının günlerden beri bin bir umutla beklediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta sonu bir hışımla geldi yine bir hışımla gitti.
Biz Sayın Cumhurbaşkanı müjdeler verecek diye beklerken müjde vermediği gibi üstüne üstlük bir de beddua ederek devletin verdiği az çok bir şey varsa onu da başımıza kakarak gitti.
Sayın Cumhurbaşkanı 18 yıldan beri devletten pay alamadık diyenlerin: “Verdiklerimiz gözüne dizine dursun” diye bedduada bulundu.
Bu sözleri duyunca kendi kendime: “Bu iktidar 18 yılda Kayseri’ye hangi devlet yatırımını yaptı da biz inkar ediyoruz?” diye düşündüm.
Ben düşündüm yanımda yöremde olanlara sordum öyle Cumhurbaşkanının başımıza kakacağı kadar her hangi bir devlet yatırımı yapılmadığını gördüm.
Elbette devlet Kayseri gibi bir ile az çok yatırım yapacaktır. Devlet hiçbir şey yapmadıysa bile iktidara mensup belediyeler azımsanmayacak kadar yatırım ve hizmetler yaptılar. Bunu inkar edemeyiz.
Ama devletin yaptığı yatırımlara gelince benim bildiğim bir Şehir Hastanesi’ni yaptılar onu da yanlış yere ve yanlış şekilde yaptılar. Sonra onu devlet her hangi bir para vererek yapmadı yap işlet devret modeli ile yapıldı. Bunun parası da biz hasta olunca bize ödenecek tedavi masraflarından ödeniyor üstünde olmayan hastaların hastane masraflarını ödüyoruz.
Şayet Şehir Hastanesi Devlet tarafından ikiye üçe bölünerek zaman içersinde yine devlet tarafından yapılmış olsaydı hem daha ucuza mal olurdu hem de daha verimli olurdu.
Bu durumu bir uzmana sordum aldığım cevap benim düşündüğümün ve olmasını istediğimiz aynısı oldu. Uzman diyor ki: “Şehir hastanesi üçe bölünse eski Devlet Hastanesi’nin yerine bir merkez İldem tarafına bir hastane Organize Sanayi tarafına da bir hastane yapılsaydı bunlar da branşlara ayrılsaydı çok daha iyi olurdu. Şimdi hepsi bir yere yapıldı vatandaş aradığı yeri bile bulamıyor, bunun içinde Şehir Hastanesi’ne gitmek istemiyor. Hastanenin yeri ve şeklide zaten yanlış” şeklinde oldu.
Başka ne yapıldı diye aklımı bir kez daha karıştırdım Kayseri-Ankara arası yol yıllardan beri duble yol olarak yapılmaya çalışılıyor o da henüz tam teşekküllü yapılıp bitirilmedi. Her yıl bir bölümü sökülüp yeniden yapılıyor 20 yıldan beri inşaat sürüyor. Bunu da yatırımdan sayıyorlarsa o zaman bir diyeceğim yoktur.
Daha başka ne yapıldı Yamula Barajı yapıldı. Benim bildiğim Yamula Barajı sulama maksatlı bir baraj da anca elektrik üretiyor ada birilerine kiraya verildi ve şirket para kazanıyor biz de arada bir barajın kenarına gidebilirsek anca seyrine bakıyoruz.
Asıl maksadı gerçekleştirecek olan sulama kanallarından henüz hiçbir haber yok. Hızlı trenin projesi ve hangi güzergahtan geleceği belli değil. Hava alanı dersen hiç yok. Hala askeri hava alanının kenarında eğrelti bir yerden hizmet alıyoruz.
Tarım Organize Sanayi, Hayvancılık Organize Sanayi, yapılacak denildi ortada hiçbir şey yok. Endüstriyel ürünler üretecek organize sanayi de henüz akıllarından bile geçmiyor.
Kısaca bize devlet yatırımı olarak öyle ahım şahım bir hizmet yatırım yapılmış değil. Hala geldi gelecek, gitti gidecek, oldu olacak, hı hı şey diyerek günler, aylar, yıllar geçip gidiyor. Dile kolay AK Parti tek başına iktidar olalı tam 18 yıl olmuş yapılanlar ortada.
Üstelik de tek başlarına iktidar oldular. Bin bir vaatle geldiler hala vaatten başka ortada hiçbir şey yok.
Ben yine kendi kendime “Yahu iyi ki belediyeler var sevsek de sevmesek de beğensek de beğenmesek de onlar az-çok bir şeyler yaptılar. Keşke devlet de yapsa da eksik, yanlış veya yanlış yere yapmış olsaydı. O yok bu yok bir de başımıza kakıyorlar bize beddua ediyorlar. Ama varsan etsinler onların görevi yapar gibi görünmektir. Gazeteciler olarak bizim görevimiz de yapılamayanları dile getirmektir. Ne zaman istenilen hizmetler yapılır işte o zaman bizde onları veya kim yaparsa onu alkışlarız” dedim.
Şunu belirteyim ki bu millet yapılan iyiliği de, kötülüğü de hiçbir zaman unutmaz. Siz istediğimiz hizmetleri yapın ondan sonra inkar eden olursa o zaman konuşun yoksa söylediklerinizin hepsi karşılıksız kalır.