Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile okullarda başlatılan ücretsiz kitap uygulaması Kayseri’de harfiyen uygulanmaya çalışılıyor. Çalışılıyor diyorum çünkü bazı menfaat grupları bundan oldukça rahatsız! Bazı sendikalar ve STK’lar ise adeta ücretsiz kitap dağıtımına karşı çıkarcasına yaygara koparmaya çalışıyor. Hatta ve hatta Cumhurbaşkanı’nın emir ve talimatlarını uygulamaya çalışan devlet görevlilerini iftira ve ithamlarla caydırma gayretindeler.
Sayın Cumhurbaşkanı kaynak kitapları ders zilinin çaldığı ilk gün öğrencilerin masasına bırakırken, bunun yetersiz olduğunu düşünen bazı idareci ve öğretmenler Kayseri’de yayınevleri ile okul başı eski parayla bir buçuk trilyon liraya varan rakamlara kadar toplu anlaşmalar yaparak öğrenci ve velileri ek kaynak kitap almaya zorlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığının talimatını hiçe sayan bu uygulamaların ayyuka çıkması ile birlikte Milli Eğitim Müfettişleri ise soruşturma başlatmışlardır.
Asgari ücretlinin, garibanın, evine günde 2 ekmek götürmek için yevmiyeli çalışan dar gelirlinin cebine göz dikercesine yapılan bu uygulamaya kimse kılıf aramasın! Kaynak kitaplar yetersizse bunları konuşmak yerine öğrenci ve velileri yayınevlerinin önünde kuyruk bekletmeye, 50 liralık kitabı 100 liraya almaya mahkûm etmeye kimsenin hakkı da yoktur. Haddi de değildir! Yok, özel okullarda şöyle oluyor, böyle oluyor diye devlet okullarında öğrenci başı, 300 ila 500 lira arasında ek kaynak kitap sattırmaya çalışmak hukuksuzluktur. Bununla birlikte kul hakkıdır, kamu hakkıdır.
Öğrencinin hakkını savunmak sadece yayınevlerinin sözcülüğünü yapmak değildir. Öğretmenin hakkını savunmak yayın evleri ile işbirliği yapıp toplu anlaşma yaparak sözde okula gelir sağlayan ama perdenin arkasında şahsi menfaat ve çıkar kaygısı güden idarecilerin sözcülüğünü yapmak değildir.
Kayseri’de çeşitli gerekçeler altında kimse öğrenci ve velileri ek kaynak kitap almaya zorlayamaz. Okular ile toplu anlaşma yapmaya çalışan yayın evleri birbiri ile yarışırken, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ücretsiz gönderdiği kaynak kitapları kimse okulların deposunda çürümeye terk edemez.
Ederse, karşılarına Kayseri’nin mülki idare amiri, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın temsilcisi Vali Şehmus Günaydın gibi bir vatan evladı çıkar! Ne Cumhurbaşkanı’nın sözünü yere düşürür, ne de milletin hakkını menfaat gruplarına yedirir.
Göreve geldiği günden bugüne kadar Devleti ve Milleti için gecesini gündüzüne katan bir Valimiz var. Cep telefonu Kayseri’de adeta herkeste var! Türkiye’de de cep telefonunu kürsüden açıklayan başka bir vali yok! Vatandaş ile iç içe olan bir Vali’nin Kayseri’de her sıkıntıdan her problemden haberdar olması ise kaçınılmaz. Hal böyle olunca da çıkar ve menfaat gruplarının dümeni bozuluyor. İşlerine taş konuluyor. Bunu biliyoruz. Bundan kimlerin rahatsız olduğunu ve neden rahatsız olduğunu da biliyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç tarafından düzenlenen Sivil Toplum Kuruluşları Buluşması’na AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, önceki dönem Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlarından Taner Yıldız, Kayseri Valisi Şehmus Günaydın, 26.Dönem Kayseri Milletvekili Sami Dedeoğlu, AK Parti 25. Dönem İstanbul Milletvekili sanatçı Uğur Işılak, AK Parti Kayseri İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, MHP Kayseri İl Başkanı Adnan İncetoprak, ilçe belediye başkanları, kentteki sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve temsilcileri katıldı.
Toplantı gayet sakin ve sukunetli bir şekilde başladı ve bitti. Toplantının bir kısmı basına açık kalan kısmı ise basına kapalı yapıldı. Basına açık kısmı ile ilgili bir sıkıntı yok ama basına kapalı olan kısmı ile ilgili adeta dedikodu merkezleri hareket geçti, iftira ve karalama kampanyaları yapılmaya başlandı. Hatta bazı isimler köşe yazarlığı adı altında basına kapalı kısmı iftira ve yalanlara süsleyerek Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a servis etmeye çalışıyor.
Uzaktan bakınca mazlum görünen ama içine girince iftira ve yalanı soluksuz kaleme alan bu isimlere taş atsak, taş gücenir! Söz söylesek kelimeler rencide olur! Onlara söyleyeceğimizi taşa söylesek utancından ikiye ayrılır! Millet ve Devlet hakkı diyerek kimsenin kimseye iftira hakkı yok! Tabi şahsen bunların neden yapıldığını çok iyi biliyor ve anlıyorum. Hatta hangi grupların bu işe çanak tuttuğunu ise biliyorum. Günü geldiğinde bunları da açık açık muhataplarının yüzüne ifade edeceğim gibi yine bu satırlardan sizlerle paylaşacağım.
Şimdi gelelim STK buluşmasına!
Zaten buluşmadan önce bile odakların iş birliği yaptığını görüyoruz.
Toplantıda bir sendika başkanı çıkıyor! Kameralar karşısında söyleyemediği sözleri basına kapalı şekilde ifade ederek, devlet okullarında ek kaynak kitap satışlarını destekliyor. Bununla mücadele eden devlet görevlilerinin yanlış yaptığını söylüyor. Yani okullarda ek kaynak kitap zorunluluğunu destekliyor. Çok merak ediyorum. Acaba bu sendika başkanının bir yayınevi ile ortaklığı falan mı var! Neden bir insan garibanın cebinden zorla 300-500 lirasının alınmasını savunur ki!
Bunun karşılığında da Kayseri Valisi Sayın Şehmus Günaydın çıkıyor; “Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın öğrencilere ücretsiz kitap dağıtılması projesini baltalamaya, engel olmaya çalışanlara ve garibanın fırından aldığı 2 ekmek parasını ek kaynak kitaplara kartarmaya çalışanlara izin vermeyeceğim.” diyor!
Son derece nezaketli, sakin ve naif ifadelerle kararlılığını ortaya koyuyor. Kararlı bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın projesinin her daim yanında olduğunu söylüyor. Sesini dahi yükseltmiyor.
Az biraz Allah’tan korkan, kuldan utanan birisi bunun azarlama olmadığını bilir. Hatta aksine Devlet’in, Millet’nin hakkını savunduğu için memnun olması gerekir!
Bu konuyu basına servis edenlerden değil, o toplantıya katılan birçok kişiden, Ak Partili yöneticilerden, MHP’li yöneticilerden yine eğitim ve yardım kuruluşları temsilcilerinden, belediye yetkililerinden hepsinden dinledim. Bir kişi de çıkıp “Vali sesini yükseltti” demiyor. Aksine “Valimiz kararlılığını ifade ederek, yerinde konuştu. Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sözünü havada bırakmadı. Mazlumların hamisi olan Devlet başkanımızın temsilcisi olarak Kayseri’de mazlumların hamisi olduğunu gösterdi.” diyorlar.
Daha ne desinler!
Dinimiz haksızlık karşısında susanın dilsiz şeytan olduğunu söylüyor. Ve yine Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sav) Efendimiz; “Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin. Eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin. Buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” buyuruyor.
Şimdi Vali Bey bu işi eliyle düzeltmeye çalışıyor. Bizde dilimizle destekliyoruz. Milletimizde kalben yanımızda! Peki bu işi kaşıyanlar ve rant devşirenler siz bu kötülüğün neresindesiniz!
Şunuda unutmayalım Milli eğitim bakanlığı ve kayseride ki Milli eğitim müdürlüğü yetkililerinin ailelerimizin imkanları var ise çocuklarına özel kaynak kitap almalarına ve evde çalışmalarina bir itirazı yok. Sayın cumhurbaşkanımız recep Tayyip Erdoğan'ın öğrencilerimize dağıttığı ücretsiz ders kitapları yerine özel kaynak kitaplarınin ders kitabi olarak okutulmasına karşı denetim yapmaktadır.