Hukuk kavramını açıklayabilmek için öncelikle hukukun oluşmasını ve gelişmesini sağlayan Toplum ve Toplum Düzeni kavramlarından söz etmek gerekir. Zira hukuk kavramını, toplum kavramından ayrı olarak düşünmek mümkün değildir. Eğer bir toplum varsa, orada mutlaka toplumu düzenleyen ve uyulması gereken kurallar da olmalıdır. Çünkü topluluk halinde yaşamak için bir düzene ve kurallara ihtiyaç vardır. İşte hukuk da toplumu düzenlemek amacıyla devlet tarafından konulmuş kurallar olarak ortaya çıkmıştır.
İnsanlar arası toplumsal ilişkilerde insan unsuruna değer vermek ve insanın yapısal özelliklerine uygun toplumsal ilişkilerini düzenlemek en önemli devlet görevlerinden kabul edilmektedir. İnsanı tanımadan, özelliklerini, arzu ve eğilimlerini bilmeden, davranışlarının kaynağı ve dayanağı olan değer yargısı ve inançlarını dikkate almadan onu mutlu ve huzurlu kılmak mümkün olmadığı gibi toplumsal ilişkilerine yön vermek de mümkün değildir.
Kişilerin karşılıklı ilişki içinde bulundukları toplum hayatı bir düzeni gerektirir. Kural ve kurala uyma fikrinin bulunmadığı bir toplumda düzenden söz edilemez. Böyle bir toplumda, kargaşa ve anarşi hakim olur. Hukuk, her şeyden önce bir toplumda uyulması gerekli davranış kurallarını oluşturur. Hukuk kuralları, kişilerin görev ve sorumluluklarını, yaşayışını belirli esaslara göre düzenlemek için getirilmiştir. Toplumsal ilişkileri düzenlemek ve hukuk kurallarını oluşturmak, kanun yapma yetkisine sahip devlet organlarına aittir. Böylece hukuk ile toplum düzeni sağlanmış olmaktadır.