Kayseri ilinin Sarıoğlan ve Bünyan ilçeleri sınırlarında, Kayseri merkezine yaklaşık 40–60 km mesafede bulunan tektonik oluşumlu ve kapalı havza özellikli sığ bir tuz gölüdür. Göl ve çevresi MÖ 2. bin yılının başından günümüze kadar Hititler, Dulkadiroğulları ve Osmanlı Devleti gibi birçok devlet ve beyliğin yerleşim alanı olmuş, ticaret ve göç yollarının önemli kesişim noktalarından biri olmuştur. Göl ve çevresi tarihi ipek yolunun da üzerinde bulunmaktadır. O dönemde ticaret için Sultanhanı gibi birçok han bulunmaktadır. Kayseri, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarından göç eden kuşların göç yollarının bileşme noktasıdır. Ayrıca Kayseri, önemli sulak alanlar olan Palas Tuzla Gölü, Hürmetçi ve Sultan sazlığına sahiptir. Doğal bitkiler tahrip olmuş, ancak tuzcul bitkiler çalı ve otlar ile suya yakın alanlarda küçük ağaç grupları bulunur.Çeşitli ekosistemlerin bir arada bulunup kaynaşmasıyla Palas Tuzla Gölü zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. IUCN ve Türkiye Kuşları Kırmızı Listelerine göre nesli tükenmek tehdidi altında bulunan bazıları göç döneminde burada görülmekte bazıları da burada üremektedir. Göl çevresindeki sulak çayır habitatı, kuşların üreme ve beslenme alanı olarak kullanıldığından biyolojik çeşitlilik açısından önem arz ediyor. Alandaki toplam 295 damarlı bitki taksonundan 22'si endemik özellikte bulunuyor. Çevresinde farklı habitatları bir arada bulunduran Tuzla-Palas Gölü, kuş gözlemi, doğa gezileri, doğa fotoğrafçılığı ve çamur banyosu imkanıyla birçok yerli ve yabancı gözlemci, bilim adamı ve doğaseverin ilgisini çekiyor. Tuzla Palas Gölü'nün havzası, bu sene son yılların en yüksek yağışını aldı. Kesin korunacak hassas alanlar arasında yer alan gölün çevresinde bulunan ve sıcaklığın artmasıyla eriyen karların suları, dört bir yandan havzaya doğru akmakta. Bu seneki yağışlarla birlikte 'Hayat ağacı' yeniden bu gölümüzde görsel şölen sundu bizlere. Kayseri'de, Cumhurbaşkanı kararıyla kesin korunacak hassas alan ilan edilen Kayseri Palas Gölü, kıyıdaki tuz tabakası oluşumu, endemik bitki ve kuş çeşitliliğinin yanı sıra çevresindeki habitatla keşfedilmeyi bekliyor. Çevresinde farklı habitatları bir arada bulunduran Tuzla-Palas Gölü, kuş gözlemi, doğa gezileri, doğa fotoğrafçılığı ve çamur banyosu imkanıyla birçok yerli ve yabancı gözlemci, bilim adamı ve doğaseverin ilgisini çekiyor. Bölge aynı zamanda İpek Yolu üzerindedir. O’kadar büyük olmasa da Palas Gölü'ndeki mekanizmayı, ekosistemi görmek için bu bölgeye çok rahatlıkla gelebilirsiniz. Palas Gölü, kapladığı alan, sakinliği, özellikle kuşların çokluluğu, çeşitliliği ve ulaşılabilirliğiyle, turizm açısından önemli potansiyel teşkil etmekte. Gelince sadece Palas Gölü'nü görmeyeceksiniz. Hemen etrafta tarihi Sultanhanı, Şahruh Köprüsü var, yanından Kızılırmak geçiyor. Bir rota çıkarılabilir ve Palas Gölü bu rotanın üzerinde bir destinasyon olarak değerlendirilebilir. Bu bölgeyi besleyen kaynakları korumanın, taban suyunu kontrollü bir şekilde kullanmanın, kirliliğin önüne geçmenin, bölgeye turizm veya gezi amaçlı yapılan seyahatlerde de etrafı kirletmemeye de dikkat etmek gerekir. Bu bölgenin kuşlar açısından ne kadar önemli bir yer olduğuna bilimsel makaleler ve araştırmalarla ile ortaya koyulmakta. Dolayısıyla böyle önemli bir gölün daha daha ciddi bir şekilde koruma altına alınması gerekir. Buraya insanların sıklıkla gelerek kuş gözlemleyecekleri daha uygun, güvenli hiyjen bir tesisler yapılabilir. Bu tesisler, dünyaya duyurularak oradaki gölün güzellikleri anlatılabilir. Gelen ziyaretçiler üzerinden de bir gelir model oluşturularak sistemin korunması sağlanabilir. insanlar yeni bir şeylerin peşinde koşmak yeni fikirlerle ortaya çıkarıp topluma ve yaşadığı yere katkı vermek yerine etraflarında gördükleri normları devam ettirmeyi ve toplumun onlardan beklediklerini yapmayı tercih ediyorlar. Bu davranış biçimi kültürel nedenlerle mi yoksa eğitim sistemi yüzünden mi oluyor bilemem ama sonuç olarak cabbar girişimcilik ruhunu Palas Gölü ve çevresinde görmemiz gerekliliğinin zamanı geldi de geçiyor.