Muhammed Kösedağ

İKİ AYRI MAÇ...

Muhammed Kösedağ

Dünkü maçı ilk yarı ve ikinci yarıyı ayrı ayrı ele almak gerekiyor. 
İlk yarıdan başlamak gerekirse.
Kayserispor dünkü maçın ilk yarısında bu sezonun en kötü futbolunu oynadı. 
Galatasaray temsilcimiz karşısında istatistikleri  alt üst etti. 
18. dakika itibariyle topla oynama %75’e - %25 olarak göze çarparken, ilk yarı bittiğinde bu sayı %72’ye %28 idi. 
İlk yarı sonunda Galatasaray  311 başarılı pas yaparken, Kayserispor 100’ü geçememiş. 
Kayserisporlu futbolcuların ilk 45 dakikada sahada olduğundan bile emin değilim. İlk 10 dakikada Lennon’un bireysel çabası ile rakip kalede 1-2 defa hareketlilik yaşatan Kayserispor, kalan dakikalarda sahada yok gibiydi. Fernandes, Muğdat ve Alibec’in ismini bile duymadık ilk yarıda. 
Birbirinden inanılmaz kopuk şekilde oynayan futbolcular, üst üste 2 pas yapmaktan, baskı yapmaktan aciz. 
Defans desen evlere şenlik. Galatasaray hücumcuları her atakta Lung ile karşı karşıya kalıyor. 
Her duran top Kayserispor kalesine yöneliyor. 
Allah’tan Lung var da, tarihi farkı önlüyor. 
Tamam Galatasaray güçlü takım, formda takım, maç İstanbul’da... 
Ancak bu kadar çaresiz, bu kadar mücadeleden uzak, bu kadar vurdumduymaz bir takım olamaz. 
Lung sakatlanmasına rağmen son 3,4 dakikada kalede yine devleşti. Sakat haliyle bile kurtarış yaptı. Bu adamın hakkı nasıl ödenecek inan bilmiyorum. 
İlk yarıyı öyle yada böyle golsüz berabere bitirmek çok önemliydi. Kayserispor bunu başardı. Galatasaray ilk yarıda golü bulsa ikinci yarı farka gitmesi kaçınılmazdı. 
Devre arasında Samet Hoca oyuncuları iyi motive etmiş anlaşılan. Alibec’i oyundan alması da çok mantıklı bir hareket oldu ancak ben sahada adeta yürüyen, bireysel oynayan Fernandes’in de oyundan çıkması daha iyi olabilirdi. Çünkü Fernandes adeta takımın el freniydi. 
Galatasaray ikinci yarıda biraz durgunlaştı. Aslında Kayserispor da toparlandı demek daha doğru olur. 
Hiç yoktan mücadele eden, sahada ne yaptığını bilen bir takım vardı ikinci yarıda sahada.
Devre arasında hoca ne söylediyse oyunculara, tesir etmiş anlaşılan. 
İkinci yarıdaki futbol umut vericiydi ki, Muğdat’ın akılsır ermeyen hatası. Yaptığı penaltı ve gördüğü kırmızı kartla adeta takımı sabote etti. İlk yarıda gördüğü sarı kart amatör futbolcuların bile yapmayacağı basitlikteydi. Üzerine penaltı yaptırıp, takımı 10 kişi bırakması affedilemez.
Bugün 1 puan her ne kadar Lung’a yazılsa da, kaybedilen 2 puan ise Muğdat’a yazar. Böyle bir maçta takımı 10 kişi bırakmak gerçekten ihanettir. 
Hatay maçında Pedro, bu maçta Muğdat !..
Adeta takımı yarı yolda bıraktılar. Kayserispor belki 11’e 11 oynasa, sahadan üç puanla ayrılabilirdi. 
Kayserispor ikinci yarıda büyük bir direniş örneği gösterdi.
Muğdat’ın takımı eksik bırakması bütün oyunculara ayrı bir sorumluluk yüklerken, oyuncular üzerine düşeni en iyi şekilde yaptı. 
İnanılmaz zor deplasmanda, daha ilk yarıda fark yiyeceği maçtan 1 puanla ayrılmak çok önemliydi. 
Samet Aybaba’nın da işi kolay değil. Saha içerisinde disiplinsizlik gerçekten çok büyük. Hocanın buna bir an önce el atması gerekiyor. 
Takımı yarı yolda bırakan oyunculara büyük yaptırımlar uygulanmalı. Bu takım buralara kolay gelmedi.
Netice olarak bu sezon Kayserispor ilk beraberliğini elde etti. Böyle bir maçta Galatasaray’dan 1 puan almak çok önemliydi. Haftaya Karagümrük’ü konuk edecek olan Kayserispor kazanarak yeni bir yol çizmeli.

Yazarın Diğer Yazıları