Metin Kösedağ

Milli Takım ve Terim...

Metin Kösedağ

HAFTANIN son yazısında futbolumuzu yakından ilgilendiren “en önemli” konuyu yazmak istedim.
 
Yani Fatih Terim’in Türkiye Milli Takımlar Direktörlüğü’nden ayrılışını.
Bu ülkede sadece “laf ebeliği” yaparak uzun yıllar “götürü” mekanizmasını çalıştırarak “zenginler kulübüne” giren bir çok isim var.
Bunların başında da Fatih Terim var.
 
Ayar veren,
Caka yapan,
Kendini “üst akıl(!)” olarak gören ve belirli bir kesime de gördüren,
Kendisini “Milli timsal” olarak gösteren ama perde arkasında yemediği hiç bir halt bırakmayan, işine gelen antrenörü “cellat” gibi kestiren,
İstediğini Milli Takıma kadar taşıyarak zengin eden,
Say say bitmez.
 
Herkesler birşeyler yazdı, çizdi.
 
Peşinen söyleyim, Fatih Terim ile ilgili bugüne kadar yazdığım her yazımda onun “bu ülkeye, fubolumuza yakışmayan” biri olduğunu söylemiştim.
Bugün gelinen nokta ne yazık ki beni haklı çıkardı.
 
Efelik, kabadayılık, ona buna ayar verme ne ararsanız var Fatih Terim’de.
 
Ama bu canavarı kendimiz oluşturduk.
 
Hiç haketmediği şekilde “imparator” ilan ettik. “Küçük dağları ben yarattım” edası ile yıllarca futbolumuzda söz sahibi olması Fatih Terim’i adeta “güç zehirlenmesine” soktu.
 
İşte son vukatı da ortada.
Mekan basmalar,
Gider yapmalar,
Tv ekranında tehdit etmeler,
Ne ararsanız var.
 
Yıllarca futbolun patronluğunu yapıp, “astığım astık, kestiğim kestik” olan Fatih Terim bu haliyle Milli Takımların başında fazla bile bekletildi.
 
İstanbul basınındaki üç-beş yandaşı ile yıllarca gücü kendinde gören Fatih Terim’in bugünlere gelmesinde futbolumuzu yönetenlerin büyük kabahati var.
Dünyanın en çok para kazanan teknik adamı olarak tarihe geçmesine rağmen, hâlâ futbolcuları ile “para dalaşına” giren de aynı Fatih Terim’di.
 
Kaprislerini her şeyin önünde tutan ve “futbol direktörlüğünden” başka her “pis işe” bulaşması kendisi için sonun başlangıcı oldu.
 
Ne zaman ki “Allah şaşırttı” ve gitti mekan bastı, adam dövdürdü, o zaman futbolu yönetenlerin de aklı başına geldi.
 
Allah’tan akl-ı selimler bu konunun üstünü kapatmadı.
Ama; bu kez Türkiye yemedi.
Herkes gereken tepkiyi koydu.
 
Üç beş çapulcunun “ne olmuş yani mekan bastıysa, karşı taraf haketmiştir...” demesine bakılmadan, ipi çekildi.
 
Şimdi futbolumuz için yeni bir dönem başlıyor. Yeni Fatih Terimler istemiyoruz. Bırakın Şenol Güneş’i, Lucescu’yu, Mustafa Denizli’yi. Öyle bir yapı oluşturun ki, günü birlik başarılar değil, yıllar sonra gelecek “başarılı bir hikaye”nin alt yapısı olsun.
 
Bu yapılanma için gerekirse 3-5 senemiz de heba olsun.
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
NE ARADIĞINI BİLMEYEN, BULDUĞUNU ANLAYAMAZ. Konfiçyüs

Yazarın Diğer Yazıları