Mesut Koç

Kayseri'nin Başkent ilan edilmesi…

Mesut Koç

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nden dün bir haber geçtiler. Kayseri’nin TÜRKSOY Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edildiği duyuruldu. Birkaç gün önce de belediyede bir toplantı düzenlenmiş ve yabancı heyetin katılımıyla, şehrin 2029 Dünya Spor Başkenti ilan edilme ihtimalinin çok yüksek olduğu ifade edilmişti. Hatta toplantıya katılan yabancı heyetin başkanı, ‘‘Kayseri yüzde 99 spor başkenti ilan edilecek, hiçbir sorun gözükmüyor’‘ mealinde açıklamalarda bulundu.

Ve Kayseri’de pek çok bürokrat ve siyasetçi, sosyal medyada paylaşımlar yaparak, ‘‘bu büyük başarıyı’‘ kutladılar.  
Bu tür etkinlik veya organizasyonlar, şehrin uluslararası arenada tanıtımı için elbette çok önemli. Tarihi, kültürel ve sportif alanlarda başarılara imza atmak, bu alanda mevcut olan tesislerimizin tanıtılmasına da çok önemli katkılar sağlıyor şüphesiz bu etkinlikler.

Ama ben bu noktada özellikle bir hususa değinmek istiyor. Odatv adlı bir internet sitesinde, belediyenin spor başkenti adaylığı ile ilgili garip bir haber gördüm. Haberde özetle, Avrupa’da pek çok şehir dururken, Avrupa Spor Başkentleri ve Şehirleri Federasyonunun (ACES Europe) neden devamlı olarak Türkiye’deki illeri bu kapsamda başkent ilan ettiğini sorgulamış. Ve sözüm ona bu kuruluşun, ‘‘para karşılığı bu işleri yaptığını’‘ ima etmeye çalışıyorlar. Bu organizasyonun şehre ne tür katkılar yaptığına dair şüphelerin de olduğu yine aynı haberde dile getirilmiş.

Bu haber doğrudur yanlıştır bilemiyorum. İnsanların aklına düşürmek istediği soru işaretlerinin aslı var mı yok mu o konuda da fikir sahibi değilim.

Ama bu noktada şunu ifade etmek istiyorum ki, pek çok insan, Kayseri’nin ‘‘hem kültür hem spor başkenti’‘ ilan edilmesinin ne anlama geldiğini bilmiyor. Bunun hem ulusal hem uluslararası alanda ne tür faydalar sağlayacağını, şehrin marka değerine nasıl bir etki yapacağını kestiremiyor.

Başkan Büyükkılıç başta olmak üzere, ekibinin bu konuları çok daha net ve halkın anlayabileceği bir tonda yansıtmasının çok fayda sağlayacağına inanıyorum.

Bu tür organizasyonlar için nasıl bir maliyete katlanılıyor, bunun sonucunda somut ve soyut ne tür faydalar bekleniliyor bunları kamuoyuyla paylaşılması çok isabet olur.
Aksi halde, yalan yanlış bilgiler kamuoyunda yayılmaya devam eder. Gerçekte bu organizasyonlar dışarıda çok büyük işe yarasa da, neticede kendi içimizde olumsuz bir algı oluşursa, pek bir anlamı kalmaz.
Onun için algının da çok iyi yönetilmesine ihtiyaç duyulduğu kesin.
 

Yazarın Diğer Yazıları