Hüsamettin Urfalıer

Ser Mimaran-ı Cihan Mimar-ı Azam Kocasinan-3

Hüsamettin Urfalıer

Bu ve benzeri yüzlerce örnek ve icat var eserlerinde, muhakkak eserleri tüm bu muazzam yönleriyle devirler üstüdür. Yaşadığı dönemde batılı meslektaşları eserleri karşısında dehşete düşmüş, Sinan’ı çok kıskanmış en büyük kubbeyi biz yaparız iddialarında bulunmuştur. 
    Ahmet Hamdi Tanpınar onu “susan taşın ve konuşan hacimlerin şairi” ilan eder ve şöyle tanımlar Sinan’ı:
    İlâhî Sinan! Ey taşın ve konuşan hacimlerin şairi; ey maddenin utkusuna kendi nabzının ahengini hepimizin imanıyla beraber geçiren! 
    Aydınlığı en bilgili terkiplerde eritilmiş madenler gibi yumuşatıp ondan zaferlerimize Hilâller biçen! 
    Sen bu şehre bütün dünyanın kıskanacağı bir cami yapmakla kalmadın; insan zekâsının erişilmez hadlerinden birini tespit ettin..
    Tüm bunlara karşın tam bir şahsiyet abidesi olan Mimar Sinan saltanatın en zirvede olduğu dönemde baş mimar olmasına ve adı Osmanlı’da adı bir efsane gibi dört bucağa yayılırken mührüne kendisini tarif için “değersiz ve muhtaç kul” ifadelerini kullanmış pek çok mevzuda olduğu gibi "tevazu" konusunda da tarihe geçecek namzette özel bir insan olduğunu, bu derece bir feraseti ve tevazuu göstermiştir.
    1588 yılında vefat eden Koca Sinan 99 yıllık ömrüne 375’e yakın yapı sığdırmıştır. Yılda ortalama ne kadar eser bıraktığı ortadadır. Kaldı ki; eseri çizmiş, yerini düşünmüş, mühendisliğini canlandırmış ve büyük şaheserlerin yapımına nezaret etmiştir. Yapımının yıllarca sürdüğü göz önüne alınırsa hayret edilecek bir tempodur. 
    Fikir hayatında "ben olanaksız olanı istemek yerine, mümkünün alanını tüketmeyi yeğledim hep, hayatın sınırlılığı, evrenin sonsuzluğunu kavramaya yetmez. Sana direnen durağan düşünce kalıplarını aştın mı, elde ettiğin ödül “çözüm” olur. Planı kurduktan sonra her şey olanakları zorlama serüvenidir yalnızca.” Demiştir.
    Alçak gönüllüğü gibi son derece mütevazı ve sade olan türbesi Süleymaniye Camii yanında Şeyh-ül İslâm kapısından dökmeciliğe giden yolun birleştiği noktada bulunmaktadır. 
    Geçti bu dem de cihandan Pir-i Mimar Sinan..Nur içinde yatsın, amel defteri henüz kapanmamıştır ya, hiç kapanmasın...

Yazarın Diğer Yazıları