Hüsamettin Urfalıer

Bir zamanların görkemli fuarı 'kayseri anadolu fuarı'

Hüsamettin Urfalıer

 

    Fuar kelime manasıyla belli zamanlarda, belli yerlerde ticari mal sergilemek veya hizmet tanıtmak amacıyla açılan büyük sergi anlamına gelmektedir. Diğer bir ifadeyle firmaların yeni pazarlara girmek, ürünlerini tanıtmak ve marka bilinirliğini arttırmak gibi birçok sebepten dolayı büyük rağbet gösterdiği etkinliklerin yapıldığı yerdir.
    Kayserimizde üretilen ürünlerin sergilendiği, bunların ülkemize ve dünyaya tanıtılarak pazarlanmak üzere 1967 yılında kurulan Anadolu Fuarı şehrimizdeki ticaret hacminin artmasına ve Kayserimizin reklamının yapılmasına çok ciddi katkı sağlamıştır. Elbette o dönemde ülkemizdeki fuarlardan en büyüğü İzmir Enternasyonel fuarı idi.
    Şuan yerinde 2008 yılında inşa ettirilen Kadir Has Kongre ve Spor Merkezi bulunan fuarın açılışından bu yana 56 yıl geçmiş olmasına karşın, fuarın o çok canlı ve eğlenceli hali halen gözlerimin önüne gelir. Fuar ticaret ve sanayi şehri olan Kayseri’mizin Anadolu ve dünyaya açılan penceresi ve tam bir panayır yeriydi. İçerisinde firmaların tanıtım ve küçük satış stantlarından oluşan pek çok yer vardı. 
    22 yaşında olmama rağmen bana ve akranlarıma çocukluğumuzu unutturmayan bir yerdi. İçinde bulunan lunapark çok dikkat çekiciydi. Çok güzel oyun aletleri ve hiç unutamadığım oyun araçları ve hele bir de silindir yerde dönen efsane motosiklet gösteri çadırındaki motorcuyu nefes almadan izlerdik. Diyebilirim ki zamanın en teknolojik ve dehşet verici gösterisiydi.
    Doksanlı yılların başına kadar hemşehrilerimizin dolup taşırdığı fuar yaz akşamlarının vazgeçilmez yegâne mekânıydı. Temmuz ayının gelmesini fuarın açılmasını için iple çekerdik. Temmuz ağustos aylarında başta Kayseri’nin o dönem en ünlü sosyal gezinti yeri olan Sivas Caddesi başta olmak üzere tüm sokak ve caddeler fuarın flamalarıyla süslenirdi. 
    Rengârenk ışıklarla bezeli giriş kapısının görünmesiyle ve müzik sesi de başlar, heyecan doruk yapardı. Üzerinde pedallı teknelerin yüzdüğü havuzuyla, luna parkıyla, çay bahçeleriyle, uçan balonlarıyla, rengârenk çiçekleriyle, elmaşekeri, mısır, çekirdek, pamuk şekeri vs. satan esnafı ile bambaşka bir hava estirirdi. Özellikle fuarın açılmasıyla birlikte, herkes birbirine büyük bir heyecanla fuarda ne gördüğünü anlatırdı. Hafta sonu gelince çocuklar fuara gitmek için babasını ikna etmeye çalışırdı. Nato Caddesi'nden fuar yönüne giden dolmuşlar dolar taşardı. 
    Sonuç itibarıyla Kayseri'nin çok önemli bir sosyo-kültürel merkeziydi. Hatta denilebilir ki fuar işlevi bunlardan çok daha sonra geliyordu. Ne yazık ki; yeni nesil bunlara şahitlik edemedi. 
    Günümüzde fuar ismini daha çok kitap fuarları, yöresel lezzetler fuarları ve tarım fuarları ile duyuyoruz. O günkü fuarın yerini ise bugün Anadolu Harikalar Diyarı, Mazakaland ve büyük alışveriş merkezleri almış gibi değilmi? Ne dersiniz?

Yazarın Diğer Yazıları