Türkiye Basın Federasyonu, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu protesto etti

Türkiye Basın Federasyonu temsilcileri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı protesto etti, Filistin'de hayatını kaybeden gazetecileri andı.

İsrail Büyükelçiliği önünde gerçekleştirilen protestoda, Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan, basın mensuplarına açıklama yaptı. Burhan, Gazze'de yaşanan insanlık dramına dikkati çekerek, ‘Filistin unutulmayacak, Gazze unutulmayacak. Bu insanlık dramının gündemden düşmesine, dünyanın sessizliğe gömülmesine izin vermeyeceğiz.’ dedi.

Gazze'de yaşamını yitiren gazeteci sayısının ateşkes öncesinde 265 olduğunu belirten Burhan, ateşkes sonrasında bu sayının 276'ya ulaştığını söyledi. Burhan, Netanyahu'nun Türkiye Cumhuriyeti'ne ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalarını kabul etmediklerini ve kınadıklarını belirtti. İtirazlarının bir dine, millete veya inanca olmadığının altını çizen Burhan, 'Sağduyulu Yahudi ve Musevilere de sesleniyoruz. İsrail'in soykırımcı Başbakanı Netanyahu'yu artık durdurun. Soykırımcı Başbakanı sağduyulu Yahudiler de devreye girerek durdurmalıdır. Bizim hiçbir dinle, hiçbir görüşle problemimiz yok.' diye konuştu.

Basının sorumluluğuna da dikkat çeken Burhan, Gazze’de yaşananların kamuoyuna aktarılmaya devam edeceğini belirterek, hayatını kaybedenlerin hikâyelerinin anlatılacağını ve uluslararası kamuoyunun dikkatinin bölgedeki gelişmelere çekileceğini söyledi.

Netanyahu’nun açıklamalarına tepki

Sinan Burhan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarına da tepki gösterdi.

Burhan, Türkiye Basın Federasyonu olarak söz konusu açıklamaları kabul etmediklerini ve kınadıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası sisteme yönelik ‘Dünya beşten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözlerine de değinen Burhan, bu ifadelerin uluslararası sistemde daha adil bir düzen kurulması yönündeki çağrının bir parçası olduğunu belirtti.

Türkiye Basın Federasyonu Başkanı Sinan Burhan, basın kuruluşlarının Gazze’de yaşanan gelişmeleri takip etmeyi ve kamuoyunu bilgilendirmeyi sürdüreceğini kaydetti.

Türkiye Basın Federasyonu tarafından yapılan basın açıklaması şöyle, 'Bugün burada, dünyanın gözü önünde yaşanan büyük bir insanlık dramına dikkat çekmek, unutulan, ölüme terk edilen ve ağır saldırılar altında yaşam mücadelesi veren Filistinli kardeşlerimizin sesini duyurmak ve Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik alçakça İftiraları protesto için buradayız…

Türkiye Basın Federasyonu olarak açıkça ifade ediyoruz ki, Filistin unutulmayacak, Gazze unutulmayacak! Bu insanlık dramının gündemden düşmesine, dünyanın sessizliğe gömülmesine izin vermeyeceğiz.

Rakamlarla Gazze’de yaşananlar

Değerli dostlar, yaşananların boyutunu ortaya koyan rakamlar ortada,

265 gazeteci ateşkesten önce öldürüldü.
11 gazeteci ateşkesten sonra öldürüldü.
Böylece hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı 276’ya ulaştı.
74 bin 622 kişi hayatını kaybetti.
22 bin çocuk öldürüldü.
62 bin kişi açlık ve hastalık nedeniyle yaşamını yitirdi.
Bin 244 cami bombalandı veya hedef alındı.
Yaklaşık 2 milyon insan evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Gazze’nin yüzde 84’ü yıkıldı.

Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Her bir rakamın arkasında bir insan, bir aile, bir çocuk, bir anne, bir baba ve yarım kalmış bir hayat vardır.
7 Ekim 2023’ten bugüne kadar yüzlerce gazeteci görevini yaparken hayatını kaybetti. Gazeteciler, dünyanın gözü önünde yaşananları belgelemek ve gerçekleri dünyaya duyurmak için canlarını ortaya koyuyor. Biz basın mensupları olarak biliyoruz ki, gerçeğin susturulması, zulmün görünmez hale getirilmesi anlamına gelir.

Gazze’de insanlar açlıkla, susuzlukla, hastalıklarla ve ağır yaşam koşullarıyla mücadele ediyor. Hastaneler, okullar, ibadethaneler ve sivil yerleşim alanları büyük yıkıma uğradı. İnsanlar evlerinden edildi, çocuklar ailelerini kaybetti, binlerce insan yaralandı. Bütün bunlar dünyanın gözü önünde gerçekleşiyor.

Soruyoruz, Daha kaç çocuk ölmeli? Daha kaç gazeteci susturulmalı? Daha kaç hastane, okul ve ibadethane yıkılmalı ki dünya harekete geçsin?
Gazze’de yaşananların artık sıradan bir haber gibi görülmesine izin verilmemelidir. Çünkü burada yalnızca binalar yıkılmıyor; insanların hayatları, aileleri, gelecekleri ve umutları yok ediliyor.

Ateşkes ilan edildiğinde insanların nefes alacağını, temel ihtiyaçlarına ulaşacağını düşündük. Ancak sahadaki insani tablo, gıdaya, temiz suya, ilaca ve temel ihtiyaçlara erişim konusunda ciddi sorunların devam ettiğini gösteriyor. İnsanların açlığa, susuzluğa ve hastalığa mahkûm edilmesini kabul etmiyoruz. Bizler basın olarak susmayacağız. Gazze’de yaşananları görmezden gelmeyeceğiz. Gerçekleri duyurmaya, hayatını kaybedenlerin hikâyelerini anlatmaya ve dünyanın vicdanına seslenmeye devam edeceğiz.

Öte yandan İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarını da kabul etmiyor ve kınıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Dünya beşten büyüktür’ ve ‘Daha adil bir dünya mümkündür’ sözleri, uluslararası sistemde daha adil bir düzen kurulması yönündeki çağrının ifadesidir. Bizim itirazımız bir dine, bir millete veya bir inanca değildir.

Türkiye Basın Federasyonu, İsrail Başbakanı Netanyahu'yu protesto etti

Buradan özellikle sağduyulu Yahudilere ve Musevilere de sesleniyoruz,

Biz Yahudilere ve Musevilere karşı değiliz. Biz, sivillerin yaşam hakkını tehdit eden politikalara ve Filistin’de yaşanan ağır insanlık dramına karşıyız.
Yahudilerin ve Musevilerin de diğer tüm insanlar gibi özgür, güvenli ve onurlu bir yaşam sürmesini savunuyoruz. Dünyanın her yerindeki vicdan sahibi insanların, yaşanan acıların sona ermesi için seslerini yükseltmesini bekliyoruz.

Çünkü bizim çağrımız düşmanlığa değil, adalete;

Nefret söylemine değil, insanlığa;
Sessizliğe değil, hakikate yöneliktir.

Türkiye Basın Federasyonu olarak bir kez daha söylüyoruz,

Gazze unutulmayacak!
Filistin unutulmayacak!
Hayatını kaybeden çocuklar, kadınlar, gazeteciler ve siviller unutulmayacak!
Bizler basın olarak görevimizi yapmaya, gerçekleri duyurmaya ve Filistin halkının yaşadığı dramın dünya kamuoyunun gündeminde kalması için mücadele etmeye devam edeceğiz.

Çünkü susmak, unutmak ve görmezden gelmek bizim mesleğimizin de vicdanımızın da kabul edebileceği bir şey değildir'