TBMM'de kritik teklif! Cıngı: Türkiye'nin başarı hikayesi olacak
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, 'Terörsüz Türkiye' süreci ve Meclis'te görüşülecek kanun teklifine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.
Sürecin Türkiye açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Cıngı, terörün sona ermesinin ekonomik ve siyasi kazanımların yanı sıra toplum psikolojisine de büyük katkı sunacağını ifade etti.
‘11 Ağustos sabahı farklı bir Türkiye’ye uyanacağız’
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Cıngı, 10 Ağustos 2026 tarihinin devlet tarihinde önemli bir kilometre taşı olacağına inandığını belirtti. Terörün uzun yıllardır Türkiye’nin enerjisini tükettiğini kaydeden Cıngı, şu ifadeleri kullandı:
‘Onlarca yıldır ülkemizin enerjisini tüketen ve global sistemde olması gereken yere gelmesini engelleyen terör belasından inşallah resmen de kurtulduğumuz bir gün olarak tarihe geçecek. İnanıyor ve dua ediyoruz ki, 11 Ağustos Salı sabahı farklı bir Türkiye’ye uyanacağız.’
Muhalefetin görüşlerine dikkat çekti
Teklife ilişkin tartışmaları ilk günden itibaren takip ettiğini aktaran Cıngı, muhalefet partilerinin soru ve çekincelerinin de süreçte dinlendiğini belirtti. Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeler ile teklif etrafında oluşan siyasi desteğin kendisini tatmin ettiğini ifade eden Cıngı, böylesine hassas bir konuda matematiksel kesinlikte sonuç beklemenin doğru olmayacağını dile getirdi.
Terör sorunuyla mücadelede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin merkezde bulunmasının önemine işaret eden Cıngı, ‘Bu meseleyi milletin kendi evi TBMM’yi merkeze alarak, bütün kesimlerin fikirlerini değerlendirerek bir neticeye ulaştırmamız başarı hikâyesi olarak düşünülmelidir’ dedi.
‘Nasıl yaşayacağız değil, nasıl başaracağız?’
Terörün sona ermesinin özellikle gençlerin geleceğe bakışını değiştireceğini vurgulayan Cıngı, güvenlik kaygılarının yerini kariyer, girişimcilik, bilim ve kalkınma hedeflerinin alacağını kaydetti.
Cıngı, ‘Terör meselesi ortadan kalkan ülkemizde artık gençlerimiz zihni haritalarını ‘güvenlik kaygılarından’ ziyade ‘gelecek tasavvuru’ temelinde oluşturacak; ‘Nasıl yaşayacağız?’ sorusundan ziyade ‘Nasıl başaracağız?’ vizyonuna erişecekler’ ifadelerini kullandı.
Gençlerin yaşadıkları bölgelerin çatışmalarla değil; üniversiteleri, sanayisi, turizmi, teknolojisi, kültürü ve insan kaynağıyla anılması için çaba göstereceğini belirten Cıngı, bunun ülkeye ve devlete aidiyet duygusunu güçlendireceğini savundu.
Devlet ile vatandaş arasındaki güven vurgusu
Güvenlik tehdidinin ortadan kalkmasıyla devlet-toplum ilişkisinde yeni bir dönemin başlayacağını ifade eden Cıngı, hukuk, refah, hizmet ve katılımın daha fazla öne çıkacağını belirtti. Hayat kalitesindeki artışın, devletin bütün vatandaşlara eşit mesafede bulunduğu düşüncesini kuvvetlendireceğini kaydetti.
Cıngı, bu ortamın daha demokratik ve katılımcı bir gençlik anlayışına katkı sunacağını, vatandaş ile devlet arasındaki güven bağını da güçlendireceğini dile getirdi.
‘Kimlikler çatışma değil, zenginlik olarak görülecek’
Açıklamasında toplumsal birlik mesajı da veren Cıngı; Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Alevi, Sünni ve farklı kültürel kimliklerin birbirini tehdit olarak değil, Türkiye’nin zenginliği olarak görebileceği bir atmosferin oluşacağını ifade etti.
‘Biz ve onlar’ anlayışının zayıflayacağını kaydeden Cıngı, ortak vatandaşlık ve ortak gelecek düşüncesinin daha da güçleneceğini belirtti. Etnik ya da kültürel kimlikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının birbirine alternatif olmadığının toplum tarafından daha güçlü biçimde benimseneceğini söyledi.
‘Ortak vatandaşlık idealini güçlendirecek’
Kanun teklifinin ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinde önemli bir işlev üstleneceğine inandığını belirten Cıngı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
‘Ümit ediyoruz ki ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’, ‘Terörsüz Türkiye’ mefkuresine ulaşmamızda önemli bir fonksiyon üstlenecektir. Bu da hepimizin devletimize ‘ortak vatandaşlık’ idealiyle bağlı ve hiçbir vatandaşımızın kendisini diğerinden daha az ait hissetmediği bir Türkiye inşa edecektir.’


