Tam 7 ay esir kaldı! Kayserili ismin dikkat çeken hikayesini Cıngı anlattı!

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Mustafa Remzi Cebeci'nin yıllara yayılan dikkat çekici hayat hikayesini anlattı. 7 aylık esaretin ardından yaşadıkları bununla da sınırlı kalmadı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin Mancusun köyünde doğan Mustafa Remzi Cebeci’nin üç ayrı savaşa uzanan hayat hikayesini anlattı. Balkan Harbi’nde esir düşen, Sarıkamış Harekatı’nı yaşayan ve ardından İstiklal Harbi’ne katılan Cebeci’nin 39 yıllık askerlik hayatı tuğgeneralliğe kadar uzandı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, ‘Bir Kayserilinin Üç Savaşı’ başlığıyla yaptığı paylaşımda Mustafa Remzi Cebeci’nin Balkan Harbi’nden Milli Mücadele’ye uzanan hayatını gündeme taşıdı.

Kayseri’nin Mancusun köyünde dünyaya gelen Cebeci’nin gençlik yıllarının cephelerde geçtiğini belirten Cıngı, hikayenin başlangıcını şu sözlerle anlattı:

‘13 Mart 1913 sabahı Edirne yanıyordu. Cephanelikler havaya uçuyor, şehrin üzerinden siyah ve beyaz dumanlar yükseliyordu. O manzarayı seyreden genç subaylardan biri, Kayseri’nin Mancusun köyünde doğan Mustafa Remzi Cebeci’ydi.’

Edirne’de esir düştü

Edirne savunmasında görev yapan Cebeci, şehrin düşmesinin ardından Bulgar ordusuna esir düştü. Cıngı, o günleri, ‘Birkaç gün içinde yiyecek öylesine azalmıştı ki kendisine verilen iki peksimet ile bir parça peynir kayda geçecek kadar kıymetliydi. 20 Mart’ta 500 subay ve 250 askerle Filibe’ye götürüldü’ sözleriyle aktardı.

Esaret yaklaşık 7 ay sürdü. Cebeci 1913 yılının sonbaharında İstanbul’a döndü ancak cephe günleri sona ermedi. Cıngı, ‘Fakat onun kuşağı için eve dönmek, savaşın sona erdiği anlamına gelmiyordu’ ifadelerini kullandı.

Harp Akademisi’nden yeniden cepheye

Esaretten döndükten sonra Harp Akademisi’ni kazanan Cebeci’nin eğitimi, Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yarıda kaldı.

Cıngı, Cebeci’nin yeniden cepheye gidişini şöyle anlattı:

‘Mustafa Remzi Harp Akademisi’ni kazandı, ancak 1914’te Birinci Dünya Savaşı başlayınca eğitimini bırakarak yeniden kıtaya katıldı. Bu kez 32. Tümen karargâhıyla Doğu Cephesi’ne gitti ve Sarıkamış Harekâtı’nı yaşadı. Dört yıl boyunca cephede görev yaptı.’ Cebeci, 1 Mart 1919’da Batum’dan deniz yoluyla İstanbul’a döndü. Cıngı, bu dönemi ise ‘Osmanlı’nın savaşı sona ermişti, Anadolu ise yeni bir mücadelenin eşiğindeydi’ sözleriyle ifade etti.

Üçüncü savaş: İstiklal Harbi

Mustafa Remzi Cebeci’nin yolu kısa süre sonra yeniden cepheye düştü. Cıngı, ‘Cebeci 14 Şubat 1921’de İnebolu üzerinden Ankara’ya geçti ve kıdemli yüzbaşı olarak İstiklâl Harbi’ne katıldı. Balkan Harbi, Sarıkamış ve Millî Mücadele. Gençliğinin büyük bölümü üç savaşın içinde geçmişti’ dedi. Cebeci’nin yaşadıklarının yalnızca tek bir askerin hikayesi olmadığını vurgulayan Cıngı, aynı dönemde Kayseri’den cephelere gidenlere de dikkat çekti:

‘Üstelik Mustafa Remzi bu ağır kaderi yaşayan binlerce Kayseriliden sadece biriydi. Aynı yıllarda Kayseri’nin köylerinden ve mahallelerinden binlerce insan cephelere uğurlanıyor, kimi esir düşüyor, kimi yaralanıyor, kimi memleketine bir daha dönemiyordu.’

39 yıllık askerlikten sonra Kayseri’ye döndü

Savaşlardan sağ çıkan Cebeci askerlik mesleğine devam etti. Cıngı, ‘Cebeci ise hayatta kaldı, askerlik mesleğini sürdürdü ve 39 yıllık hizmetinin sonunda tuğgeneralliğe kadar yükseldi. 1945’te emekliye ayrıldığında yolu başladığı yere çıktı. Mancusun’a döndü ve 1961’deki ölümüne kadar burada yaşadı’ ifadelerini kullandı.

Cıngı, Mustafa Remzi Cebeci’nin hayatının bir dönemin Kayseri’sine de ışık tuttuğunu belirterek paylaşımını şu sözlerle tamamladı:

‘Onun hayatı bir subayın uzun askerlik serüveninin ötesinde, imparatorluğun son yıllarından Cumhuriyet’e ulaşan Kayserili bir neslin yaşadığı büyük kırılmanın insan ölçeğindeki karşılığıdır. Mustafa Remzi’nin hikâyesine bakarken aslında ismini bildiğimiz tek bir adamı, arkasında ise aynı yolları yürümüş binlerce Kayseriliyi görüyoruz.’