- Haberler
- Güncel
- Orta Anadolu kapanırken perde arkasında neler yaşandı? Gazeteci Osman Çiftçi'den dikkat çeken sorular
Orta Anadolu kapanırken perde arkasında neler yaşandı? Gazeteci Osman Çiftçi'den dikkat çeken sorular
Orta Anadolu'nun kapanışını değerlendiren Osman Çiftçi, işverenle yapılan görüşmelerin ardından çalışanlardan gelen dikkat çekici soruları köşe yazısında aktardı.
Gazeteci Osman Çiftçi, yaklaşık 1.500 kişinin çalıştığı Orta Anadolu Fabrikası’nın kapanışını köşesine taşıdı. Hulusi Akar ve Memduh Büyükkılıç’ın işverenle görüşmelerini aktaran Çiftçi, çalışanlardan gelen iddialarla şirketin açıkladığı gerekçeler arasındaki farklara dikkat çekti.
Kayseri’de Karamancı ailesine ait Orta Anadolu Fabrikası’nın 12 Ekim’de kapanacağının duyurulmasının ardından sürece ilişkin sorular artıyor. Gazeteci Osman Çiftçi, köşe yazısında AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın fabrikayı açık tutmak için yürüttüğü görüşmeleri ve çalışanlardan kendisine ulaşan bilgileri değerlendirdi.
Çiftçi, Akar ve Büyükkılıç’ın sendika temsilcileriyle yaptığı görüşmenin Ortaanadolu’nun kapanışıyla bağlantılı olup olmadığını daha önce OlayTürk TV’deki Sansürsüz programında gündeme getirdiklerini hatırlattı.
Akar ve Büyükkılıç işverenle görüştü
Çiftçi’nin aktardığına göre Akar, canlı yayında kendisi ve Büyükkılıç’ın şirket sahipleriyle görüştüğünü anlattı. Akar, işverenin ürettiği malı satacak müşteri kalmadığını ve ayda 2 milyon dolar kaybettiğini söylediğini belirtti. İşverenin, fabrikanın açık tutulması dışında işçilerin mağduriyetini azaltmak için gereken desteği vereceğini de ifade etti.
Akar, görüşmelerin sonucunu ‘Sağ olsun Memduh Bey’le beraber bu konuşmaları yaptık. Onun da tabii ayrıca kendi şahsi girişimleri de oldu. Fakat maalesef bu engellenemedi’ sözleriyle anlattı.
Çiftçi, bu açıklamaları duyduğunda ‘Hal böyle ise yapacak bir şey yok’ diye düşündüğünü, ancak ardından çalışanlardan farklı bilgiler gelmeye başladığını yazdı.
‘Üretilen ürünler kime satılıyordu?’
Çiftçi’nin görüştüğü bir çalışan, yangın nedeniyle izne çıkarılmadan önce fabrikada 12 saatlik mesaiyle üretim yapıldığını öne sürerek ‘Madem müşteri kalmadı, üretilen ürünler kime satılıyordu?’ diye sordu. Bir başka çalışan ise nisan ve mayıs aylarında yeni işçiler alındığını, kapanış kararı açıklanana kadar fazla mesainin sürdüğünü iddia etti.
Çiftçi, çalışanların anlattıklarıyla işverenin Akar ve Büyükkılıç’a aktardıkları arasındaki farkı, ‘Bu bilgiler ile patronların bu şehrin önde gelen isimlerine verdiği bilgiler tamamen farklı’ sözleriyle değerlendirdi. Aylık 2 milyon dolarlık zarar iddiasının da doğrulanması gerektiğini belirtti.
Büyükkılıç’ın taşınma önerisi de gündemde
Çiftçi, köşesinde Büyükkılıç’ın fabrikanın tamamen kapanması yerine taşınması için bir öneri sunduğuna ilişkin kulis bilgisini de paylaştı. Yazıda aktarıldığına göre Büyükkılıç, şehir merkezinde kalan fabrika alanına yönelik bir imar düzenlemesiyle taşınmanın mümkün olup olmayacağını gündeme getirdi.
Çiftçi, bu bilginin ardından, ‘Fabrika kapanacak, patron katı şu ya da bu gerekçeyle bildiğini okuyacaksa imarda bir avantaj sağlamaya da gerek duyulmayacağını tahmin ediyorum’ ifadelerini kullandı.
Yazısında yangın sonrasında işçilerin izne gönderilmesini ve haklarına ilişkin yürütülecek arabuluculuk sürecini de sorgulayan Çiftçi, kapanışın Kayseri ekonomisi açısından sonuçlarına dikkat çekti. ‘Mesele sadece 1500 işçinin işsiz kalmasıyla ekonomiye verilecek zarardan da öte’ diyen Çiftçi, yazısını ‘Takipteyiz bakalım…’ sözleriyle tamamladı.
Gazeteci Osman Çiftçi'nin köşe yazısının tamamına ulaşmak için tıklayınız.