Muayene çilesine tepki çığ gibi büyüyor!

Türkiye'de araç muayene sistemine tepkiler çığ gibi büyüyor. TÜVTÜRK'ten başka çaresi olmayan vatandaşlar bu tekelin kaldırılması ve sorunlara çözüm bulunmasını istiyor. Detaylar Kayseri Anadolu Haber'de…

Türkiye’de araç muayenesi için TÜVTÜR’ün yolunu tutan vatandaşlar TÜVTÜRK’ün bu tekeli elinde bulundurması yanında son yaşanan olaylarla tahammül çizgisini aşmış durumda. Araç muayenesinin tek yetkili firma olarak TÜVTÜRK tarafından yürütülmesi, hizmetin standartlaşması açısından avantaj sağlasa da rekabetin olmaması nedeniyle çeşitli sakıncaları beraberinde getiriyor. 

Tekelleşen yapı; muayene ücretlerinin yüksek bulunması, randevu yoğunlukları, hizmet kalitesine yönelik eleştiriler ve vatandaşın alternatif bir kuruma başvuramaması gibi sorunlara yol açarken, denetim ve şeffaflık tartışmalarını da gündeme taşıyor. Kamuoyunda sıkça dile getirilen bu durum, araç muayenesinin kamusal bir hizmet mi yoksa ticari bir faaliyet mi olduğu sorusunu yeniden tartışmaya açarken, rekabetçi bir sistemin hem maliyetleri düşürebileceği hem de hizmet kalitesini artırabileceği yönündeki görüşleri güçlendiriyor.

Son günlerde yaşanan olaylar tahammül çizgisini aştı

Son günlerde yaşanan iki olay, kamuoyunda biriken öfke ve güvensizliğin artık tahammül sınırını aştığını açık biçimde ortaya koydu. Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda çıkan tartışma sonrası darp edilen polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybetmesi, kamu görevi yapan bir polisin vatandaşların gözü önünde yaşamını yitirmesi açısından toplum vicdanında derin bir yara açarken; Zonguldak’ta TÜVTÜRK istasyonlarında kusurlu araçların rüşvet karşılığında muayeneden geçirildiği iddiasıyla yürütülen operasyon ise sistemin güvenilirliğine dair ciddi soru işaretlerini büyüttü. Elazığ Hakimiyet’te yer alan habere göre, bir yanda kamu düzenini sağlamakla görevli bir polisin şiddet sonucu ölmesi, diğer yanda rüşvet ve usulsüzlük iddialarının peş peşe gündeme gelmesi, adalet, denetim ve kamu hizmetlerinde çürüme tartışmalarını derinleştirirken, toplumda ‘artık yeter’ duygusunun giderek daha yüksek sesle dile getirilmesine neden oldu.

Yüksek fiyat, fahiş zam ve kesintiler

TÜVTÜRK’e ilişkin eleştiriler yalnızca yaşanan adli olaylarla sınırlı kalmazken, yüksek muayene ücretleri, yapılan zamlar ve kredi kartıyla ödeme sırasında alınan ilave kesintiler de vatandaşın tepkisini artırıyor. 

Alternatifsiz bir yapıda sunulan hizmette fiyatların her yıl yükselmesi, kredi kartı kullanmak isteyen sürücülere ek maliyet yüklenmesi ve bu uygulamaların kaçınılmaz hale gelmesi, kamuoyunda ‘zorunlu bir hizmet üzerinden vatandaşın mağdur edildiği’ algısını güçlendiriyor. Bu tablo, TÜVTÜRK’e yönelik eleştirilerin ekonomik boyutunu derinleştirirken, toplumda biriken rahatsızlığın giderek tahammül sınırını zorladığını gösteriyor.