Kayserili ünlü ilahiyatçı 85 yaşında evlendi: İşte dikkat çeken açıklama!

Diyanet işleri eski başkan yardımcısı ve aslen Kayseri Hacılarlı olan ünlü ilahiyatçı Necmettin Nursaçan 85 yaşında yeniden evlendi. Detaylar haberimizde…

Kayserili ünlü ilahiyatçısı 85 yaşında evlendi. Aslen Hacılarlı olan ve Kanal 7 ekranlarında Necmettin Nursaçan’la sohbetler programında izleyiciyle buluşan Nursaçan yeniden evlendi.

Geçtiğimiz aralık ayında eşi Pakize Nursaçan’ı kaybeden ünlü ilahiyatçının yeniden evlendiği iddiaları merak konusu oldu. Nursaçan’a yakın isimler evlendiğini teyit ederken oğlu Milkay Teknik Tekstil Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Nursaçan kamuoyu açıklaması yaptı.

Nursaçan'dan kamuoyu açıklaması

Açıklamada şu ifadelere yer verdi, Bir Ömür İnsanlığa Hizmet. Necmettin Nursaçan, ömrünü İslam’a, ilme ve toplumsal irşada adamış, nezaket ve zarafetiyle tanınan mümtaz bir kanaat önderidir. Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı ve Kayseri İI Müftülüğü gibi makamlarda bulunduğu dönemlerde, sadece görevini yapmakla kalmamış; binlerce insanın gönlüne dokunmuş, kürsüleri ve camileri birer eğitim yuvası haline getirmiştir. O, sadece bir din görevlisi değil, yazdığı eserler ve yaptığı konuşmalarla toplumu aydınlatan, İslam’ın hoşgörü ve merhamet mesajını kuşaklara aktaran bir müderristir. 86 yıllık ömrünün her anını, Allah'ın rızasını ve millete hizmeti gaye edinerek geçirmiştir.

''Biz evlatlarının ortak iradesi ve kararıdır.''

Kıymetli Dostlar, Bugünlerde babamız hakkında sosyal medya mecralarında yer alan ve gerçeği yansıtmayan yorumları derin bir teessürle takip ediyoruz. Özellikle ifade etmek isteriz ki; babamızın yeniden evlilik kararı, onun kendi şahsi tasarrufu değil, 86 yaşındaki bir çınarın, hayatının bu hassas dönemini çok daha huzurlu, sağlıklı ve bakımlı geçirebilmesi adına biz evlatlarının ortak iradesi ve kararıdır.
Bizler, evlatları olarak babamızın her türlü ihtiyacını karşılamayı bir vecibe biliyoruz; ancak onun günlük yaşamındaki bakımını, manevi huzurunu ve düzenini en sağlıklı şekilde sağlamak adına, aile meclisimizde yaptığımız istişareler sonucunda bu adımı atmayı uygun gördük.Bizim için babamızın yalnız kalmaması, en iyi şartlarda bakılması ve huzurlu olması bir 'evlatlık görevidir'. Bu karar, tamamen ailemizin bilgisi ve rızası dahilinde, babamızın refahını amaçlayan insani bir tasarruftur.

Dedikodu ve haksız ithamlar

Allah'ın emrine ve yürürlükteki kanunlara uygun olan bu meşru durum hakkında başkalarının söz söylemesi, ne ahlaki ne de vicdani bir zemine oturmaktadır. Bu döneminde muhterem babamızın huzuru için aldığımız bu kararı dedikoduya ve haksız ithamlara konu etmek; sadece bizleri değil, babamızın yıllarını vakfettiği hizmetleri de incitmektedir. Bir ömrü millete hizmetle geçmiş, saygın bir ilim insanının mahremiyetine ve biz evlatlarının almış olduğu karara gösterilecek saygı, aslında bu milletin değerlerine gösterilen bir hürmettir.’’