Kayseri'nin kalbinde hüzünlü bir aşk hikâyesi yıllardır yaşatılmaya devam ediyor: Bu yapının her taşında hüzün var!

Kayseri'nin tarihi şifahanesi Gevher Nesibe Darüşşifası bir vasiyetle ortaya çıktı. Ölüm döşeğinde ki prensesin nişanlısı kaybetmesi üzerine ortaya çıkan bu vasiyet 800 yıldır aşk, hüzün ve yürek burkan hikâyesiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.

Anadolu'nun ilk tıp merkezi olarak kabul edilen Gevher Nesibe Darüşşifası, yüzyıllardır dilden dile anlatılan hüzünlü hikâyesiyle Kayseri'nin en önemli tarihi yapıları arasında yer alıyor. Bugün ise hem müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor hem de kültürel mirasını yaşatıyor.

Kayseri'nin kalbinde hüzünlü bir aşk hikâyesi yıllardır yaşatılmaya devam ediyor: Bu yapının her taşında hüzün var!

‘Çaresiz hastaların şifa bulacağı bir yer inşaa ettirin'

Rivayete göre Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan, sarayın başseyisine âşık olur. Ancak ağabeyi Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev bu evliliğe izin vermez ve genç adamı savaşa gönderir. Savaşta hayatını kaybeden genç adamın ardından büyük üzüntü yaşayan Gevher Nesibe Sultan hastalanır.

Kayseri'nin kalbinde hüzünlü bir aşk hikâyesi yıllardır yaşatılmaya devam ediyor: Bu yapının her taşında hüzün var!

Ölüm döşeğindeyken ağabeyinden, 'Çaresiz hastaların şifa bulacağı bir yer yaptırmasını' vasiyet eden Gevher Nesibe Sultan'ın bu isteği yerine getirilir. Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, kız kardeşinin anısını yaşatmak amacıyla 1206 yılında Gevher Nesibe Darüşşifası ve Tıp Medresesi'ni inşa ettirir. Yapı, Anadolu'da hem sağlık hizmeti verilen hem de tıp eğitimi sunulan ilk merkezlerden biri olarak tarihe geçer.

Bugün Selçuklu Uygarlığı Müzesi Olarak Hizmet Veriyor

Gevher Nesibe Darüşşifası, bugün Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde, Gevher Nesibe Mahallesi'nde, Kayseri Şehir Hastanesi ile Cumhuriyet Meydanı arasında alıyor. Merkezi konumu sayesinde yerli ve yabancı turistlerin en sık ziyaret ettiği kültürel miras alanlarından biri olma özelliğini de taşıyor.

Kayseri'nin kalbinde hüzünlü bir aşk hikâyesi yıllardır yaşatılmaya devam ediyor: Bu yapının her taşında hüzün var!

Müzede Selçuklu dönemine ait eserler, tıp tarihiyle ilgili materyaller, cerrahi aletlerin örnekleri, dönemin tedavi yöntemlerini anlatan canlandırmalar ve çeşitli arkeolojik eserler sergileniyor. Ziyaretçiler hem Selçuklu medeniyetini yakından tanıma fırsatı buluyor hem de yaklaşık 800 yıllık sağlık tarihine tanıklık ediyor.

Kayseri'nin En Çok Ziyaret Edilen Tarihi Yapılarından Biri

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Gevher Nesibe Darüşşifası, Kayseri Kalesi, Hunat Hatun Külliyesi ve Sahabiye Medresesi ile birlikte Kayseri’nin en önemli tarihi mekânları arasında gösteriliyor. Özellikle yaz aylarında çok sayıda yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen yapı, tarih meraklılarının yanı sıra sağlık tarihi üzerine araştırma yapan akademisyenlerin de ilgi odağı olmayı sürdürüyor.

Kayseri'nin kalbinde hüzünlü bir aşk hikâyesi yıllardır yaşatılmaya devam ediyor: Bu yapının her taşında hüzün var!

Bünyesinde barındırdığı hüzünlü aşk hikâyesi, Selçuklu mimarisinin zarif örnekleri ve tıp tarihindeki öncü rolüyle Gevher Nesibe Darüşşifası, Kayseri'nin geçmişini bugüne taşıyan en değerli kültürel miraslardan biri olarak kültürel mirasını 800 yıldır Kayseri’de yaşatmaya devam ediyor.