Kayseri haritasındaki bu isimlerin sırrı ortaya çıktı
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri'deki bazı yer isimlerinin kökenine ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı. Şehir haritasında yer alan isimlerin ardındaki hikâyeler merak uyandırdı.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri'nin yer adlarına ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı. Şehir haritasında yer alan bazı mahalle, köy ve yerleşim isimlerinin yalnızca bir coğrafi tanımlama olmadığını belirten Cıngı, bu isimlerin yüzyıllardır yaşayan manevi bir hafızanın izlerini taşıdığını ifade etti.
Haritadaki isimler geçmişe ışık tutuyor
Kayseri'de Himmetdede, Mollahacı, Ganişeyh, Karahıdır, Koyunabdal, Musaşeyh, Karaşeyh ve Şeyhşaban gibi yer adlarının dikkat çektiğini belirten Cıngı, bu isimlerin büyük bölümünün bölgede yaşamış dervişler, veliler ve halk arasında saygıyla anılan din büyüklerinden geldiğini söyledi.
‘Kayseri haritasına dikkatle bakıldığında bazı yer adlarının bir coğrafyadan daha fazlasını gösterdiği hemen anlaşılır’ diyen Cıngı, ‘Himmetdede, Mollahacı, Ganişeyh, Karahıdır, Koyunabdal, Musaşeyh, Karaşeyh ve Şeyhşaban gibi yer adları çoğu zaman o bölgede yaşamış bir velinin, bir dervişin ya da halk arasında saygıyla anılan bir din büyüğünün hatırasını taşır’ ifadelerini kullandı.
Yerleşimler tekke ve türbelerin etrafında büyüdü
Anadolu'da yer adlarının önemli bir bölümünün manevi şahsiyetlerden doğduğunu belirten Cıngı, Kayseri'nin bu geleneğin en belirgin görüldüğü şehirlerden biri olduğunu vurguladı.
‘Orta Çağ'dan itibaren Anadolu'ya gelen Türk toplulukları yerleşirken yalnız şehirler kurmadı. Aynı zamanda tekkeler, zaviyeler ve türbeler etrafında yeni yerleşim alanları oluşturdu’ diyen Cıngı, bu merkezlerin hem dini hem de sosyal hayatın odağı hâline geldiğini ifade etti.
Cıngı, ‘Yolcuların konakladığı, yoksulların doyurulduğu, zanaatkârların ve köylülerin bir araya geldiği bu küçük merkezler zamanla büyüyerek köylere ve mahallelere dönüştü. Çevresinde oluşan yerleşimler de çoğu zaman o tekkenin şeyhinin veya o türbede yatan velinin adıyla anılmaya başlandı’ dedi.
Himmetdede'den Koyunabdal'a uzanan miras
Kayseri'deki Himmetdede yerleşiminin bu geleneğin en bilinen örneklerinden biri olduğunu ifade eden Cıngı, bölgedeki birçok yer adının halk hafızasında yaşayan isimleri günümüze taşıdığını söyledi.
‘Himmetdede yer adı bunun en bilinen örneklerinden biridir. Yörede yattığına inanılan bir dervişin türbesi etrafında oluşan yerleşim zamanla bu isimle anılır hâle gelmiştir’ diyen Cıngı, ‘Benzer şekilde Koyunabdal adı, halk arasında menkıbeleri anlatılan bir abdala işaret eder. Musaşeyh, Şeyhşaban veya Karaşeyh gibi yer adları da aynı geleneğin devamıdır’ ifadelerini kullandı.
Her yer adı bir hatırayı yaşatıyor
Kayseri'nin Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir tasavvuf merkezi olduğunu belirten Cıngı, dervişlerin, şeyhlerin ve ahilerin yalnızca dini hayatta değil, sosyal düzenin oluşumunda da etkili rol üstlendiğini kaydetti.
‘Bu isimler yalnız bir şahsı hatırlatmaz. Aynı zamanda o bölgenin manevi hayatının ve halk hafızasının izlerini taşır’ diyen Cıngı, bu nedenle söz konusu yer adlarının sıradan coğrafi tanımlamalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Yer adlarını inceleyen toponomi biliminin şehirlerin en canlı arşivlerinden biri olarak kabul edildiğini belirten Cıngı, ‘Bazen uzun bir menkıbe halk dilinde sadeleşir ve sonunda bir yer adına dönüşür. Böylece geçmişte yaşamış bir insanın hikâyesi, yüzyıllar boyunca haritanın üzerinde yaşamaya devam eder’ dedi.
Kayseri'nin yalnız tarihi yapılarıyla değil, yer adlarıyla da geçmişini bugüne taşıdığını belirten Cıngı, şehir haritasının dikkatle incelendiğinde manevi tarihin izlerinin hâlâ görülebildiğini söyledi.
