Kayseri'de bekarlara ev vermemenin bedeli ağır olabilir! Ev sahibinin her isteği yasal değil

Kayseri'de eğitim gören öğrenciler ile çalışmak amacıyla kente gelen vatandaşlar, kiralık konut arayışında ev sahipleri ve emlakçıların öne sürdüğü ağır şartlarla karşı karşıya kalıyor. Yaşanılan bu durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Mehmet Emin Hamurcu, kiracılardan talep edilen belgelerin mevzuattaki yerini, tarafların haklarını ve mülk sahiplerinin uyması gereken yasal sınırları detaylarıyla anlattı.

Kayseri’de ev sahibi ve emlakçıların kiracı adaylarından talep ettiği ağır şartlar günümüzde hala devam ediyor. Kiracıların özel hayatına müdahaleden kişisel verilerin korunmasına kadar uzanan hukuki sınırları değerlendiren Avukat Mehmet Emin Hamurcu haksız evrak taleplerinin, ayrımcılığın ve kiracıyı gözetlemenin yasal boyutunu anlattı.

Kiracıların kişisel bilgileri isteniyor

Kayseri’de mevzuata aykırı olmasına rağmen bekara ev verilmemesi yönündeki uygulamalar devam ediyor. Birçok mülk sahibi bu tutumun hukuki yaptırımlarından habersiz hareket ederken, tek başına yaşayan kiracılar eve yerleştikten sonra dahi mülk sahipleri veya komşular tarafından gözetlenme sorunu yaşıyor. Ayrıca kiralık ev tutmak isteyen kişilerden maaş bordrosu, SGK hizmet dökümü, banka hesap hareketleri, Findeks kredi notu, kredi kartı limit bilgisi, eski ev sahibinden referans, devlet memuru kefil, peşin kira ve evcil hayvan bulunmadığına dair taahhütname gibi çok sayıda evrak talep ediyor.

Kayseri'de bekarlara ev vermemenin bedeli ağır olabilir! Ev sahibinin her isteği yasal değil

Türkiye'de sözleşme serbestisi ilkesinin geçerli olduğunu ve tarafların kanuna aykırı olmamak kaydıyla diledikleri şartlarda sözleşme yapabileceklerini vurgulayan Hamurcu, Findeks raporu, banka hesap dökümü ve maaş bordrosu gibi belgelerin kişisel veri niteliğinde olduğunu söyledi. Bu tür verilerin kiracının açık rızası olmaksızın üçüncü şahıslarla paylaşılamayacağını ifade eden Hamurcu, kiracı adayının kendi isteğiyle bu belgeleri sunmasında hukuki bir engel bulunmadığını söyleyerek ev sahibinin veya emlakçının kiracının çalıştığı kurumu arayıp rızasız bilgi toplamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirtti. Hamurcu ayrıca bu belgelerin ibraz edilmesinin, kira sözleşmesinin kurulması için kanunen zorunlu bir unsur taşımadığını aktardı.

Bekara ev vermemek Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı

Kayseri'de sıklıkla karşılaşılan bekara ev verilmez şartına değinen Avukat Hamurcu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun (TİHEK) bu konuda emsal kararlarının bulunduğunu aktardı. Mülk sahiplerinin bekar veya memur olma gibi dayatmalarının Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini belirten Hamurcu, TİHEK tarafından cinsiyet veya medeni durum temelinde ayrımcılık yapan ev sahiplerine idari para cezaları uygulandığını dile getirdi.

Mülk sahiplerinin muhtemel uyuşmazlıkları öngörerek ödeme gücünü gösteren belgeleri talep etmesini hukukun gri alanlarından biri olduğunu söyleyen Hamurcu; ‘Mülk sahiplerinin bekar veya memur olma şartı gibi dayatmaları ilk bakışta sözleşme serbestisi kapsamında hukuka uygun görünse de Anayasa'nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Yine de ev sahibinin, Kira bedelinin ödenebilirliğini teyit etmek için maaş bordrosu yeterli iken, Findeks raporu veya detaylı banka hesap hareketlerinin istenmesi, 6698 sayılı KVKK'nın 4. maddesindeki 'ölçülülük ve veri minimizasyonu' ilkesine açıkça aykırıdır. KVKK ışığında; emlakçıların veya ev sahiplerinin kiracıdan belge (kimlik, bordro vb.) alırken aydınlatma metni sunmak zorunda ve bu verilerin ne kadar süre saklanıp kimlerle paylaşılacağını bildirmemelerinin idari para cezasını doğrur’ ifadelerini kullandı.

Ev sahibinin kiracının özel hayatını denetleme hakkı yok

Sözleşme imzalandıktan sonra kiracının yaşam tarzına, kılık kıyafetine veya evine kabul ettiği misafirlere yönelik denetimlerin kesinlikle hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Hamurcu, kanunun taraflara yüklediği sorumlulukların net olduğunu ifade etti. Kiracının temel yükümlülüğünün kira bedelini ödemek, taşınmazı özenle kullanmak ve komşuluk hukukuna uymak olduğunu söyleyen Hamurcu, ev sahibinin ise kiracının mülkte huzurla oturmasını sağlamakla yükümlü olduğunu hatırlatarak; ‘Bu durum doğrudan hukuka aykırıdır ve kişiyi rahatsız etme boyutuna varır. Kadın kiracılar açısından bu tür eylemler 6284 sayılı Kanun kapsamında ‘ısrarlı takip’ olarak değerlendirilebilir. Kanun, tarafların yükümlülüklerini net bir şekilde belirtmiştir. Kiracı kirasını ödemek, evine özen göstermek ve komşularıyla iyi geçinmekle yükümlüdür, ev sahibi ise kiracının mülkte huzurla oturmasını sağlamalıdır. Eve kimin girip çıktığı, kalan kişilerin evli mi yoksa bekar mı olduğu ya da eve kimin misafir geldiği gibi hususlarda ev sahibinin denetim yapması mümkün değildir’ dedi.

Hamurcu, bekarların evinde misafir ağırlaması veya evli olmayan çiftlerin birlikte yaşaması gibi durumların tamamen özel hayatın gizliliği kapsamında kaldığını dile getirdi. Hamurcu bekara ev verilmemesi gibi ayrımcı tutumlara maruz kalan kiracıların, TİHEK'e veya mahkemelere başvurmadan önce emlakçı/ev sahibi ile yapılan WhatsApp yazışmalarını, SMS'leri veya tanık beyanlarını delil olarak güvence altına almaları gerektiğini aktardı.