Kapadokya'da yeni göçükler yaşanabilir mi? Kayserili uzmandan çarpıcı açıklama
Kapadokya'daki göçük sonrası Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen'den dikkat çeken uyarılar geldi. Evsen, alınması gereken önlemleri tek tek sıraladı.
Nevşehir’de 29 Ekim Perşembe günü Göreme Açık Hava Müzesi girişinde meydana geldiği belirtilen peribacası göçüğü, bölgedeki doğal oluşumların güvenliğini yeniden gündeme taşıdı.
İki Türk vatandaşı ile bir Fransız vatandaşının yaşamını yitirdiği aktarılan olayın ardından Jeoloji Mühendisi Adnan Evsen, Kayseri Gündem için kaleme aldığı köşe yazısında hem göçüklerin nedenlerini hem de alınması gereken önlemleri değerlendirdi.
Peribacalarında daha önce de benzer olayların yaşandığını hatırlatan Evsen- ‘Peribacalarındaki kırıklardan kaynaklanan göçmeler ilk defa yaşanmıyor. Daha önce 2024 ve 2025 yıllarında da göçük olayı olmuş, ancak herhangi bir can kaybı yaşanmamıştı’ ifadelerini kullandı.
Peribacaları nasıl oluşuyor?
Kapadokya’nın simgesi haline gelen peribacalarının oluşum sürecini anlatan Evsen, bölgenin volkanik geçmişine dikkat çekti.
Evsen ‘Bölgemizde peribacası adıyla jeolojik güzellik sunan yapılar Erciyes dağı, Hasan dağı ve Melendiz dağlarının volkanik kökenli dağ olmasından kaynaklanmaktadır’ dedi.
Volkanik patlamalar sonucu oluşan yumuşak tüf tabakalarının zaman içerisinde yağmur, sel ve rüzgarın etkisiyle aşındığını belirten Evsen, üst kısımdaki sert kaya bloklarının ise peribacalarının şapka bölümünü oluşturduğunu ifade etti.
‘Çatlaklar ve kırıklar izlenmeli’
Peribacalarının korunmasında mühendislik çalışmalarının önemine değinen Evsen, özellikle kaya yapısındaki çatlakların ve geçmişte oyulan yaşam alanlarının oluşturduğu risklerin incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Evsen, alınması gereken önlemleri şu sözlerle anlattı:
‘Peribacası içerisine geçmişte insan eliyle oyulan odaların, tünellerin ve yaşam alanlarının genişliği ile taşıma kapasitesi jeoradar ve sayısal modelleme yöntemleriyle hesaplanmalı ve kayanın kendi ağırlığını taşıyıp taşıyamayacağı analiz edilmelidir.’
Kaya yapısındaki değişimlerin düzenli takip edilmesi gerektiğini de belirten Evsen, ‘Kayacın yapısındaki çatlaklar, kırıklar ve mikro-kopmalar izlenerek riskli bölgeler haritalandırılmalıdır’ ifadelerine yer verdi.
Su, don ve araç titreşimlerine dikkat çekti
Peribacalarının göçmesinde suyun ve donma-çözünme döngüsünün önemli rol oynadığını belirten Evsen, çatlaklara sızan suyun kaya yapısını zamanla zayıflattığını ifade etti.
Evsen, ‘Su ve donma-çözünme döngüsü (yağışların tüfün çatlakları içine sızıp donarak çatlatması) peribacalarındaki çöküşün ana sebeplerindendir’ değerlendirmesinde bulundu.
Bölgedeki araç trafiğine de değinen Evsen, ‘Ziyaret esnasında ağır vasıtaların, tur otobüslerinin veya ATV gibi motorlu araçların yarattığı zemin titreşimleri yumuşak tüf yapıyı zayıflatır’ diyerek araç güzergahlarının yeniden düzenlenmesini önerdi.
Peribacalarına yapılacak müdahalelerde doğal yapıyla uyumlu malzemelerin kullanılması gerektiğini belirten Evsen, restorasyon sırasında kaya yüzeyine zarar verilmemesinin önemine dikkat çekti.
Riskli şapka bloklarının uygun mühendislik yöntemleriyle desteklenebileceğini ifade eden Evsen, çatlakların doldurulması, drenaj sistemlerinin oluşturulması ve kaya kopmalarına karşı koruyucu bariyerlerin kullanılması gerektiğini kaydetti.
Her peribacasına teknik sorumlu önerisi
Evsen’in köşe yazısındaki dikkat çeken önerilerinden biri de peribacalarının düzenli takibi için teknik sorumluluk sistemi oluşturulması oldu.
Kapadokya Alan Başkanlığı bünyesinde yer bilimcilerin görevlendirilmesini öneren Evsen, şu ifadeleri kullandı:
‘Kapadokya Alan Yönetimi Başkanlığında her bir peribacasının sorumluluğu yer bilimcilere verilmeli. Belli bir ücret karşılığında 10-15 adet sayıdaki peribacası ‘Teknik Sorumlu’ya protokol karşılığı teslim yapılabilir.’
Bu sistemle risklerin daha erken tespit edilebileceğini savunan Evsen, ‘Teknik Sorumlular, peribacalarını düzenli bir şekilde takip ederek her ay Kapadokya Alan Başkanlığına rapor etmelidir. Bu şekilde daha hızlı ve daha etkin bir takip ortaya çıkar’ dedi.
‘Doğal olayları, kendi elimizle doğal afete dönüştürmeyelim’
Peribacalarının aşınmasının doğal bir süreç olduğunu ancak can güvenliğini tehdit eden göçüklere karşı önlem alınabileceğini belirten Evsen, yazısını şu sözlerle tamamladı:
‘Peri bacalarının aşınması doğal döngünün bir parçası olmakla birlikte, can güvenliğini tehdit eden ve kültürel mirası yok eden ani göçmeler teknik müdahalelerle önlenebilir.’
Evsen, bilimsel izleme ve teknik sorumluluk sisteminin önemini vurguladığı yazısının sonunda, ‘Doğal olayları, kendi elimizle doğal afete dönüştürmeyelim…’ çağrısında bulundu.

