Erciyes'in eteklerinde şaşırtan değişim! Yıllar sonra yeniden yeşeriyor

Kayseri'nin simgesi Erciyes Dağı'nda doğanın yeniden canlanmasına katkı sağlayan çalışmalar dikkat çekiyor. Yüksek rakımlarda yetişen ve kendiliğinden çoğalabilen ağaçların korunmasıyla dağın bazı bölgelerinde yeşil alanlar gelişiyor. Peki, Erciyes'in doğal orman örtüsünü oluşturan bu ağaçların özelliği ne?

Kayseri’nin simgelerinden Erciyes Dağı, yalnızca kış turizmi ve karla kaplı zirvesiyle değil, doğal bitki örtüsüyle de dikkat çekiyor. Dağın yüksek kesimlerinde yetişen ve bölgenin ekolojik yapısında önemli bir yere sahip olan ağaç türleri, yürütülen koruma çalışmalarıyla varlığını sürdürüyor.

Erciyes’te 2 bin 200 metreye kadar yetişiyor!

Halk arasında çot kavak veya titrek kavak olarak bilinen Populus tremula, Erciyes Dağı'nın 1900 ile 2200 metre arasındaki yükseltilerinde doğal orman toplulukları oluşturabilen bir tür olarak öne çıkıyor. Kök sürgünleri ve tohumları aracılığıyla çoğalabilen titrek kavak, yeni bitki örtüsünün gelişmesine katkıda bulunduğu için öncü ağaç türleri arasında gösteriliyor.

Erciyes'in eteklerinde şaşırtan değişim! Yıllar sonra yeniden yeşeriyor

Korundukça çoğalıyor!

Erciyes'in doğal bitki örtüsünün korunması amacıyla son yıllarda yürütülen çalışmalar, bölgedeki ağaç varlığının gelişmesi açısından önem taşıyor. Özellikle insan müdahalesinin sınırlandırılması ve mevcut ağaçların korunması, titrek kavakların doğal yollarla çoğalmasına imkân sağlıyor. Uygun koruma koşullarında bu ağaçların zaman içerisinde daha geniş doğal orman toplulukları oluşturabilmesi mümkün görülüyor.

Erciyes'in eteklerinde şaşırtan değişim! Yıllar sonra yeniden yeşeriyor

Doğa yürüyüşü için farklı bir güzellik

Erciyes'in eteklerinde bulunan yedi dallı çot kavak, titrek kavak ve huş ağaçlarının yer aldığı alanlar, bölgenin doğal zenginliğini ortaya çıkarıyor. Bu bitki örtüsü, doğa yürüyüşü ve doğa gözlemine ilgi duyanlar açısından da oldukça dikkat çekici bir atmosfer oluşturuyor. Erciyes'te doğal ağaç varlığının korunmasına yönelik çalışmalar, dağın ekolojik çeşitliliğinin gelecek nesillere aktarılması bakımından da ayrıca önem taşıyor.