Cumhuriyet Kadınları'ndan 'Cumhuriyet Ayarı' çağrısı!

Cumhuriyet Kadınları Derneği Kayseri Şubesi Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta meydana gelen acı olayların ardından açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada 'Cumhuriyet ayarı' çağrısı dikkat çekti.

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan olaylar tüm Türkiye’yi kedere boğdu. Olayların ardından çeşitli eleştiriler yapılırken Cumhuriyet Kadınları Derneği Kayseri Şubesi de Milli Eğitim Bakanlığı’nı Cumhuriyet ayarlarına dönülmesi konusunda göreve davet etti.

Milli eğitimimizi cumhuriyet ayarlarına döndürünüz!

Açıklamada şu ifadelere yer verildi, ‘Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda meydana gelen; öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, eğitim sistemimizi, milli güvenliğimizi hedef alan menfur olayları derin üzüntü ve endişeyle takip ediyor, en güçlü şekilde kınıyoruz! Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milli Güvenlik Kurulu’nu göreve davet ediyoruz.
Cumhuriyet Kadınları Derneği olarak,  maalesef bu olayları münferit ya da tesadüfi görmüyoruz.  Okullarımızda yaşanan vahşete basit güvenlik tedbirleriyle çözüm aramayı, en hafif tabirle sığlık ve körlük olarak kabul ediyoruz. Bu sonucu, Türkiye’nin 1980 darbesiyle birlikte, Batı’nın küresel emperyalist neoliberal sistemine eklemlenmesinden kaynaklı,  ekonomik, sosyal, kültürel yıkıma  bağlıyoruz. 1980’den sonra sadece eğitim sistemimize baktığımızda, gördüklerimizi şöyle sıralıyoruz, Eğitimde, fırsat eşitliği ilkesi yok edilmiştir. Bilimsel, akılcı, çağdaş eğitimden uzaklaşılmıştır. Eğitimin ticari meta haline getirilmesi ve tarikat/cemaat bağlantılı vakıflara terk edilmiştir. Öğretmenlik mesleğini değersizleştirilmiştir. Öğrencileri, adaletinden bile emin olunamayan LGS, YKS gibi merkezi sınavlara yarış atı psikolojisiyle yarıştırılmaktadır. Çocukları modern çağın hastalıkları, sosyal medya, dijital oyunlar, ekran bağımlılığına karşı yeterli önlem alınmamıştır. Okullardaki disiplin ve otorite eksikliği söz konusudur. Gençler arasında ve okul ortamında, akran zorbalığı, uyuşturucu kullanımı, ateşli silah kullanımı, suç çeteleri gibi tehlikelerle etkin mücadele edilememektedir. Neoliberalizmin dayattığı sosyal ve kültürel çürümenin önüne geçilememiştir. Ve bütün bunların başında, Cumhuriyetimizin halkçı, devletçi, devrimci eğitim anlayışı terk edilmiştir. Umarız bu olaylar  tekrarlanmaz ve normalleştirilmesine müsaade ettirilmez. An itibarıyla Türkiye’nin genç kuşağı ve geleceği hedeftedir. Konu, basit bir güvenlik meselesi değil, milli güvenlik meselesidir. Milli  Eğitimimiz ‘Cumhuriyet ayarlarına’ döndürme konusunda,  gerekli adımları atmalıdır’