Çocuk, sıtma, felç… Kayserililerin şifa adresi neden kurudu?

Kayseri'nin farklı ilçelerinde şifa ümidiyle ziyaret edilen 10 su kaynağı kayıt altına alındı. Pınarlar çevresinde anlatılan rivayetler dikkat çekti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin farklı ilçelerinde bulunan ve halk arasında şifa kaynağı olduğuna inanılan ‘Dede Pınarları’nı anlattı. Akademik araştırmalarda bu nitelikte 10 ayrı su kaynağının kayıt altına alındığını belirten Cıngı, pınarların etrafında oluşan inanç ve rivayetleri paylaştı.

Şifa ve evlat ümidiyle ziyaret ediliyordu

Cıngı, Aladağlar’ın Aksu mevkiindeki Dede Pınarı’nın halk hafızasındaki yerini şu sözlerle anlattı:
‘Kayseri’de bazı pınarların adı, yüzyıllar boyunca insanların derdiyle, duasıyla ve şifa ümidiyle birlikte anıldı. Aladağlar’ın Aksu mevkiindeki Dede Pınarı bunlardan biriydi. Hemen yanı başında Dede Efendi’ye ait olduğuna inanılan sembolik bir mezar bulunuyordu. Hastasına şifa arayanlar, çocuk sahibi olmak isteyenler buraya gelir, sudan içer ve dua ederdi.’

Çocuk, sıtma, felç… Kayserililerin şifa adresi neden kurudu?

Her pınarın başka bir hikâyesi vardı

Yahyalı’nın Yerköy Mahallesi’nde bulunan Ağca Koca Pınarı’na da değinen Cıngı, ‘Dört iğde ağacının gölgelediği Ağca Koca Pınarı vardı. Köyün kurucularından kabul edilen Ağca Koca’nın adıyla yaşayan bu suyun felç ve sıtma gibi hastalıklara iyi geldiğine inanılırdı’ ifadelerini kullandı.
Kayseri’nin farklı noktalarındaki benzer su kaynaklarını da sıralayan Cıngı, şunları kaydetti:
‘Felahiye’de Sıtma Pınarı, Bünyan’da Süt Pınarı, Yahyalı’da Çaputlu Pınar, Mollahacı’da Dede Suyu… Kayseri üzerine yapılan akademik araştırmalar, halkın şifa ümidiyle ziyaret ettiği bu nitelikte on ayrı su kaynağını kayda geçiriyor. Her pınarın başka bir derdi, başka bir duası, başka bir hikâyesi vardı.’

Değirmen yapılmak istenince su kesildi

Paylaşımında Yahyalı’nın Yeşilköy Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan bir rivayete de yer veren Cıngı, ‘Ziyaretlik’ olarak bilinen bölgede kayadan şelale gibi akan suyun başından geçtiğine inanılan olayı şöyle anlattı:

‘Rivayete göre bir gün buraya değirmen kurmak istediler ancak su kesildi. Değirmen fikrinden vazgeçildiğinde kaynak yeniden akmaya başladı. Aynı suyun uygun görülmeyen bir kullanımın ardından tekrar kesildiğine dair başka bir anlatı da kuşaktan kuşağa aktarıldı.’

‘Suyu incitme’

Bu anlatıların halk rivayeti olduğunu özellikle belirten Cıngı, pınarlar etrafında gelişen kültürün tabiatı korumaya dayandığını vurguladı:

‘Bunlar halk rivayetleridir fakat anlattıkları kültür son derece gerçektir. Anadolu’da çok eskiden beri süregelen tabiata hürmet duygusu, Kayseri’de pınarı kirletmemek ve suyunu hoyratça kullanmamak şeklinde yazılı olmayan bir kurala dönüşmüştü.’

Cıngı, paylaşımını, ‘Bugün çevre bilinci dediğimiz düşüncenin halk hafızasındaki karşılığı belki de çok daha yalındı: Suyu incitme. Çünkü suyun da hatırı var’ sözleriyle tamamladı.