'Bu meslek bitmez' diyen ustalar Bursa'dan Kayseri'ye geldi!

Asırlık aile mesleklerini sürdüren Bursalı ustalar Kayseri'ye geldi. 'Bu meslek bitmez' diyen ustalar titizlikle el hünerlerini sergilerken Kayseri'ye gelişleri de merak konusu oldu...İşte detaylar…

Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
'Bu meslek bitmez' diyen ustalar Bursa'dan Kayseri'ye geldi!

Bursa’dan Kayseri’ye gelen baba-oğul, babalarından miras kalan ‘Kalay’ mesleğini sürdürüyor. Titizlikle el hünerlerini sergileyen baba-oğul ‘Bu meslek bitmez’ yorumunda bulunarak, kalaylama işlemi ve faydalarını anlattı.

Bursa’dan Kayseri’ye gelen baba Ali usta ve oğlu Recep Çakır usta anlaştıkları restoranların ürünlerinin kalaylama işlemini yapıyor. Kalaycılık mesleğinin önemini ve bakırın sağlık üzerindeki etkilerini anlatan baba-oğul, bu mesleğin ata mesleği olduğunu ifade ediyor.

‘8-10 yaşında başladım’

Kalay işine dedesiyle birlikte başladığını ifade eden Recep Çakır usta, ‘Kalay işinde ben çok küçükten başladık. Dedeme körük çeke çeke. 8-10 yaşlarında vardım. Körük çekerek baktık, öğrendik. Dededen kalan bir meslek bu. Bu meslek elimde olduğu için çok seviniyorum, iyiyim yani. Bitmez. Kalay sektörü bitmez. Kalaya, bakıra bir dönüş var’ ifadelerinde bulundu.

'Bu meslek bitmez' diyen ustalar Bursa'dan Kayseri'ye geldi!

Kalaylama işlemi nasıl yapılıyor?

Kalaylama işleminin inceliklerini anlatan Recep Çakır usta, ‘Kalay işlemi önce kostik dediğimiz bir malzeme var. Onu tertemiz yapıp yağını alıyoruz, kirini pasını... Ondan sonra tuz ruhulayıp, kumlayıp, kalaylama şekline getiriyoruz. Kalay dediğimiz malzeme de bu. Yaptıktan sonra bir iki sene kullanıp, tekrardan kalaylanmaya gerek duyanlar yaptırabiliyor mesela. Bunların ücreti 100, 150, 200 o civarlar oluyor. Kalay durumunu görmemiz lazım o şekilde. Yani ne kadar kalaysız o kadar daha ücret artıyor’ ifadelerinde bulundu.

‘Bir sene sonra yine geldim’

Geçen sene Mayıs ayında gelerek kalaylama işlemi yaptığını ifade eden Recep Çakır usta, ‘Alüminyumdan ve çelikten kat kat tabaka üstündür bakır. En kirli bile, en kirlisi bile bakır, alüminyumdan daha iyidir. Bizim dükkanlarımız var mesela Bursa'da, İzmir'de. Biz restorant olarak yapıyoruz. Böyle sokak aralarında yapmıyoruz mesela. Restoranlarımız var, belirli yerlerimiz var. Ona göre gidip yapıyoruz sezonluk. Mesela ben buraya geçen sene, 2025'te Mayıs'ta geldim. Tekrardan geldik’ dedi.

‘Devamlı çalıştığımız lokantalar var’

Kayseri’de devamlı olarak çalıştıkları lokantalar için geldiklerini ifade eden baba Ali usta, ‘Baba oğul yapıyoruz. Devamlı kalayı yaptığımız lokantaların, devamlı çalıştığımız lokantalar yeniden çağırdı bizi. Yine geldik onlara. Haliyle kalay yapıyoruz. İl il dolaşıyoruz çoluk çocuk ailece. Böyle kalayımızı yapıyoruz. Eskiden hastalık yoktu. Şimdi hastalıklar çoğaldı. Neden? Çünkü alüminyumlar çıktı, çelikler çıktı. Eski insanlara nazaran bakır kullanan, eskiden bakır kullanıyorlar çoğu. Şimdi alüminyum kullanıyorlar ama şimdi bakarsan hastalıklar çoğaldı. Şöyle pırıl pırıl ayna gibi yapıyoruz. Eski kaplar, lokantacılar işi biliyor’ dedi.

'Bu meslek bitmez' diyen ustalar Bursa'dan Kayseri'ye geldi!

‘Benim su tasım bile bakırdır’

Bakırın faydalarına değinen Ali usta, ‘Baba oğul yapıyoruz bu mesleği. Devamlı çalıştığımız lokantalar yeniden çağırdı bizi. Yine geldik onlara. Haliyle kalay yapıyoruz. İl il dolaşıyoruz çoluk çocuk ailece. Böyle kalayımızı yapıyoruz. Eskiden hastalık yoktu. Şimdi hastalıklar çoğaldı. Neden? Çünkü alüminyumlar çıktı, çelikler çıktı. Şimdi alüminyum kullanıyorlar ama şimdi bakarsan hastalıklar çoğaldı’ dedi.

‘Kayseri’ye her sene geliyoruz’

Ali usta Kayseri’ye ailecek her sene geldiklerini belirterek, ‘Kayseri'ye biz her zaman geliyoruz, her sene geliyoruz. Ama böyle mahalle aralarında kurmuyoruz. Devamlı bizim tanıdık ustalarımız, lokantalarımız olduğu için tanıdık ustalarımız var. Devamlı onlara gidiyoruz. Onların kalayını yapıyoruz. Vallahi ben bu meslekle evimi yaptım, çocuklarımı evlendirdim, arabalarımı aldım. Kimseye muhtaç olmadık. Şükür halimize’ dedi.