Aşkın Genç'ten eğitim sistemi eleştirisi: Makas giderek açılıyor

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, tarihi Pazarören Köy Enstitüsü yerleşkesinden eğitimde fırsat eşitsizliğine dikkat çekti. Genç, öğrenciler arasındaki başarı farkının 81 puana ulaştığını açıkladı.

YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Pınarbaşı’ndaki tarihi Pazarören Köy Enstitüsü yerleşkesinden Türkiye’nin eğitim politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. PISA 2025 sonuçlarına dikkati çeken Genç, öğrenciler arasındaki başarı ve imkan farkının giderek büyüdüğünü söyledi.

1940 yılında Köy Enstitüsü olarak eğitim vermeye başlayan Pazarören’in kırsaldaki çocukları nitelikli eğitimle buluşturmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Genç, şunları söyledi:

‘Burası Pazarören. 86 yıl önce burada bir Köy Enstitüsü kuruldu. Amaç; köyde doğan, imkanı olmayan çocuğun kaderini değiştirmek, nitelikli eğitimi onun ayağına götürmekti. Aradan 86 yıl geçti. Eğitimde fırsat eşitliği hâlâ temel sorunlardan biri.’

‘Eğitimdeki makas açılıyor’

Genç, PISA sonuçlarında Türkiye’nin ortalama puanlarının yükselmesini olumlu bulduklarını ancak öğrenciler arasındaki farkın göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

‘Sosyoekonomik olarak en avantajlı yüzde 25’lik gruptaki çocuklarla en dezavantajlı yüzde 25’lik gruptaki çocukların fen bilimleri başarısı arasında 81 puanlık fark var. Bu fark 2015’ten 2025’e Türkiye’de büyümüş. OECD genelinde makas daralırken bizde açılmış. Yalnızca ortalamayı değil, kimin ne kadar ilerleyebildiğini de konuşmak zorundayız.’

Türkiye’de öğrencilerin yüzde 32’sinin uluslararası sosyoekonomik ölçekte en dezavantajlı grupta bulunduğunu aktaran Genç, bu öğrencilerin zor şartlara rağmen önemli başarı gösterdiğini ifade etti.

Okullardaki eksikliklere dikkat çekti

Okulların imkanlarına ilişkin verileri de paylaşan Genç, eğitim materyali eksikliğinin öğretimi aksattığı okullarda okuyan öğrencilerin oranının 2022’de yüzde 15 iken 2025’te yüzde 24’e yükseldiğini söyledi.

Genç, ‘Bugün neredeyse her dört öğrenciden biri; ders kitabı, bilişim ekipmanı, kütüphane veya laboratuvar malzemesi eksikliğinin eğitimi aksattığı bildirilen bir okulda eğitim görüyor. Müfredatı değiştirmek kadar, o müfredatın uygulanacağı okulun imkânlarını da konuşmak zorundayız’ dedi.

‘Sorun eğitim sisteminin kendisidir’

TÜİK verilerine göre çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu belirten Genç, her çocuğun nitelikli devlet okuluna erişiminin güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.

Genç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

‘24 yılda sınavların isimleri, müfredatlar ve eğitim modelleri değişti. Ancak hâlâ çocuklar arasındaki başarı farkını, okullar arasındaki imkan farkını ve çocuk yoksulluğunu konuşuyoruz. Asıl mesele yeni bir sınavın veya müfredatın adını koymak değildir. Bugün hâlâ bunları tartışıyorsak sorun sınavın ya da müfredatın adı değil, eğitim sisteminin kendisidir.’