Altın fiyatlarında gerçek savaş fiyatlanması başlıyor
Ekonomist İslam Memiş, İsrail ve İran arasında yaşanabilecek olası yeni bir çatışmada ABD'nin yer almayacağını belirterek, bu durumun küresel piyasalarda ilkinden çok farklı bir dinamik yaratacağını öngördü. Dolayısıyla altın fiyatlarında gerçek bir savaş fiyatlanması olacağını söyledi.
İslam Memiş, İsrail ve İran arasında yaşanabilecek yeni bir çatışma dalgasının, öncekilerden farklı olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) doğrudan yer almadığı bir senaryoda gerçekleşeceğini ileri sürdü.
‘İran daha şiddetli vurabilir’
Memiş, bu süreçte gözden kaçırılmaması gereken en kritik unsurun ABD'nin pozisyonu olduğunu vurguladı. Memiş şu ifadelere yer verdi; 'İsrail bu sefer İran'a tekrar saldıracak ama şunu mutlaka ayırt etmek lazım: Amerika'nın olmadığı bir savaş senaryosunu izlemeye devam edeceğiz. Amerika'nın yer almadığı bir savaş senaryosunda İran ve İsrail kendi aralarında savaşır; ancak İran bu sefer İsrail'e beklenenden daha şiddetli bir şekilde vurabilir diye tahmin ediyorum.'
Merkez bankaları altın satmak zorunda kalmayacak
İlk savaş sürecinde petrol fiyatlarının hızla yükseldiğini ve Hürmüz Boğazı'nın kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Memiş, yeni dönemde ise farklı bir dinamiğin devreye gireceğini ifade etti. Hürmüz Boğazı'nın bu kez açık kalacağını öngören Memiş, arkasındaki gerekçeyi ABD ile yapılan ticaret anlaşmalarına bağladı. Ticaretin aksamaması durumunda merkez bankalarının likidite sıkışıklığı yaşamayacağını ve bu sayede altın satmak zorunda kalmayacağını dile getirdi.
Altının neden değer kaybettiğini açıklayan Memiş, fonlarda ve borsa yatırım fonlarında (ETF) işlem yapan yatırımcıların teminat tamamlama çağrıları nedeniyle altın satışı yapmak zorunda kaldığını belirtti. Ancak olası ikinci bir savaşta piyasaların hazırlıklı olacağını vurgulayarak şöyle dedi; ‘İkinci savaş başladığı zaman kimse altın satmak zorunda kalmaz. Altın fiyatları bu defa gerçekten bir savaş fiyatlaması içerisine girebilir diye tahmin ediyorum. Bunu asla göz ardı etmeden piyasaları ve küresel ekonomileri yakından takip etmeyi sürdüreceğim.’