Satürn bugün Koç burcuna geçiş yapıyor ve yaklaşık 2,5 yıl boyunca bu burçta ilerleyecek. Gökyüzünde yeni bir dönem başlıyor. Satürn en son 7 Nisan 1996’da Koç burcuna giriş yapmıştı. Yaklaşık 29,5 yılda zodyak turunu tamamlayan Satürn, yeniden aynı burca gelerek bir döngüyü kapatıyor ve benzer temaları yeniden gündeme taşıyor. Bu, astrolojide Satürn döngüsü olarak adlandırılır ve geçmişte yaşanan başlıkların farklı bir bilinç düzeyinde tekrar ele alınması anlamına gelir.
Satürn astrolojide kuralları, yasaları, sınırları, sistemi, devleti ve otoriteyi temsil eder. Aynı zamanda yavaşlık, ciddiyet, sorumluluk ve gerçeklikle ilişkilidir. Koç burcu ise hız, aksiyon, cesaret, liderlik, ataklık, sabırsızlık ve ben bilinciyle ilgilidir. Beklemeyi sevmez, anında harekete geçmek ister. Bu nedenle Satürn’ün Koç burcundaki seyri doğası gereği bir gerilim taşır. Acele kararlar ve fevri davranışlar sınavdan geçerken, daha ağırbaşlı ve olgun bir hareket tarzı öğrenilmek zorunda kalınabilir. Hızlı çıkışlar bedel doğurabilir; plansız adımlar engellerle karşılaşabilir.
Sağlık açısından Koç burcu baş bölgesini temsil eder. Bu süreçte stres kaynaklı baş ağrıları, migren, sinirsel gerilimler ve baş bölgesiyle ilgili rahatsızlıklarda artış görülebilir. Özellikle sabırsızlık ve öfke kontrolü önemli bir tema haline gelebilir. Satürn burada bedene ve psikolojiye disiplin çağrısı yapar.
Ancak bu dönemin yalnızca zorlayıcı tarafı yok. Olumlu yönden bakıldığında, sağlam temele dayanan girişimler için güçlü bir yapılandırma süreci başlıyor. Cesaret disiplinle birleştiğinde kalıcı başarı mümkündür. Planlı hareket eden, stratejik davranan ve sorumluluk alan kişiler için bu gökyüzü uzun vadeli kazançlar getirebilir. Hedeflere daha ciddi, daha sistemli adımlarla ilerlemek mümkün olabilir. Emek verilen işler karşılığını verebilir; acelecilik yerine kararlılık kazandırabilir.
Bugün yaklaşık 29,5 yıl sonra Satürn yeniden Koç burcunda. Satürn dönüşü dediğimiz bu süreç, geçmiş dosyaların yeniden açılması, yüzleşmelerin yaşanması ve gerçekliğin daha net biçimde görünür hale gelmesi anlamına gelir. Kolektif düzeyde bu, geçmişle hesaplaşma ve tarihsel hafızanın yeniden değerlendirilmesi şeklinde çalışır. 1996’da konuşulan başlıkların farklı bir bağlamda tekrar gündeme gelmesi astrolojik döngüselliğin doğal sonucudur. Astrolojide benzer gökyüzü kombinasyonları benzer temaları sahneye taşır.
Tam da bu süreçte Abdullah Çatlı’yı konu alan bir filmin vizyona girecek olması zamanın ruhuyla dikkat çekici bir uyum içindedir. 1996’da bir trafik kazasıyla sembolleşen bir isim, 2026’da beyazperdede yeniden gündeme geliyor.
1996–1999 döngüsüne baktığımızda benzer temaların öne çıktığını görürüz. 1996 yılı Türkiye için yalnızca siyasi bir kırılma değil, kolektif bir dönüm noktasıydı. Susurluk’ta 3 Kasım 1996’da gerçekleşen trafik kazasıyla Abdullah Çatlı ismi geniş kitleler tarafından duyuldu. Devlet, siyaset ve yeraltı dünyası arasındaki ilişkilerin görünür hale gelmesi o dönemin en çarpıcı başlıklarından biriydi. Satürn’ün Koç burcuna geçişi, askeri güç, operasyonel refleksler, liderlik ve mücadele temalarını devlet, otorite ve yapı kavramlarıyla bir araya getirmişti. Gücün kimde toplandığı ve otoritenin nasıl kullanıldığı soruları sert biçimde gündeme taşınmıştı.
20 Şubat 2026’da gerçekleşecek Satürn–Neptün kavuşumu ise bu döngüye farklı bir boyut ekleyecek. Neptün astrolojide kolektif bilinçaltı, idealler, hayaller, illüzyonlar ve sinema ile ilişkilidir. Satürn ile kavuştuğunda ise sis perdesinin aralanması, hayal ile gerçek arasındaki sınırların netleşmesi söz konusu olur. Tam da bu süreçte, 20 Mart’ta sinemalarda yer alacak Çatlı filmi dikkat çekici bir zamanlamaya işaret ediyor. 1996’da Susurluk kazasıyla sembolleşen bir ismin 2026’da beyaz perdede yeniden gündeme gelmesi yalnızca bir biyografi çalışması değil; kolektif hafızanın yeniden yapılandırılması olarak okunabilir.
Satürn’ün tarihsel ve gerçekçi bakışı ile Neptün ile birleştiğinde toplum geçmişe daha soğukkanlı ve analitik bir gözle bakma fırsatı bulabilir. 1996’da krizle ortaya çıkan gerçeklik, 2026’da sanat aracılığıyla yeniden değerlendirilir. Satürn Koç döngüsü cesur bir yüzleşme çağrısıdır. Neptün ise bu yüzleşmenin hikâyesini anlatır. Gökyüzü sembolizmi, Türkiye’nin 90’lı yıllarını daha net bir ışık altında görmeye hazırlandığını düşündürüyor.
Bu enerjileri değerlendirmek tamamen bizim elimizde. Ne kadar bilinçli şekilde kullanırsak, gündelik hayatımızı o kadar kolaylaştırır, ilişkilerimizde daha huzurlu bir akış yakalayabiliriz.
Doğum haritanızı öğrenmek, kaderinizin şifresini çözmek için mail adresimden ya da Instagram sayfamdan bana ulaşabilirsiniz:
Instagram: https://www.instagram.com/astrologtugbacatli/
E-posta: [email protected]
Güzel bir gün olması dileğiyle…
Hoşgörü ve sevgi ilacınız olsun.
Tüm güzellikler sizinle olsun.