Sümeyye Koşar

Soğuk havadan önce vicdanımız donmasın

Sümeyye Koşar

Soğuk havayı biz kalın giysilerle, sıcak evlerle karşılıyoruz. Sokaktaki canlılar içinse kış; üşümek, aç kalmak ve bir şekilde günü çıkarabilmek demek. Bir kaldırım köşesinde büzülmüş bir kedi, boş bir mama kabının başında bekleyen bir köpek, çatılarda yiyecek arayan kuşlar… Hepsi aynı soruyu soruyor: Bizi gören var mı?
Kış ayları sokak hayvanları için en zor zaman. Kediler soğuktan korunacak kuytu bir yer bulmakta zorlanıyor, köpekler yiyecek arıyor, kuşlar donan doğada yem bulamıyor. Su kapları buz tutuyor, çöpler bile eskisi kadar ‘umut’ vermiyor.

Son zamanlarda yerleşim alanlarına yaklaşan kurtlar ve geceleri sokaklarda görülen tilkiler de bu tablonun bir parçası. Kurtlar şehre indiği için değil, doğada tutunamadığı için karşımıza çıkıyor. Yoğun kar, azalan av ve bozulan yaşam alanları onları mecbur bırakıyor. Aynı şekilde tilkiler de çöp kenarlarında besin arıyor. Bu bir tercih değil, bir zorunluluk.

Peki biz ne yapabiliriz?

Aslında cevap çok karmaşık değil.

Kapı önüne bırakılan bir kap mama ve su, bir köpeğin ya da kedinin bütün gününü kurtarabilir.
Kuşlar için pencere kenarına konulan bir avuç yem, onların hayatta kalmasını sağlar.
Donan su kaplarını günde bir kez kontrol etmek, birkaç dakikamızı alır ama büyük fark oluşturur.
Eski karton kutularla yapılan basit barınaklar, kediler için rüzgarı kesen bir sığınak olabilir. Çatılara ya da yüksek yerlere konulan küçük yemlikler, kuşların güvenle beslenmesine yardımcı olur. Kimse büyük masraflar yapmak zorunda değil; önemli olan süreklilik.

Mahalledeki hayvanları tanımak, özellikle kışın çok önemli. Hasta, yaralı ya da güçten düşmüş bir hayvan fark edildiğinde ilgili yerlere haber vermek, sorunun büyümesini engeller. Belediyelerin veteriner hizmetleri, gönüllüler ve hayvanseverler bu noktada en büyük destek.

Şikayet etmek yerine çözümün parçası olmak gerekiyor. ‘Sokakta hayvan var’ demek yerine ‘Ben ne yapabilirim?’ diye sorduğumuzda, sokak daha yaşanabilir bir yer haline geliyor. Çünkü bu canlılar bu şehrin yabancısı değil.

Kış geliyor.
Sokak daha soğuk.
Ama elimiz hâlâ sıcak.
Bir kap mama.
Bir tas su.
Bir avuç yem.
Bazen bir canın hayatı, bu kadar basit bir adımla değişiyor.
 

Yazarın Diğer Yazıları