İlhami Şekercioğlu

Türklerin batıya göçleri

İlhami Şekercioğlu

Türklerin tarih sahnesine çıkışlarını A.B.D li tarihçi yazar Carter Finale “Dünya Tarihinde Türkler” isimli kitap çalışmasında şu şekilde ortaya koymakta. Türklük “doğudan batıya, bütün Asya’yı aşan bir otobüse benzer. Bu yolculuk uzun sürmüş otobüs iki de bir mola vermiştir. Her molada bir kısım insan dâhil sandık, sepet indirmiş ve yine aynı boyun insanlarıyla aynı yahut otobüs sayısının artmasıyla birlikte yeni değerlerle, yeni coğrafyalara asırlar boyu süren yeni yolcular taşınmıştır. Elbette ki burada kullanılan otobüs imgesi Türkler için kutsal sayılan “At” ın bir karşılığı olarak kullanılmıştır.

Bugün itibarıyla Türkler kabaca; batıda Balkanlar’dan doğuda Büyük Okyanus’a, kuzeyde Kuzey Buz denizinden güneyde Tibet’e kadar olan geniş bir sahada yaşarlar. Elbette ki Türklerin yaşadıkları alanlar bununla sınırlı değildir. Bu geniş saha içerisinde Türkler iki yerde büyük ve yeknesak toplulukları oluştururlar. Bunlardan bir tanesi Türkiye diğeri de batı kısmı Rusların, doğu kısmı da Çinlilerin idaresinde bulunan öksüz durumda ki Türkistan’dır. Bu iki birlik arasında bugün itibarıyla özgürlüğüne kavuşmuş olan Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri. Bununla birlikte Üsküp Kosova dâhil Batı Trakya’dan Moğolistan’a kadar uzanan bir Türk coğrafyası. 

Hudutlarını kabaca çizdiğimiz bu sahada Türklerin topluca yaşadıkları diğer yerler; Tatar, Başkırt ve Çuvaş boylarının ve fin Uygur kavimlerinin yaşadığı İdil Ural bölgesi, Yakutistan ile Altay Dağları-Baykal gölü arasında ki Altay-Hakas ve Tannu-Tava bölgeleridir. 

Kesintisiz Türk nüfus sahası olarak sınırladığımız yerlerin dışında Türkler; Yugoslavya da, Makedonya da, Polonya da, Romanya da Dobruca ve Basabarya da, BulgaristanınDobruca, Mestanlı-Kızanlık, Filibe, Plevne ve Varna bölgelerinde; Yunanistan’ın Batı Trakya, Irak’ın Can Kerkük, Suriye’nin AzezMünbiç ve Lazkiye bölgelerinde Afganistan da bazı Ege adalarında ve Kıbrıs’ta halen yaşamaktadırlar.

 -Altaylardan asli unsura bağlı olarak kopup gelen Ulungur Nehri Ulungur gölünü sürekli olarak beslemiş, Ulungur Nehrinden yükselen su buharı zamanla yağmur olmuş, kar tipi olmuş ulaşabildiği yerlere Turan illerinden Tuna’ya kadar yine yağmur, kar olarak yağmış tipi olarak farklı coğrafyalara taşınmış. Bu bulutlar geçtiği yerlerden asli unsura bağlı olarak aldığı selamları Turan ellerine taşımaya devam etmişler oradaki toprak ve ırmaklarla arkadaş olmuşlar, onlara farklı coğrafyalardan selamlar getirmişler ve böylelikle Turan coğrafyası ortaya çıkmış. Ulungur Nehri bu görevi zamanla Tola, Orhun, Seyhun, Tamır, Yenisey, İrtiş, Obi, Işıl, Tobol, Tuna, Anadolu’da Sakarya, Meriç, Gediz, Seyhan, Ceyhan, Kızıl ırmak, Yeşil ırmak, ZAMANTI farklı göl ve akarsularla birlikte yapmaya devam etmişler. 

Gelecek haftaki yazımız. Anadolu’da Türk Varlığı

Yazarın Diğer Yazıları