İlhami Şekercioğlu

İslam İnancına Göre Alemlerin Yaratılması

İlhami Şekercioğlu

Secde Suresi/4: Gökleri yeri ve bunların arasındakileri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden Allah’tır. O’nsuz size ne bir dost ne de bir şefaatçi bulunur. Hâlâ düşünüp ders almazmısınız?

Zümer Suresi/5: O gökleri ve yeri hikmet ve fayda esasına göre yarattı; sürekli olarak geceyi gündüzün, gündüzü gecenin üstüne sarmaktadır; güneşi ve ayı da yasalarına boyun eğdirmiştir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Unutmayın ki Allah çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır. 

Fussilet Suresi/11: Dahası O, duman halinde olan semaya iradesini yöneltti; ardından ona ve arza, “isteyerek veya istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!” buyurdu. “isteyerek geldik” dediler.

Fussulet Suresi/12: Böylece onları iki evrede yedi gök olarak yarattı, her göğe işlevini ilham etti. Biz, yakın semayı kandillerle donattık ve onu koruduk. İşte bu her şeye gücü yeten her şeyi bilen Allah’ın takdiridir. 
Duhan Suresi/39: Gökleri yeri ve bunların arasındakileri oynayıp eğlenmek için yaratmadık Bunları hakikat ve hikmet çerçevesinde yarattık, fakat çoğu bunu bilmez. 

AhkafSurei/3: Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri şüphesiz yerli yerince ve belirli bir süre için yarattık. Ama inkâr edenler kendilerine karşı yapılan uyarıdan yüz çevirmektedirler. 

Kaf Suresi/38: Gökleri ve yeri altı günde yarattık da küçük bir yorgunluk çekmedik.  

HadidSurei/4: Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O’dur. Toprağa giren ve ondan çıkan, gökten inen ve ona yükselen her şeyi bilir. Nerede olursanız olun O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir. 

Yasin Suresi/40: Ne güneşin aya yetişip çatması uygundur ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzer gider.  D.İ.B

Hemen yanı başımızda bulunan bir kalem yahut farklı bir cisim, değişik cinsleriyle farklı amaçlara yönelik olarak imal edilmiştir. Çevremizde gördüğümüz-göremediğimiz tüm cisimler mutlaka bir amaca dönük olarak tasarlanmış ve ona göre imal edilmiştir. Yaratılan varlıklar da bu şekildedir. İmal edilen ve yaratılan tüm varlıklar insan yaşamı için gerekli ve nihayetinde elzem olan araçlardır. 

Canlılara baktığımızda ise kendi yaratılışlarındaki tüm değerler, yaratılış gayesine göre bir plan-proje-gizlilik ve güzellik içerisinde amaca uygun olarak yaratılmış ve bunların her türlü ihtiyaçları, bir uyum içerisinde Yaratıcı tarafından karşılanmıştır. İnsan dâhil, farklı cinsleriyle tüm canlılar iyi bir proje, planlama örneğidir. 

Yeryüzündeki tüm varlıklarda sayamayacağımız ölçüde, yaratılış mucizesi bulunur. Bu durum onun muhteşem sanatı, üstün akıl ve iradesiyle yaratmış olduğu ve halen yaratmaya devam ettiği varlıklardaki değerin bir anlatım şeklidir. 

Bilebildiğimiz âlemlerde ve yeryüzündeki tüm varlıklar yaratılış amaçlarına uygun şekilde davranış sergilerler ve kendilerinde farklı mucizeler bulunur. Canlı varlıklar hücrelerden, cansız varlıklar ise kimyasal maddelerin en küçük birimi olan atomlardan meydana gelir. Detaylarda ki mucizeler hücre yahut atomla başlar. Olağan üstü dengelere ve düzenlere sahip olan insan vücudu, hayvanlar, bitkiler ve tüm kâinattaki diğer cansız varlıklar yaratılışlarında ki hücre ve atomla birlikte gerçek anlamda bir varlığı ve nihayetinde mucizeyi oluştururlar. Bu durum yaratıcının yaratmadaki olağanüstü kabiliyetini, kudretini ve nihayetinde bir yaratıcının varlığını net olarak açık bir şekilde ortaya koyar.

Âlemlerde maddeyi oluşturan atomların elektronlarının yörüngesinden, gezegenlerin yörüngesine kadar her şey muhteşem bir planlamaya ve düzene sahiptir. Maddelerin yapı taşı olan atomun çekirdeğini bir arada tutan “güçlü nükleer kuvvet” fizik kurallarının tanımlayabildiği en güçlü kuvvettir. Bu kuvvet bulunduğu halden daha güçlü olsa çekirdekteki protonlar ve nötronlar birbirinin içine geçecek, biraz daha az olsa dağılıp gidecek ve hiçbir varlık oluşamayacaktı. İşte bu kuvvet büyük patlamanın ilk anından itibaren atom için gerekli olan en uygun değere sahiptir. Evrenlerdeki yıldızların gezegenlerin yörüngelerinde kalmalarının nedeni olan “kütle çekim (yer çekimi) kuvveti “ ise evrendeki diğer kuvvetlere oranla şiddeti en düşük kuvvettir. Bu kuvvetin değerlerinde bir azalma olursa yıldızlar yerinden kayacak, dünya yörüngesinden kopacak, insanlar dâhil diğer tüm varlıklar uzay boşluğuna dağılacak ve dünyada hayat olmayacaktır.

Âlemleri bu şekilde yaratan onu yoktan var eden Yüce Allah, mucizevi bir yaratışla, en küçük kuvvetle yıldızları yerinde tutmakta, en büyük kuvvetle küçücük atom çekirdeğini birlikte ve aynı anda kaynaştırarak bir arada bulundurmaktadır. 

Evren, yaratılmaktaki süreklilik nedeniyle insan için sonsuzluğu oluşturur. Bu sonsuzluk âleminde bilebildiğimiz kadarıyla sadece dünyada canlılar vardır. Dünya; sekiz farklı gezeğenle birlikte güneş sistemini oluşturur ve Samanyolu Galaksisinde yer alır.

Gelecek haftaki yazımız dünyanın konumu ve devamıyla insanın yaratılışı:

Yazarın Diğer Yazıları