Farklı inanç gurupları, âlemlerin ve insanın yaratılmasıyla ilgili olarak kendi inanç sistemleri doğrultusunda farklı görüşler-değerler ortaya koymaktadırlar.
İNCİL-TEVRAT-ZEBUR
Dünyanın ve insanın yaratılışı,
-Başlangıçta Tanrı yeri ve göğü yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu. Engin karanlıklarla kaplı idi. Tanrının ruhu suların üzerinde hareket ediyordu.
Tanrı ‘ışık olsun’ diye buyurdu ve ışık oldu. Tanrı ışığın iyi olduğunu gördü ve onu karanlıktan ayırdı. Işığa ‘ Gündüz’, karanlığa ‘Gece’ adını verdi. Akşam oldu sabah oldu ve ilk gün oluştu.
Tanrı ‘Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın’ diye buyurdu. Ve öyle oldu. Tanrı gök kubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı. Kubbeye ‘Gök’ adını verdi. Akşam oldu sabah oldu ikinci gün oluştu.
Tanrı ‘Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün’ diye buyurdu ve öyle oldu. Kuru alan ‘Kara’, toplanan sulara ‘Deniz’ adını verdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Tanrı ‘Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin’ diye buyurdu ve öyle oldu. Yeryüzü bitkiler türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. Akşam oldu sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.
Tanrı şöyle buyurdu ’Gök kubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, Günleri, yılları göstersin’. Ve öyle oldu. ‘Tanrı büyüğü gündüze küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. Yeryüzünü aydınlatmak gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gök kubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü. Akşam oldu sabah oldu ve dördüncü gün oluştu.
‘Tanrı sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, ‘gökte kuşlar uçuşsun’ diye buyurdu. Tanrı büyük deniz canavarlarını, denizde kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü. Tanrı’ Verimli olun çoğalın, denizleri doldurun, verimli olun çoğalın, yeryüzünde kuşlar çoğalsın’ diyerek onları kutsadı. Akşam oldu sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
Tanrı ‘Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türesin’ diye buyurdu. Ve öyle oldu. Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
Tanrı, ‘Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım’ dedi. ‘Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.’
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrının suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı. Onları kutsayarak, ‘Verimli olun, çoğalın’ dedi. ‘Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara sürüngenlere –soluk alıp veren bütün hayvanlara– yiyecek olarak yeşil otları veriyorum.’ Ve öyle oldu. Tanrı yarattıklarına baktı ve her şeyin çok iyi olduğunu gördü. Akşam oldu sabah oldu ve altıncı gün oluştu. Ve gökler ve yer ve onların bütün orduları itmam/tamam oldu. Ve Allah yaptığı işi yedinci günde bitirdi. Ve yaptığı bütün işten yedinci günde istirahat etti. Ve Allah yedinci günü mübarek kıldı ve onu takdis etti; çünkü Allah yaratıp yaptığı bütün işten o günde istirahat etti.
TEVRAT VE İNCİLE GÖRE İNSANIN YARATILIŞI
Rab Allah yeri ve gökleri yaptığı günde, yarattıkları zaman, göklerin ve yerin asılları bunlardır. Ve henüz yerde bir kır fidanı yoktu ve bir kır otu henüz bitmemişti. Çünkü Rab Allah yerin üzerine yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işlemek için adam yoktu ve yerden buğu yükseldi ve bütün toprağın yüzünü suladı. Ve Rab Allah yerin toprağından adamı yaptı ve onun burnuna hayat nefesini üfledi ve adam yaşayan can oldu. Ve Rab Allah şarka doğru Aden’de bir bahçe dikti ve yaptığı adamı oraya (cennete) koydu. Ve Rab Allah görünüşü güzel ve yenilmesi iyi olan her ağacı ve bahçenin ortasında hayat ağacını, iyilik ve kötülüğü bilme ağacını yerden bitirdi. Ve bahçeyi sulamak için Aden’den bir ırmak çıktı ve oradan bölündü ve dört kol oldu. Birinin adı Pişon’dur; kendisinde altın olan bütün Havila diyarını kuşatır ve bu diyarın altını iyidir; orada akgünnük ve akik taşı vardır. Ve ikinci ırmağın adı Gihon’dur; bütün kuş ilini kuşatan odur. Ve üçüncü ırmağın adı Dicle’dir, Asur’un önünden akan odur. Dördüncü ırmak Fırat’tır. Ve Rab Allah adamı aldı, baksın ve onu korusun diye Aden bahçesine koydu. Ve Rab Allah adama emredip dedi. Bahçenin her ağacından istediğin gibi ye, fakat iyiliği ve kötülüğü bilme ağacından yemeyeceksin; çünkü ondan yediğin günde mutlaka ölürsün. Ve Rab Allah dedi: Adamın yalnız olması iyi değildir; kendisine uygun bir yardımcı yapacağım. Ve Rab Allah her kır hayvanını ve göklerin her kuşunu topraktan yarattı ve onlara ne ad koyacağını görmek için adama getirdi ve adam her birinin adını koydu, ne koydu ise canlı mahlûkatın adı o oldu ve adam bütün sığırlara ve göklerin kuşlarına ve her kır hayvanına ad koydu; fakat kendisi için yardımcı bulunmadı. Ve Rab Allah adamın üzerine derin uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiğinden birini aldı ve yerini etle kapladı ve Rab Allah, adamdan aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı. Ve onu adama getirdi. Ve adam dedi; Şimdi bu benim kemiğimden kemik ve etimden ettir, buna nisa denilecek, çünkü o insandan alındı. Bunun için insan anasını babasını bırakacak ve karısına yapışacaktır ve bir beden olacaklardır…
Adem: Yahudi-Kabala (Kabala; Yahudi mistisizminde ezotik bir disiplin düşünce okulu veya kurallar bütünüdür.) inancına göre Âdem ismi tek yaratılan demektir. Aynı zamanda kırmızı toprak anlamındadır. Sümer dilinde Adamu; babam, Asur-Babil dilinde ise yapılmış çocuk, genç. Sabii dilindeki Adam kul, İbranicede Adamah; toprak yeryüzü, eski doğu dillerinde ise yere ait yerde olan yani insan/insanlık anlamına gelmektedir.
*Vikipedya
Havva: İbranicede ve Tevrat’ta adı Havvah, Tevrat’ın Yunanca tercümesinde Eva, Latince Heva ve batı dillerinde Eve olarak karşımıza çıkmakta. Tevrat’a göre ‘canlı yaşayan’ anlamında var olan her şeyin annesi demek olan Havva ismini Âdem vermiştir. Hayah, hayat kökünden geldiği ileri sürülmekte ve bu kelime yaşamak, yaşatmak anlamına gelmektedir. *Kaynakça: Aktiffelsefe Alsancak 22 Şubat 2022 İlk insan ve yaratılış felsefesi. *(Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. 2006/2 c.V, s.51-96
Yahudi Kabala inancından kaynaklı geçmişe ait anlatımlarla ilk insan ve onun kaburga kemiğinden yaratılmış bir Havva anlatımı, inancı (şayet eksik yahut yanlış bir anlatımım yoksa) ilgili kaynakların anlatımıyla bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Gelecek haftaki yazımız: İslam İnancına Göre Âlemlerin Yaratılması.