Hilal Tekeoğlu

''Dil Belası'', ''Sözün Büyüsü'' oldu

Hilal Tekeoğlu

Şimdilerde enerji, psikoloji ve insanı iyi hissettirecek motivasyon paylaşımları oldukça popüler hale geldi. Mesela ''Neden hayır diyemiyorum'' sorusu üzerine sosyal medyada milyonlarca açıklayıcı paylaşım bulabilirsiniz.

Ya da ''777 – Evren bize mucize gönder'', ''520- para kanallarımı açıyorum'' gibi sayı sekansları da karşınıza çıkabilir. Tabi motivasyon videoları da sosyal medyada hemen hemen herkes tarafından paylaşılan videolar arasında üst sıralarda yer alıyordur diye tahmin ediyorum.

Örneğin, ''Sen elinden geleni yaptın'', ''Senin planın, Allah’ın planı'', ''Hayata bir kere geliyoruz'' gibi paylaşımlar da kullanıcılar arasında etkileşim alıyor.

Şimdi önce ''Sözün Büyüsü'' ifadesinden bahsedelim. Son dönemlerde ağızdan çıkan her söz ''evrene mesaj'' şeklinde nitelendiriliyor. Kötü bir söz olunca ''iptal, iptal, iptal'' deniliyor. Yine örnekler üzerinden gidelim; ''Bolluk ve bereket hayatıma akıyor'' ''Hayatımda olan her şey benim hayrıma oluyor'', ''Tüm hatalarıma şifalanıyorum'' işte bitti sözün büyüsü hayatınıza tesir etti. Artık her şey dilinizdeki gibi olacak.

Diyelim ki “Hayatımda hiçbir şey istediğim gibi gitmiyor'' “Neden kötü olaylar hep beni buluyor'' sözleri ağzınızdan çıktı. Eyvahlar olsun evrene kötü mesaj gönderdiniz hemen o sözleri iptal edin. “iptal, iptal, iptal''

Neden çünkü söz büyüdür ne dersen evrende o seni bulur…

Gelelim Dil Belası’na… İmam Gazali’nin yazdığı Dil Belası kitabında aslında kötü söz söylemenin hiç de iyi olmadığını, dilin ve konuştuklarımız öneminin ne kadar kritik olduğuna yer veriyor. İmam Gazali bunu 900 yıl önce söyledi. Düşünebiliyor musunuz tam 900 yıl önce…

Sözün Büyüsü dediğimiz şeyin yeni bir şey olmadığını sadece yeni popüler olan bir gündem olduğunu görüyoruz.

İmam Gazali İslam düşünce tarihinin en etkili alimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Aklı reddetmeden ahlakı merkeze alan ve kalp ile inşa ederek insana dokunan eserler ortaya çıkaran İmam Gazali, güçlü üslubu ve anlatım gücüyle edebi alanda da etkisini yıllardır gösteriyor.

Kitaba gelecek olursak, ''Dil Belası kitabını okuyan 1 hafta hiç konuşamazmış'' sözünü çok duydum. Merak edip kitabı satın aldım. Dilin felaketlerinin anlatıldığı kitap beni de etkiledi. Dilin tehlikesinin büyüklüğü ve susmanın fazileti olarak yer verilen kitapta dilin tehlikesinden ancak susarak kurtulmanın mümkün olabileceği belirtiliyor.

Hadislerde desteklenen ve yüzyıllar önce yazılan kitap günümüzdeki ''Sözün Büyüsü'' ifadesinin ne kadar geçmişe dayandığını gözler önüne seriyor.

Özetle ister sözün büyüsü deyin ister dilin belası deyin her ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Her zaman dua, şükür ve minnetle görüşmek üzere….

Yazarın Diğer Yazıları