Hilal Tekeoğlu

Basının taşraya açılan kapısı: Tuna Gazetesi

Hilal Tekeoğlu

Osmanlı döneminde basının doğuşu ve gelişimini genellikle İstanbul merkezli bir aktarım üzerinden okuruz. Hatta Türk Dili ve Edebiyatı dersinde de sıkça duyduğumuz ilk resmi gazete Takvim-i Vekayi ile başlayan, Ceride-i Havadis ve Tasfir-i Efkar ile devam eden bu çizgi basını sadece, payitahtın duvarları çevresinde sınırlar.

Oysa ki o dönemde basının gerçek manada yayılımı merkez sınırları aşıldığında başlar. Bu noktada taşradaki sembolik başlangıç ise Tuna Gazetesi’dir. Tarihler 1864 yılını gösterdiğinde Vilayet Nizamnamesi’nin hemen ardından Tuna Vilayeti valiliği yaptığı dönemde Mithat Paşa öncülüğünde çıkarılan Tuna Gazetesi, yerel basın serüveninde sembolik bir başlangıç niteliği taşıyor.

O dönemde devlet eliyle Rusçuk’ta – Günümüzde  Bulgaristan’da Tuna Nehri kıyısında bulunan bir şehirdir – yayımlanan Tuna Gazetesi, resmi yazılar, vilayet ile ilgili gelişmeler ve idari düzenlemeler ile ilgili toplumu bilgilendirmek amacıyla çıkarılmıştır.

Şimdi bunları size neden anlattım?

Çünkü Tuna Gazetesi, kamuoyu oluşturma aracından öte kamu düzenini tesis etme amacına hizmet etmektedir. Bu gazete, belki sansürlü belki tek sesli ya da resmi görülebilir ancak burada asıl nokta şudur ki, “basın tarihi önce kurumsallaşma sonra özgürlük ile başlamıştır.”

Bu tespit sadece Tuna Gazetesi’ni anlayabilmek için değil aynı zamanda Osmanlı Basın tarihini sağlam bir temele oturtmak için anahtar niteliğindedir. Bu gerçeği görmezden gelerek Osmanlı dönemi basın tarihini anlamaya çalışmak bağlamından koparmak demektir.

Bugünün gözüyle Tuna Gazetesi’ne bakıldığına eleştirilecek yönleri olabilir. Ancak esas mesele Tuna Gazetesi’nin eksik yönlerinden ziyade taşrada sürekli bir yayın hayatının oluşturulabileceğini göstermiştir.

Günümüzde basın özgürlüğünü tartışırken erken dönemleri anımsamak önemlidir. Çünkü özgürlük çoğu zaman uzun bir kurumsallaşma sonucunda ortaya çıkmaktadır. Tuna Gazetesi bu sürecin en önemli örneğidir.  

Ve işte özgürlük… Basın özgürlüğü birden bire doğmaz, önce kurumlar oluşur, kurallar belirlenir ve süreç şekillenir. Gazeteler sürekliliğin ve kurumsal bir yapının teminatıdır. Özgür basın ilk olarak var olan bu yapıda filizlenir.

Yazarın Diğer Yazıları