Kış aylarıyla birlikte toplu taşımaya olan talepte artış yaşandı. Her gün toplu taşıma araçlarını kullanan bir vatandaş olarak bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Özellikle servis ücretlerinde yaşanan artış nedeniyle, geçtiğimiz yıllara oranla artık daha fazla öğrenci okula gitmek için toplu taşıma araçlarını kullanıyor.
Sabah saatlerinde duraklarda bekleyenlerin büyük kısmını öğrenciler oluşturuyor. Okulların tatil olduğu hafta içinde ise duraklarda büyük bir sessizlik hâkim ve yalnızca işine giden Kayserilileri görmek mümkün. Peki değişmeyen şey ne? Diye soracak olursanız; değişmeyen husus, her gün onlarca uyarıya rağmen toplu taşıma araçlarında aynı hataların tekrar tekrar yaşanması…
Örneğin otobüslerde şoförler, hatta bazen diğer yolcular tarafından sıklıkla “arkaya doğru ilerleyelim” uyarıları yapılıyor. Ya da raylı sistem araçlarında “kapı önlerinde bekleme yapmayalım” anonsları duyuluyor. Kısacası toplu taşıma araçları içerisinde sürekli bir uyarı, sürekli bir komut hâli mevcut.
Kurallara uyan, gereği şekilde toplu taşıma araçlarını kullanan bireyler yok mu? Elbette var; onları tenzih ederim. Zaten bu bireyler gerekli hassasiyeti göstermese, toplu taşıma büyük ihtimalle hiç kullanılmaz bir hâle gelir. Ancak kurallara uymayan bireylerin de bu kurallara riayet etmesini sağlayacak çözüm kanalları üretilmeli.
Özellikle toplu taşımayı en yoğun kullanan öğrenciler üzerinden örnek verecek olursak; kulaklık takan ve arkasından seslenen bireylerin varlığından dahi haberdar olmayan yolculara şaşkınlıkla şahit oluyorum. Ya da neredeyse bir kişilik alan kaplayan sırt çantalarını, araçlara binerken eline almayı tercih etmeyenleri…
Dilerim ki toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası olan toplu taşımanın nasıl kullanılması gerektiği konusunda bireyler daha duyarlı olur. Toplu taşıma araçları içerisinde duyulan anonsların ve bağrışmaların yerini, günlük yaşamın sessizliği alır.
Esen kalın…