Ecem Yaman

Kısa vadeli kazanç, uzun vadeli güven kaybı

Ecem Yaman

Türkiye’de turizm her geçen yıl daha önemli bir gelir kaynağı haline geliyor. Özellikle büyük şehirlerde ve turistik bölgelerde turistleri görmek sıradan bir manzara. Ancak turistlerin bu ekonomik dinamiklerin içinde nasıl bir “hedef” haline geldiğini görmek bazen şaşırtıcı, bazen de üzücü.

Geçenlerde bir örnek çok dikkatimi çekti. Gürcistan’dan gelen bir turist, sıradan bir fırından üç simit ve üç açma almak istedi. Fırıncı, ürünlerin karşılığında 210 TL talep etti. Düşünebiliyor musunuz? Üç simit ve üç açma için 210 TL. Ülkemizde yaşayan biri olarak, bu fiyatın açıkça fahiş olduğunu söylemek mümkün. Ama işin ilginç yanı, fiyatın belirlenmesinde çoğu zaman ürünün maliyeti değil, müşteri profilinin etkili olması. Turist gelince, gözler adeta parlıyor herkes Bu ürünü pahalıya satabilir miyim? hesabı yapıyor.

Ev kiralamak isteyen öğrenciler söz konusu olduğunda da benzer bir tablo görüyoruz. Bazı ev sahiplerinin gözlerinin içi parlıyor; fahiş fiyatla evini kiraya verme fırsatı doğmuş oluyor ve bu onları mutlu ediyor. İşin trajikomik tarafı, aynı ev sahibi belki yakın çevresine veya komşularına çok daha düşük bir bedelle kiralama yapabilir. Ama turist veya dışarıdan gelen biri söz konusu olduğunda fiyat bir anda yükseliyor. Bunu Kayseri'de çok gördüm.

Kısa vadeli kazanç, uzun vadede güven ve itibar kaybına yol açıyor. Örneğin Kayseri halkı Türkiye genelinde cimri ve fırsatçı olarak tanınıyor. Turist, fahiş fiyatla karşılaştığında sadece cebinden çıkan parayı düşünmüyor aynı zamanda kendini kandırılmış ve saygısızca muamele görmüş hissediyor. Bu da Türkiye’nin turizm imajını zedeliyor. Elbette burada genelleme yapmak yanlış olur. Herkes aynı yaklaşımı göstermiyor. Birçok esnaf adil, ölçülü ve misafirperver. Ancak gözlemler, turisti gören bazı insanların anında fiyatları yükseltme eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Yazarın Diğer Yazıları