Cemil Görücü

Rehavet, İktidarın Düşmanı

Cemil Görücü

Siyaset yapan kişiler çok iyi bilir. Uzun süren bir iktidarın en büyük düşmanı  rehavettir.
Eğer taban küser, liyakat unutulur ve “Nasıl olsa BAŞKANIMIZIN rüzgârı ile kazanırız” anlayışında olunursa , dönüşü olmayan nehir misali , şaşı bakışın sonucu olarak çift görürsün. 

Emekli geçinemediğini söyler, Asgari ücretli yetmiyor der, Pahalılık hissedilir, Tencere boş kaynarsa, Muhalefetin zayıf olmasına aldanmamak gerekir.

Halk ses veriyorsa;  Duymak, algılamak gerekir. 
Geç kalmadan, Sandık bağırmadan.
Sandığın her seçimde sessizce uyardığını unutmamak gerekir. 
Halkın teveccühü ile, uzun süre iktidarda tutulan partiler için asıl tehlike muhalefet olmaz. Oluşan kör duruş olur, Başarıdan çok alışkanlık üretir. 
Bu alışkanlık ise liyakati değil sadakati, çalışkanlık değil yağcılığı besler.
Sahadan koparan “ Nasıl olsa kazanırız” anlayışı olur, Parti içinde küskünlükler artarsa. Seçmenin kızgınlığı sessiz bir şekilde sandıkta ortaya çıkar. 

Ekonomik gerçekler inkâr edilmez noktada ise, emekli mutsuz, asgari ücret düşük ve yetersiz, Pahalılık her haneyi etkiliyorsa. Muhalefetin zayıf olması iktidarı kurtarmayacaktır. Seçmen yaşamış olduğu sıkıntıların sorumluluğunu iktidara yükleyecektir.
Sandık her zaman bir uyarı olmuştur. Bu uyarıyı vaktinde okuyan,  iktidar olur. 
Her seçimde “Boş tencerenin gücü “ bilinir ve yabana atılmaz.

Partilerin rehaveti, sorgulanmaz lığı, sahte sadakatlilerin çokluğu, yağcıların cesareti arttırıcı olmaları, bireysel ene duygusunu arttırır ve kör olan bir göz ile uçuruma sürükler.
Saha ile bağ zayıflarsa, Halkın derdine sağır olunursa, Samimi eleştiriler ihanet şeklinde algılanırsa, itirazlar ve sesli uyarılar duyulmazsa, böyle durumlarda sandık konuşur.
Yıllar, Parti omurgasını aşındırır. Emek verenler, fikir üretenler, Alın teri dökenler. Zayıf karakterli, yağcı, yalaka kadrolarla değiştirilir ve tercih edilirse en büyük kan kaybına sebep olur. Benzer durumlar her zaman aidiyet duygusunu zedelemiştir.

Eğer ; Parti içinde körlük bırakılırsa, liyakat esas alınırsa, vatandaşın sesi duyulursa, problemlere inkar edilerek değil, kabul edilerek çözüm aranırsa. Rayında ilerleme devam edebilir.

İktidarlar hiçbir zaman vazgeçilmez değildir. Seçmen de biat etmemektedir. Hatta hesap sormaktadır. 

Sandığın, iktidarı yıprandığı yerden sınadığı bilinir. 
Seçim sınavından geçmenin yolu, halkın sesinin duyulması, ciddiye alınması ile olacaktır.
REHAVET  HER ZAMAN İKTİDARIN DÜŞMANI OLMUŞTUR…

Yazarın Diğer Yazıları