Karma dediğimiz konu evrensel yasa gereği ‘Ne ekersen onu biçersin’ anlamına geliyor. Bugün yaşadığımız her şey, geçmişte söylenen bir söz veya yapılan bir davranışın sonucu. Hatta bununla ilgili çok sevdiğim bir söz vardır ve bunu kendime düstur edinmişimdir; ‘Yarın ne yaşayacağını merak ediyorsan bugün ne söylediğine bak…’
Dengeyi hatırlatır
Karmasını yaşayan birçok kişiye denk geldim. Kırılan kalpler, yarım bırakılan sözler, yalanlar ve benzeri daha çok sıralanabilir. Hepsi hepimizde bir iz bırakıyor. Karşımızdaki kişi karmasını yaşadığında intikam alınmış gibi bir his uyansa da iki tarafta aslında dengeye giriyor. Yani intikam çağrıştıran karma bence dengeyi hatırlatıyor.
Uzun vadeli bir ayna
Yaşanan kötü bir olaydan sonra ‘Karmamı yaşadım veya yaşadı’ cümlelerini kuruyoruz ama iyi bir şey yaşadığımızda sessizce yanından geçip gidiyoruz. Karma bana göre sadece bir ceza sistemi değil hayatta bize sunulan uzun vadeli bir ayna… Yapmadıklarımız kadar yaptıklarımız da bu aynaya yansıyor ama biz sadece negatifi görüyoruz.
Pusula
Karmayı sadece intikam olarak nitelendirdiğimizde aslında içindeki fırsatları da görmemeyi seçiyoruz. Hata yapmakla aynı orantıda düşünebiliriz aslında. Hata yapmak da büyük bir fırsattır ve zaten hatalar da karmayı yaratır. O yüzden büyük bir şey yapmadıysanız korkulacak bir gözle bence bakmayın. Belki de biraz durmanız ya da yavaşlamanız gerekiyordur. Dinlersek öğrenir, görmezden gelirsek tekrara düşeriz.
Karma hayatın bize verdiği bir ders olduğu kadar nasıl bir öğrenci olduğumuzun da kaydıdır.